web kalem - http://www.kalem.biz
  ANA SAYFA   İLETİŞİM   AKADEMİ KALEM   Français   Sık kullanılanlara ekle   Ana sayfa yap   Arkadaşına öner
  Kullanıcı Adı:  
  Şifre:  
 
Google
 
   
 
 
Web Kalem - Edebiyat Okulu
  DUYURULAR
    Teknik Destek İçin İletişim
Değerli Kalem Sakinleri;
Her türlü teknik s ...
 
  . b i z d e n  
 

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ANLARSIN başlıklı kayıt eklendi. [19.03.2017 12:37:40]

Abdullah Balkaş tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bir Güneş Batıyor Ömrümden başlıklı kayıt eklendi. [05.03.2017 22:46:28]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Fatma Söyler başlıklı kayıt eklendi. [01.03.2017 20:00:55]

Oya Oral tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Gri Sabahım başlıklı kayıt eklendi. [09.02.2017 21:02:28]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne “BU CÜMLE BEŞ KELİMEDEN OLUŞUYOR” başlıklı kayıt eklendi. [05.02.2017 14:19:33]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Miras başlıklı kayıt eklendi. [22.01.2017 16:30:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ağaç başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:21:19]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne En Acılı Gün Fırat Kalkanında başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:19:08]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ölüm Ötüşü başlıklı kayıt eklendi. [04.01.2017 23:08:07]

İSMAİL GÜN tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GÜNEŞLİ GÜNLER yahut ÇOCUKLUĞUM başlıklı kayıt eklendi. [01.01.2017 20:16:35]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Matiz başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2016 00:19:09]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bıktım Artık Yalnızlıktan başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2016 23:14:53]

Nur Ersen tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GEÇ KALACAĞIZ başlıklı kayıt eklendi. [20.12.2016 22:45:38]

pınar güden tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne yüksekova başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:16:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR KÖRPE CENAZE başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:09:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Geçmiş Zaman başlıklı kayıt eklendi. [07.12.2016 09:11:47]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İşsiz Tuşlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:43:24]

imdat ÇELİK tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Sustukça Susanlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:38:49]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yanıldık Bayım, Yanıldık Hanımefendi; Burası Orası Değil! başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:50:02]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hesablanmamış Rızkı İnsanlığımızın başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:47:50]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne ÖZ RİTİM başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:50:05]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne KARINCA başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:46:14]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne HAYAT DEĞİŞTİREN ÇİÇEK başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2016 11:03:22]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bıraktıklarım başlıklı kayıt eklendi. [01.11.2016 23:24:09]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne bulanık başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:51:26]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne KIYAMETLER başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:50:23]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne degerliydi gözyaşlarım başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:37:22]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Keloğlan Zenginler Ülkesinde başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:36:08]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aslı siyah mavi gök başlıklı kayıt eklendi. [22.10.2016 12:42:34]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Simitçi Çocuk başlıklı kayıt eklendi. [18.10.2016 04:09:19]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne sustum başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:44:43]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Süpürgeci Keloğlan başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:41:53]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Beceriksiz Cin başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:40:31]

Sümeyye Tekin tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yakın ölüm başlıklı kayıt eklendi. [12.10.2016 20:36:39]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne -15 Temmuz- başlıklı kayıt eklendi. [11.10.2016 16:35:58]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne YAZAR OSMAN AYTEKİN’DEN İKİ YENİ KİTAP! başlıklı kayıt eklendi. [08.10.2016 22:56:18]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Gitti başlıklı kayıt eklendi. [04.10.2016 00:01:43]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne KAÇMALI AMA... başlıklı kayıt eklendi. [02.10.2016 19:29:21]

Sefa Yetkin tarafından AMATÖR KALEMLER - Öyküler bölümüne Ölüm Yolu başlıklı kayıt eklendi. [29.09.2016 08:03:02]

Ayşegül Sözen Dağ tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Menekşe Bayramı başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:35:29]

M. Ali Köseoğlu tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Dört Mevsim Dört Yaprak başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:05:51]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:36:27]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:35:16]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Klişe başlıklı kayıt eklendi. [11.09.2016 21:28:51]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İntihar Listesi başlıklı kayıt eklendi. [15.08.2016 22:09:11]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aşk başlıklı kayıt eklendi. [08.08.2016 13:40:49]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne UĞRUNDA CANIMI ADARIM TÜRKİYEM başlıklı kayıt eklendi. [20.07.2016 23:29:12]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NE BİLSİN başlıklı kayıt eklendi. [18.07.2016 10:35:41]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kaplumbağanın İkinci Evi başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2016 16:21:38]

Attila Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Ol ! başlıklı kayıt eklendi. [30.06.2016 18:33:24]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Cumartesi Farkındalığı başlıklı kayıt eklendi. [14.06.2016 17:20:06]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YÜREĞİMİ YAR başlıklı kayıt eklendi. [07.06.2016 03:40:49]

Murat Fatih Yaşar tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İnsanoğlu başlıklı kayıt eklendi. [25.05.2016 23:02:12]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Kusurların En Mükemmelisin. başlıklı kayıt eklendi. [23.05.2016 21:37:36]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne BİR SİTİLİST TASARIMCININ ESERLERİ… başlıklı kayıt eklendi. [15.05.2016 11:10:22]

ayçin vicdanlı tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne bir annenin duası başlıklı kayıt eklendi. [10.05.2016 00:00:09]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne YAŞAM KAYNAĞIM başlıklı kayıt eklendi. [01.05.2016 23:05:31]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KültüR Birleşimİ 23 NisaN başlıklı kayıt eklendi. [24.04.2016 14:36:13]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sendendir Belki başlıklı kayıt eklendi. [20.04.2016 11:38:27]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne NEDEN Mİ MUTLU DEĞİL İLİŞKİLER? başlıklı kayıt eklendi. [13.04.2016 11:10:50]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Çağımızın Durumu başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:48:42]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne umudunu kaybetme başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:46:25]

Yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Herkes Çok Dertli Anladım başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:43:57]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KANASIN başlıklı kayıt eklendi. [03.04.2016 22:33:54]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne İYİLİK Mİ KÖTÜLÜK MÜ başlıklı kayıt eklendi. [30.03.2016 11:10:56]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ömür Buğusu başlıklı kayıt eklendi. [28.03.2016 22:09:13]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Ah Çanakkale~ başlıklı kayıt eklendi. [17.03.2016 21:06:21]

Sinem GÖKÇE tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:26:04]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne YEDİ KAHRAMAN başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:22:01]

Galip Yalçın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne BİL İSTEDİM başlıklı kayıt eklendi. [10.03.2016 21:00:22]

Mücahit Üzün tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Geceler Işıksız Karanlığa başlıklı kayıt eklendi. [24.02.2016 09:19:16]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Senden Bana Kalan başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:53:43]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:48:12]

Editör . tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:46:10]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR ADAM BEKLİYOR IŞIK ALTINDA başlıklı kayıt eklendi. [28.01.2016 15:57:28]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne Temizlik başlıklı kayıt eklendi. [12.01.2016 10:36:47]

Karani GÜNSUR tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Kaçış Yok başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:55:07]

Farah Mina ERTÜRK tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Aborjinler başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:47:51]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne ANNEM başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:44:10]

emircan emircan tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KİTAP SEVGİSİ başlıklı kayıt eklendi. [27.12.2015 23:05:11]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne ABLALIK başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2015 15:23:00]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne İNSAN başlıklı kayıt eklendi. [25.12.2015 11:37:37]

Mustafa YALÇIN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ne Güzel başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:19:21]

Nehir EREN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Liman başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:13:37]

Sevim Sude DOĞAN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ah Bu Deniz Var Ya başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:10:14]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AŞKIN RÜZGARI ESER başlıklı kayıt eklendi. [05.12.2015 02:35:06]

fatma aydınlı tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ONDAN KALAN (ÇOCUK TİYATROSU) başlıklı kayıt eklendi. [28.11.2015 15:11:35]

Sinem GÖKÇE tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [14.11.2015 20:35:37]

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:11:30]

Editör . tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:07:20]

Rumeysa Enise Ezberci tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sokak Hayatı:1 başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:04:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NAMUS DİYE BAKTIĞIMIZ başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2015 11:19:07]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Yalnızlık başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:59:47]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Filistin Gülümsemesi başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:57:01]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Vatan ve Cumhuriyet başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 22:02:27]

Erhan Şibik tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Şiir Gibi Çocuklar başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 05:44:52]

Deniz Eren Akkaya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AYRILIK başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 01:02:25]

fatma nur polat tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Help! help! başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:58:52]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KIZILELMA BİZİ BEKLİYOR başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:57:33]

 
  Güzel Türkçemiz
    SÖZCÜKTE ANLAM (devam)

*TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da m ...
 
  Piyes
    YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ)



EV SAHİBİ -Huuu! Komşuuu!
 
  Genç Tüketici
    Yön Mağazacılık (İstikbal Bayii) İçin Teşekkürler
Bu hafta sonu bazı ev eşyaları almak üzere ailecek ...
 
  Mizah Tükkanı
    KOMİK KEHANETLER
Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçya ...
 
  Zeka Küpü
    MANTIK SORULARI
Topkapı ya giderken yolda yedi karısı olan bir ada ...
 
  Matematik Yazıları
    KOLAY ÇARPMA ÖĞRENELİM

MATEMATİK TEKERLEME
2 x 1 = 2 hani ...
 
  Günlüğümden
    gülümsediğime bakma
insanlar zaman sürecinde kaybolmamak için kendisin ...
 
  English Articles
    SULTAN’S SIGNATURES, CALLIGRAPHY AND DECORATION ON COPPER

Rıfkı Kaymaz
Rıfkı Kaymaz was born 19 ...
 
  Okul Öncesi
    Çocukların Yetiştirilmesi
Bana göre bu ölümlü Dünyada en kalıcı olan insanla ...
 
  Şehirlerimiz
    HASANKEYF


İnsanlık tarihinin ilk ve en önemli ...
 
  Çocuk Edebiyatı
    ZEYNEL BEKSAǒIN ÇOCUK ŞİİRLERİ

Dr. Sabahattin ÇAĞIN
Dokuz Eylül Üniv ...
 
  Çocuk Edebiyatçıları
    Cahit UÇUK

17 Ağustos 1909 tarihinde Selanik’te doğdu. ...
 
  Gezi Notları
    Fildişi Mektupları – 15
Yeni ufuklarda hasbihâl edebilme ümidi ile can dos ...
 
  Ödevlerim
    Tuğra Nedir? Nasıl Okunur? Bölümleri...
TUĞRA
Osmanlı Padişahlarının isim ve lâkapl ...
 
  Son Aktif Üyelerimiz  
 
  fatma cskn  
  Elf.ida  
  15şenay  
  Minerva  
  Oguz S. Dost  
  Megalo_man  
  İslamalp  
  SaidThat  
 
  Ziyaretçi  
   
  Üyelerimizden Bugün Doğanlar  
 
  serenay sabırlı senarist_karame Kutla  
 
Takvim Yaprağı

Editöre Mesaj Gönder Takvim yaprağı Oğuz Moldur
tarafından hazırlanmaktadır.

 
21 Mart Ekinoksu

Ekinoks, güneş ışınlarının ekvatora dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutup dairelerinden geçtiği andır. Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur. Yılda iki kez tekrarlanır.

Kuzey Yarıkürede yaklaşık olarak 21 Mart İlkbahar Ekinoksu - 23 Eylül Sonbahar Ekinoksudur.

Güney Yarıkürede yaklaşık olarak 21 Mart Sonbahar Ekinoksu - 23 Eylül İlkbahar Ekinoksudur.

 
 
MATEMATİK KORKUSUNDAN NASIL KURTULABİLİRSİNİZ ?

MATEMATİK fobik misiniz?

Kim korkar matematikten? Neden matematik öğreniyoruz? Konuştuğunuz herkesin matematikle ilgili söyleyecek bir şeyleri vardır. Bazı insanlar matematiği sever, kimileri ise pek hoşlanmaz.

Bazı öğrencilere göre matematik birçok kural ve formülden oluşan bir derstir. Kimine göre ise, matematik hayatın içindedir. Alışverişte bir şey satın alacağımız zaman, yemek yaparken kullanacağımız malzemenin ölçüsünü ayarlarken, ya da bir bina inşa ederken, yani sık sık kullandığımız bir şeydir. Öyleyse matematik sadece sayılardan ibaret bir ders midir?

Elbette sayıların önemi tartışılmaz; fakat matematik aynı zamanda, ilişkileri görmeyi, sebeb-sonuç ilişkisini kurabilmeyi, okuma ve yazmayı, tabloları, resimleri, grafikleri yorumlayıp kullanabilmeyi içerir. Bulmaca çözmek, gazete okumak gibi gündelik faaliyetlerimiz aynı zamanda bizim için birer matematik alıştırmasıdır.

Matematik sınavında heyecanlanıyorum

Ders zamanı ayaklarım geri geri gidiyor

Tahtaya kalkmak benim için bir kâbus

Konular daha zorlaşacak mı?

Matematik kaygısı!

“Matematik dersine gireceğim zaman ayaklarım geri geri gidiyor. Derste tahtaya kalkmak benim için bir kabus. Derste soru sormaya çekiniyorum. Şimdi bazı işlemleri anlayabiliyorum ama ileride konuların daha zorlaşacağından endişeleniyorum. En fazla matematik sınavına gireceğim zaman heyecanlanıyorum. Sınava nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Derste konuları anlıyorum; ama eve geldiğimde, sanki hiç sınıfta bulunmamışım gibiyim. Matematik dersinden kalmaktan korkuyorum.”

Yukarıdaki ifadeler sizden bir şeyler barındırıyorsa, matematik kaygısı taşıyor olabilirsiniz. Matematik kaygısı, matematik dersine karşı duyulan duygusal bir tepkidir. Geçmişte yaşanmış olumsuz ve deneyimlerden kaynaklanır. Bu, ileriki öğrenmeleri de engeller.

Matematik korkusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

Öncelikle matematiksel geçmişinizi tespit edin

İşlem kabiliyetiniz yetersiz ise matematiğin temel konularını çalışmakla işe başlayabilirsiniz. İşlem kabiliyeti, matematiğin ABC’si gibidir. Nasıl ki harfleri bilmeden okuma-yazma öğrenemezseniz; işlem yapmayı bilmeden matematiğin diğer konularını öğrenmeniz mümkün değildir.

Eğer işlem kabiliyetiniz düşük ise ders çalışmaya dört işlem, rasyonel sayılar ve işlemler, köklü ve üslü ifadeler, çarpanlara ayırma, özdeşikler konularıyla başlayabilirsiniz. İlköğretim öğrencileri özellikle dört işlem kabiliyetini (toplama, çıkarma, bölme, çarpma) çok iyi edinmiş olmalıdır.

İşlem kabiliyetiniz iyi, fakat konuları anlamakta güçlük çekiyorsanız; ders çalışırken konuları kavramaya daha fazla vakit ayırmalısınız. Özellikle matematiğin en güç alanı çeşitli problem tiplerini birbirinden ayırt edebilmektir. Yani hangi problem nasıl çözülür? Bu ayırımı yapabilme seviyesine gelene kadar konu çalışmasına devam edin.

Birçok matematik kitabının sonunda konu tekrar problemleri vardır. Her konunun sonundan bir problem seçerek, bu problemler arasındaki farklılıkları not edin. Her problemin çözümü için yapmanız gereken, ilk basamağı yazın. Mesela; OBEB ile OKEK problemleri arasındaki fark nedir? Yaş problemleri ile işçi problemlerini nasıl ayırt ederim ve her biri için işleme nasıl başlarım gibi. Güçlük çektiğiniz konuları asla atlamayın. Onları iyice öğrenmeden yeni konuya geçmeyin. Örnek problemleri işlem basamaklarını iyice kavrayana kadar tekrar tekrar çözün. Bunun vakit alacağını da aklınızdan çıkarmayın.

İşlem kabiliyetiniz iyi, konuları anlıyor fakat çok hata yapıyorsanız; konu çalışmasından çok pratik yapmaya zaman ayırmalısınız. Bir konuda kendinizden emin olana kadar çok örnek çözün. Problem çözerken yanınızda bir saat bulundurun ve bir müddet sonra gittikçe kısalan sürelerde problemi çözüp çözemediğinizi kontrol edin.

Konuları küçük parçalara ayırın ve basit örneklerden zor örneklere doğru ilerleyin.

Matematik dersinde elde edeceğiniz başarılar, geçmiş olumsuz deneyimlerinizin izini silecek, gelecek öğrenmeleriniz için yol açacaktır. Bunun için eksiklerinizi bir an önce telafi etmeye başlayın. Basit konuları çok iyi anlayana ve problem çözümünde yeterince otomatikleşinceye kadar soru çözmeye devam edin.

Olumsuz iç konuşmalara son verin.

‘Bunu asla anlayamam, bu problemi çözmem imkansız, başaramayacağım’ gibi içinizde sürekli tekrarlanan iç konuşmalarınıza kulak vermeyin. Olumsuz iç konuşmaların insana hiçbir faydası yoktur. Bu konuşmalardan kurtulmak için şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Olumsuz iç konuşmalarınız başladığı zaman gözlerinizi kapatın ve konuşan sesi bir hoparlör gibi düşünün.

Şimdi bu sesi (hoparlörü) öne çağırın gelsin. Ne diyor? Bu sese ihtiyacınız var mı? Size bir faydası var mı? Eğer cevabınız olumsuz ise o hoparlörün sesini kısın, artık hiçbir şey söyleyemesin.

Ya da o sesi kaale almadığınız biri karşınızda konuşuyormuş gibi düşünün (mesela bir çizgi film karakteri gibi)

Matematik dersine nasıl çalışılır?

1 İhtiyaç duyduğunuzda öğretmeninizden ya da bilen bir kişiden yardım isteyin. Yapamadığınız soruların yanına bir işaret koyun. Ev ödevlerinde yapamadığınız soruları atlamayın. En kısa zamanda bu soruların çözümlerini bilen birinden öğrenin.

2 Sadece öğretmeni izleyerek konuyu anlayamayacağınızı unutmayın. Mümkün olduğunca çok örnek çözün.

3 Kuralları, formülleri, işlem basamaklarını küçük kartlara yazın. Bu kartlardan birini rastgele çekerek kural veya formül hakkında neler bildiğinizi kontrol edin. Bunu arkadaşlarınızla ya da aile fertlerinizle bir oyun haline getirebilirsiniz

4 Bir arkadaşınızla birlikte çalışın. Araştırmalar, grupla çalışan kişilerin yalnız çalışanlara göre daha iyi performans gösterdiklerini ispatlamıştır. Zaman zaman birbirinizin işlemlerini kontrol edin.

5 Konunun başlığını muhakkak yazın. Eve geldiğiniz zaman ödev yapmaya başlamadan önce defterinizdeki başlığı renkli bir kalemle çizin. Bu sizin ne yaptığınızı görmenize yardımcı olacaktır.

6 İşlem yaparken her basamağın yanına ne yaptığınızı kendi kelimelerinizle tekrar not edin.

Niye matematik en korkunç ders?

Matematik, endüstrileşmiş toplumun hemen hemen her ürününde var. Hiçbir gökdelen, hiçbir cep telefonu veya antibiyotik matematik olmadan geliştirilemezdi. Gündelik yaşamda ne kadar çok matematik bilgisi varsa bunları kullanmak için o kadar az matematik bilgisi gerekiyor.

Avrupa genelinde yüz binlerce öğrenci OECD adına uluslararası bir uzman ekibi tarafından hazırlanan “Programme for International Student Assessment”ın soru formlarını doldurdu. Araştırma daha çok öğrencilerin matematik kabiliyetini ölçmeye dayanıyordu. Türkiye 40 ülke arasında matematikte 33. sırada, okumada 33. sıra ve tabiat bilimlerinde 35. sırada kaldı.

Matematik soruları, ezbere dayanmayan problemlerden oluşuyordu. Öğrencilerden formüllerle uğraşmak yerine matematiğin dünyada oynadığı rolünü kavrayarak, mantıklı bir şekilde uygulamaları istendi.

Gündelik yaşamdaki soruların matematik diline çevrilmesi eğitimciler tarafından dilimize aşağı yukarı ‘matematik okuryazarlığı’ olarak çevrilebilecek, “Matematical Literacy” olarak adlandırılmakta. Başarılı Pisa öğrencileri her test sorusu için uygun formülü aramak zorunda olmasalar da, soruyu çok iyi anlamak zorundadırlar.

Örneğin 1998 ve 1999 yılları arasında gerçekleştirilen gasp olaylarının gösterildiği bir grafiği, şu soruya göre yorumlamak zorundalar: Gasp olaylarının arttığı doğru mudur?

Öğrencilerin birçoğu ‘evet’ diyor. Sonuçta yandaki sütun çok daha yüksektir. Oysa eksenlerin derecelendirilmesine bakan öğrenci gerçekte gasp olaylarının artmadığını görür. Diğer sorular da uygun deneylerle çözülebilmekte.

Listenin sonlarında yer alan Türkiye’de öğrencilerin yarıdan fazlası (yüzde 53) matematikte birinci düzeyin altında kaldı. OECD ülkeleri ortalaması için bu oran yüzde 30’un altındadır. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran bir özellik, okul türleri arasındaki farklılıkların en büyük olduğu ülke olmasıdır. Japonyanın özellikle de matematikte hep üst sıralarda yer alması, durmadan çalışmayı gerektiren acımasız bir sisteme bağlanıyordu. Tokyo’daki Suginami İlköğretim Okulu’nda yapılan bir ziyaret ilk başta bu önyargıyı kanıtlıyor gibi. Matematik dersi matematik sorularının sınıfça toplu halde çözülmesiyle başlıyor.

Bir öğrenci, örneğin 36 x 8 eşittir 288 dediğinde, dördüncü sınıfın geriye kalan tüm öğrencileri “doğru” diye yanıt veriyorlar.

Öğretmen Yasuho Arita sırayla herkesi kaldırıyor ve en sonunda tüm öğrenciler aynı soruları kendi kendilerine çözüyorlar ve Arita öğrencilerin başında kronometreyle bekliyor. Hesap alıştırmaları bittikten sonra Arita’nın “ilginç matematik” dediği başlıyor.

Öğretmen tahtaya köşeli bir insan çiziyor. Öğrenciler bu figürü yap boz parçalarına benzeyen Tangram taşlarıyla biçimlendiriyorlar. Ve birdenbire Japonya’daki matematik dersinin sanıldığı gibi sadece katı kurallarla işlemediği ortaya çıkıyor. Arita, gayet cazip yöntemlerle öğrencileri matematiğe özendirmekte.

Ona göre tek başına mekanik alıştırma, zorlu matematik problemlerini çözme hevesini söndürmekten başka hiçbir işe yaramaz. ‘Burada kişisel çaba gerekli.’ diyor Arita... Japon okullarındaki diğer önemli bir konu da problemlerin herkes tarafından tamamen anlaşılana dek sınıfça o problem üzerinde çalışılması.

Anlaşıldığı üzere Japon öğrenciler toplu halde alıştırma yapma ve “ilginç matematik”le biçimlenen matematik dersinin yararlarını görüyorlar. Oysa ülkemizde diğer derslerde olduğu gibi matematik de büyük ölçüde formüllerin ezberlenmesine dayanır. “Müzik eğitimi alan bir öğrenciye yıllarca nota ezberletmeye benzeyen bu sistem, sanata, nefret duymaktan başka bir şey vermez.” diyor Enzensberger.

Matematik korkutan bir ders olmamalı. Öğrencilerin sayılarla ilgili bilmece dünyasına olan meraklarını uyandırmak mümkün. Ve bu, sayılarla çevrili bir dünyada pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

(Der Spiegel, 50/2004 / Bilimteknik)

02.04.2005

Psikolog Çiğdem Alparslan

Kaynak : Bilim teknik

 
 
Âşık Veysel Şatıroğlu ( 1894 - 21.03.1973 )

Âşık Veysel

Âşık Veysel asıl adıyla Veysel Şatıroğlu, halk ozanı.

Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğan Şatıroğlu, yedi yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda gözlerini kaybetmiştir. Babasının oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başlamış, 1933'te tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başlamıştır.

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yapmıştır.
Şiirlerinde kullandığı Türkçe Anadolu'nun berrak dilidir. Yöresinde yaşanan olayları anlattığı şiirlerinde bile evrensel duyuş, seziş ve düşüncelere ulaştığı görülmektedir. Dostlar Beni Hatırlasın, Uzun İnce Bir Yoldayım, Kara Toprak, Allah Birdir Peygamber Hak şiirleri ise aşılamaz halk şiiri klasikleri olarak yerlerini almışlardır. Bunların yanında Anadolu insanı için birleştirici işlev gören şiirleri bulunmaktadır ki, her kelimesinde ve satırında Anadolu insanının irfanını hissetmek mümkündür.

Bugün büyük bir halk şairi ve ozanı olarak baştacı yaptığımız Aşık Veysel'in yaşamı ne yazık ki üzücü olaylarla doludur. Küçükken kaybettüğü gözlerinden başka, kendisini terkeden karısı, içinde bulunduğu fakirlik ve son yıllarına kadar devam eden ilgisizlik O'nun ne denli zor bir yaşam sürdürdüğünü apaçık göstermektedir.

Son yıllarında ise tanındıktan sonra Radyoda sazı eşliğinde şiirlerinden okumuş ve kısmi bir ilgiye mazhar olabilmiştir.

Bence yaşamına ait en ilginç olay son yıllarında meydana gelmiştir. Aşık Veysel'in şiirlerindeki duru dile hayran kalan bir Azerbaycanlı doktor kendisiyle görüşmüş ve O'na büyük bir yardım teklifinde bulunmuştur. 'Aşık, şimdi tıp çok ilerledi, gel seni Azerbaycan'a götüreyim, orada bir göz ameliyatı yapalım sana, gözlerini açalım!'... Bu yıllarca dünyayı göremeyen bir insan için olağanüstü tekliftir. Ama Aşık Veysel'in cevabı çok daha olağanüstüdür: 'Ben kendime göre bir dünya kurdum içimde, benim bu dünyamı yıkmayın!'...

70'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar vb. birçok müzisyen Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Ancak Aşık Veysel'in hem kendisine vefa olarak hem de milletimize kattığı büyük değerler açısından daha çok şey yapılması gerekmektedir...Ruhun şad olsun büyük Aşık...

 
 
Hüseyin Suat Yalçın (1867 - 1942)

Hüseyin Suat Yalçın

Hüseyin Suat Yalçın Türk yazarıdır. Tıbbiye'yi bitirdikten(1886) sonra öğrenimini Paris'te sürdüren(1893-1895) Hüseyin Suat Yalçın İstanbul 10. Belediye Dairesi hekimliği, Suriye vilayeti sıhhiye müfettişliği (1898-1908), Meclis-i Kebir-i Sıhhiye üyeliği gibi görevlerde bulundu(1908-1918). Ulusal kurtuluş hareketine katıldı. Cunhuriyet'in ilanından sonra Deniz Yolları hekimliğine getirildi. Ölümüne kadar bu görevde kaldı. Kalem dergisinde "Gâve-i Zalim" adıyla gülmece yazıları yayımladı. Darülbedayi'nin kuruluşunda büyük katkısı oldu.

Başlıca Yapıtları:

Şiir:
Lâne-i Melâl (1910).
Gave'nin Destanı (gülmece şiirleri, 1923).
Hüseyin Suat Yalçın ve Şiirleri (eşi Efzayiş Suat tarafından hazırlanmıştır, içinde yeni şiirleri de vardır, 1949).

Oyun:
Şehbal Yahut İstibdadın Son Perdesi (1908).
Kirli Çamaşırlar (1910).
Ahirette Bir Gün (tefrika edilişi: 1910).
Deva-yı Aşk (tefrika edilişi: 1910).
Hile (tefrika edilişi: 1910).
Kayseri Gülleri (1920).
Tayyare (1927).

 
 
Türk Ocağı

Türk Ocağı

Türk Ocağı'nın kuruluş çalışmaları 1911 yılında Askeri Tıbbiye öğrencileri arasında "190 Tıbbıye'li Türk Evladı" adına kaleme alınan beyanneme ile başlamıştır. Önce Balkan Savaşları ve hemen ardından başlayan I. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan hava içerisinde kurulmuştur.

Türk Ocağı dönem itibariyle güncel siyasetle ilgilenmekten ziyade "millilik" üst fikrinde birleşmiştir. İlk tüzüğünde de "Ocak zinhar siyasetle iştigal etmez" şeklinde kesin bir ilke yer almış ve "Ocak maksadını tahsile çalışırken sırf milli ve içtimai bir vaziyete kalacak, asla siyasetle uğraşmayacak ve hiçbir vakit siyasi fırkalara hadim olmayacaktır" denilmek suretiyle siyasi duruş açıkça ifade edilmiştir.

Türk Ocağı, beyannamenin yayınlanmasından sonra, öğrenci temsilcileri dönemin önde gelen milliyetçi aydınlarıyla görüşmeler yaparlar ve bir milli teşkilatın kurulmasını teklif ederler. Ön görüşmeleri takiben 20 Haziran 1911 tarihinde Ahmet Ağaoğlu'nun evinde yapılan toplantıda bu amaçla bir derneğin kurulması uygun görülür ve Dr. Fuat Sabit'ın teklifiyle adının "Türk Ocağı" olması kararlaştırılır.

Ocak, resmen 25 Mart 1912'de İstanbul'da kuruldu. İlk başkanlığı Ahmet Ferit Tek, başkan yardımcılığını ise Yusuf Akçura üstlendi. 1913'de başkanlığına Hamdullah Suphi Tanrıöver getirildi. Derneğin önde gelenleri arasında Halide Edip Adıvar, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Ağaoğlu, Ziya Gökalp, Mehmet Fuad Köprülü gibi isimler vardı.

1919 yılına kadar Turancı bir çizgide devam eden dernek "Büyük Turan" ülküsüne kısa sürede ulaşılamayacağını anlayarak Misak-ı Milli'ye yöneldi. Mondros Mütarekesi'nden sonra işgallere karşı İstanbul'da ünlü "Sultanahmet Mitingleri" gibi eylemler düzenledi. İstanbul'da direniş eylemlerinin örgütlenmesinde önemli rol oynadı. İşgal altındaki İstanbul'da baskılar artınca üyelerinin çoğu Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı içerisinde aktif görevler aldı. 'Türk Yurdu' ve 'Yeni Mecmua' dergilerini çıkaran Türk Ocağı kısa sürede 100'den fazla şube açtı.

1925'de Hamdullah Suphi Tanrıöver başkanlığa getirilirken Mustafa Kemal ve Latife Hanım da fahri başkanlığa seçildi. 1931'de yerine Halkevleri kuruldu. 1949'da merkezi Ankara'da olmak üzere yeniden açıldı. 12 Eylül 1980'de her dernek gibi kapatıldı. 1986'da yeniden faaliyete geçti.

 
 
Nail Abbas Sayar ( 21.03.1923 – 12.08.1999 )

Nail Abbas Sayar

Nail Abbas Sayar, Türk köy edebiyatında önemli yeri olan Türk romancısı ve şairdir.

21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. Dört dönem İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkoloji eğitimi aldı. İstanbul’da matbaa kurdu, 1953’te Yozgat’a dönerek İstanbul’daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat’ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin 'Bozlak' adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Yozgat’ın 'Bozok' ve 'İleri' gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Kısa bir süre politika ile ilgilendi. Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ama politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi.

Edebiyatın yanısıra resim sanatı ile uğraştı. 1990’larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir’de sergiler açtı. 04.08.1999’da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde İzmir 9 Eylül Ünv. Tıp Fakültesi’nde hayatını kaybetti. Mezarı Yozgat’tadır.

Yozgat’ta askeri gazinonun bulunduğu bir sokağa adı verilmiştir.

Yazın Yaşamı:

Yazmaya şiir ile başladı. Toplam 6 şiir kitabı yayımladı. Bu kitaplar çok dar bir çevrenin dışına çıkmadığından bugün bilinmemektedir. Ancak daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip 'Boşluğa Takılan Ses' adıyla kitaplaştırılmıştır. 1999’da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise 'Şiirler' adıyla yayımlanmıştır.

1950’lerde roman türüne geçti. İlk romanı 'Yılkı Atı’nı yazdıktan yaklaşık on, on beş yıl sonra 1970’de yayımladı. Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlanmıştır.

Yılkı Atı’nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürdü. 1972’de yayımladığı 'Çelo', radyo oyununa (Nebahat Abla’yı Yitirdik adıyla)uyarlanmış; 1974’te yayımladığı 'Can Şenliği' ise TV1'de dört bölümlük bir dizi film olarak gösterime sunulmuştur.

Yazarın tek öykü kitabı 'Yorganımı Sıkı Sar' 1976’da, 'Dik Bayır' adlı romanı 1977’de yayımlandı. Takip eden yıllarda 'Tarlabaşı Salkım Saçak'(1987, roman), 'Anılarda Yumak Yumak' (1990, anı-roman), 'Boşluğa Takılan Ses'(1991, şiir), 'Noktalar' (1991, vecizeler) adlı kitaplarını yayımladı.

Abbas Sayar’ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır.

 
 
Otto von Bismarck (1815 - 1898)

Unvanları Bismarck-Schönhausen Kontu ve Lauenburg Dükü olan Otto von Bismarck, 19. yüzyılda gevşek bir konfederasyon olan Almanya’nın güçlü bir imparatorluğa dönüşmesinde en önemli rolü oynayan ve ilk şansölyesi (başbakan) Alman devlet adamıdır. Yeni Almanya'yı "kan ve demir"le kuracağını söylediği için kendisine "Demir Şansölye" (başbakan) adı verilmiştir.

Tam adı Otto Eduard Leopold von Bismarck-Schönhausen olan Bismarck, 1 Nisan 1815’te Prusya’da bir Junker’in (büyük toprak sahibi aristokrat) oğlu olarak dünyaya gelen Bismarck, Göttingen ve Berlin üniversitelerinde hukuk okudu. 1847'de Federal Meclis (parlamento) üyeliğine seçildi. Bismarck, eski yönetim biçimini korumaktan yana olduğu için Almanya'yı sarsan 1848 Devrimi'ni askeri güç kullanılarak bastırılmasını savundu. 1859'da Rusya, 1862'de de Fransa büyükelçiliğine getirildi.

Ocak 1861 tarihinde tahta çıkan Prusya kralı I. Wilhelm’in askeri harcamaların artırılması yönündeki çabaları, Prusya parlamentosundaki liberaller tarafından engellenmiştir. Bunun üzerine I. Wilhelm, muhafazakarların da desteklediği Bismarck’ı başbakan atamıştır. 22 Eylül 1862 tarihinde göreve başlayan Bismarck, meclisteki ilk konuşmasında, büyük sorunların “kan ve demirle” çözülebileceğini belirtmiştir. İzleyeceği politika da hep bu temele dayanacaktır.

Bu çatışmalar sırasında Prusya’ya cephe alan Alman prensliklerinin üzerine giden Bismarck, bu prensliklerin topraklarını ilhak etti. Bütün bu gelişmelerin sonucunda Orta Avrupa’da “Alman birliği”, bir federasyon çatısı altında oluşturulmasının ilk atılımlarıdır.

Hemen ardından halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşan bir parlamento, Reichstag, ve Alman Federasyonu’nu oluşturan devletlerin atadıkları temsilcilerden oluşan Federal Konsey, Bundesrat kuruldu.

Bismarck, Prusya egemenliğinde güçlü bir Almanya kurma düşünü gerçeğe dönüştürdü ve Wilhelm, 1871'de Alman imparatoru olarak taç giydi. 21 Mart 1871 tarihinde Prens unvanı alan Bismarck, şansölye olarak atanmıştır.

Mart 1878'de Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki barış görüşmelerinin çıkmaza girmesi üzerine arabuluculuk görevi üstlenen Bismarck, Berlin Kongresinin toplanmasını sağlamış ve bu kongreye başkanlık etmiştir.

 
 
Aynalıkavak Antlaşması

Aynalıkavak Antlaşması (21 Mart 1779) Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan bir antlaşmadır.

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Devleti Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kalmıştı. Bir süre sonra Rusya yanlısı Şahin Giray Kırım hanı olunca Kırım'da Tatarlar arasında bir ayaklanma çıktı. Osmanlı Devleti Rusya'nın desteklediği Şahin Giray'a karşı Osmanlı yanlısı Selim Giray'ı destekledi. Ayaklanmanın bastırılması üzerine İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğu ile Osmanlı ve Rusya delegeleri bir araya gelerek İstanbul'daki Aynalıkavak Kasrı'nda yeni bir antlaşma imzaladılar. Bu antlaşmaya göre:

Osmanlı Devleti, Şahin Giray'ın hanlığını tanıyacak,fakat, sonraki hanların seçimi için, padişahın halife olarak onayı alınacaktı. Akdeniz ve Karadeniz'de, Fransızlarla İngilizlere tanınan ticari haklar Rusyaya da tanınacak, Kırım'daki Rus kuvvetleri geri çekilecekti. Bu antlaşma ile Kırım'ın bağımsızlığı yeniden onaylanmış oldu.

 
 
Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa ( ? - 21.03.1653)

Tarhuncu Ahmet Paşa

Tarhuncu Ahmet Paşa, Avcı Mehmet saltanatında 20 Haziran 1652 - 21 Mart 1653 tarihleri arasında dokuz ay yirmibir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Arnavutluğun Mat kasabasındandır; Enderundan yetişmiş, silâhdar Bosnalı Musa Ağa'nın 1043(Hicri) - 1633(Miladi) tarihinde Mısır valiği ile saraydan çıkması sırasında bu da kapıkulu süvariliği ile çıkmış ve evvelâ Musa Paşa'ya sonra da Hezarpâre Ahmet Paşa'ya kethüdalık etmiştir. Hezarpâre'nin katlinden sonra kardeşi Oruç, sipahilerin, Sofu Mehmet Paşa'ya karşı olan isyanında maktul düşmüş ise de Ahmet Ağa, şeyhülislâm Abdurrahim Efendi tarafından himaye olunarak hayatını kurtarmış, kendisine Diyarbakır valiliği verilmiş ve daha sonra hacca gitmiş ve memuriyetine dönmeden evvel Mısır valiliğine naklolunmuştur (1059 Muharrem ve 1649 Ocak).

Tarhuncu Ahmet Paşa, 1061 Safer ve 1651 Ocak'ta Mısır'dan azlolunarak İstanbul'a geldi ve sadrâzam Gürcü Mehmet Paşa bunun sadarete liyakatini görünce Mısır'daki muhasebesini bahane ederek kendisini Yedikule'de hapsedip Yanya sancağıyla Selanik'te oturmak üzere İstanbul'dan çıkarttı. Bu sırada hükümet işleri, Valide Sultan'ın mutemedi Anadolu kazaskeri Hocazâde Mesud Efendi'nin nezareti altında görüldüğü için Gürcü Paşa'nın yerine icraatında kuvvetli bir vezir aranarak şeyhülislâm tarafından Siyavuş Paşa teklif edildi ise de Valide Sultan tarafından kabul edilmediğindan Mesud Efendi'nin tavsiyesi üzerine Tarhuncu Ahmet Paşa İstanbul'a davet olundu; gizlice İstanbul'a gelip Mesud Efendi'nin Süleymaniye'deki konağına inmiş ve geldiği Valide Sultan'a bildirilmiş bunun üzerine pâdişâh ve devlet erkânı ile görüşüldükten sonra teklif edilen işleri (Girit işi, donanma işi ve maaş işi) bazı şartlarla başaracağını taahhüd ve mukabil tekliflerini de yaparak kabul ettirdikten sonra sadrâzam tayin edildi (1062 Receb 12 ve 1652 Haziran 19).

Tarhuncu Ahmet Paşa, dürüst ve icraatında şiddet kullanıp gece ve gündüz çalışarak evvelâ devletin gelirini ve giderini öğrenmek istedi; isteği yapıldı ve devlet erkânı ile görüşerek fazla masrafları kısmaya başladı ve bu hususta sarayın ve diğer ileri gelenlerin fazla masraflarını kesmekte tereddüt etmedi ve bu yüzden hariçten ve dahilden epey düşman kazandı. Bunlar pâdişâhı ve valide sultanı sadrâzam aleyhine harekete sevk ettiler, nihayet bir Nevruz günü yılbaşı hediyelerini pâdişâha takdim ile donanma işleri için tersanede bulunduğu sırada saraya davet olunarak deniz yoluyla Hasbahçe'ye girdikten sonra kendisini kızlar ağası (darüssaâde ağası) karşılayıp sadaret mührünü aldıktan sonra Ahmet Paşa'yı bostancılara teslim edip onlar vasıtası ile boğuldu (1063 Rebiulâhır ve 1653 Mart). Vezir-i âzamlığı 9 ay kadardır. Cesedi, ilk efendisi Musa Paşa'nın zevcesi tarafından gönderilen adam vasıtasıyla saraydan alınarak Üsküdar'a miskinler mevkiine defnedilmiştir; ölümünde yaşı 60'ı geçmişti.

Tarhuncu Ahmet Paşa iffeti, doğruluğu ile tanınmış olup icraatinde hiç hâtıra ve gönüle bakmadığından bütçeyi dengelemek gayretiyle çok düşman kazanmış, valide sultanın tekliflerini bile reddetmiş ve bu yüzden hayatını kaybetmiştir; tarihlerde adı geçen Tarhuncu bütçesi bunun zamanında yapılmıştır.

 
 
Üçgenin Tanımı

İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını çocuklara

şu şekilde öğretmiş: Bir üçkenarlının alanı, yatayımı ile diklesiminin

vuruşumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş.

Akşam babası evde sormuş:

- Bu gün okulda ne öğrendiniz?

- Matematik dersinde, bir üçkenarlının alanını öğrendik babacığım.

- Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?

- Bir üçkenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun,

ikiye bölümüdür.

- Yavrum, yanlıs öğretmişler size. Doğrusu : Bir üçgenin alanı,

tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.

O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla

oğlunun konusmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş :

- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi,

kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir.

 
Bugünkü Takvim Ziyaret : 4774  
 
Tarihte Bugün
- Nail Abbas Sayar ( 21.03.1923 – 12.08.1999 )

- Türk Ocağı

- Hüseyin Suat Yalçın (1867 - 1942)

- Âşık Veysel Şatıroğlu ( 1894 - 21.03.1973 )

1653 - Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa ( ? - 21.03.1653)

1653 - Osmanlı Devlet Adamı, Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa öldü.

1779 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Aynalıkavak Antlaşması imzalandı.

1788 - ABD'nin Lousiana eyaletinin New Orleans kenti yangında tamamen yandı.

1788 - ABD'nin Lousina eyaletinin new Orleans kenti yangında tamamen yandı.

1851 - Çin imparatoru Tu Duc bütün Hıristiyan rahiplerin öldürülmesini emretti.

1851 - Çin impataroru Tu Duc bütün Hıristiyan rahiplerin çldürülmesini emretti.

1867 - Türk şair ve yazar İsmail Safa (Ölüm:1901) doğdu.

1871 - Otto von Bismarck prens ünvanını aldı.

1914 - Başyazarı Nigar Hanım olan ''Kadınlık'' adlı dergi, haftalık olarak yayımlanmaya başladı.

1914 - Başyazarı Nigar Hanım olan "Kadınlık" adlı dergi haftalık olarak yayınlanmaya başladı.

1921 - Askerî Polis Teşkilâtı'nın faaliyetlerine son verildi.

1923 - Türk romancı Nail Abbas Sayar (Ölüm:1999) doğdu.

1924 - Tortum'un Kurtuluş Yıldönümü

1927 - 1. ve 2. TBMM'ye Katılanların Emeklilikleri İle İlgili Kanun (995 sayılı) kabul edildi.

1927 - Ankara'da Türk Ocağı'nın temeli atıldı.

1937 - Tunceli'de ''Dersim İsyanı'' başladı. Olaylar 22 Ekim'e kadar süren harekatlarla denetim altına alındı.

1939 - Kurtuluş Savaşı komutanlarından Korgeneral Ali Hikmet Ayerdem (Doğ:1877) öldü.

1941 - Ankara radyosu yeniden Rumca yayına başladı.

1941 - Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Alman Devlet Başkanı Hitler'e cevabi mesaj gönderdi.

1942 - Şair ve oyun yazarı Hüseyin Suat Yalçın öldü.

1943 - İngiliz-İtalyan ağır yaralıları Mersin'de değiştirildi.

1951 - Türkiye-İrlanda Karşılıklı Elçi Tayini Antlaşması imzaladı.

1952 - 950 grostonluk Galatasaray şilebi, Karadeniz'de Kefken açıklarında battı, 15 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.

1952 - 950 grostonluk Galatasaray şilebi Karadeniz'de Kefken açıklarında battı, 15 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.

1953 - Eski Alman Elçiliği binası sahiplerine teslim edildi.

1956 - İlk kadın milletvekillerinden Satı Çırpan (Satı Kadın) Ankara'nın Kazan Köyü'nde öldü.

1964 - Boulanger Müzik Ödülü'nü Türk piyanist İdil Biret kazandı.

1965 - Ranger 9 Ay'da araştırma yapmak üzere fırlatıldı.

1966 - Başkan Gürsel için yeni bir şey yok. Memlekete getirilmesi düşünülüyor.

1968 - Başkan Sunay, Seçim Kanunu'nu onayladı.

1969 - Polis, İstanbul Üniversitesi'nde gece silah aradı.

1971 - CHP'nin hükümeti destekleme kararı alması üzerine, GenelSekreter Bülent Ecevit istifa etti.

1971 - Yeni hükümetin kuruluş şekli dolayısıyla CHP Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu istifa etti.

1973 - Halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu öldü.

1978 - Rodezya'da Beyaz ırkın egemenliği sona erdi, üç siyah bakan göreve başladı.

1979 - Atina Yüksek Mahkemesi aldığı kararla Türkiye'nin Kıbrıs'a yaptığı müdahalenin, Zürih Antlaşması'nın IV. maddesine göre yasal olduğunu onaylamıştır.

1980 - ABD Başkanı Jimmy Carter ABD Olimpiyat Takımı'na 1980 Moskova Yaz Oyunlarına Afganistan'a Sovyet müdahalesini boykot amacıyla katılmayacaklarını bildirdi.

1983 - Yeni bir İmar Affı Yasası yürürlüğe girdi.

1984 - Bir Sovyet denizaltlısı Japonya açıklarında Amerikan zırhlısıyla çarpıştı.

1987 - 12 Eylül'den sonra Almanya'ya kaçan ve laiklik aleyhine çalışmalarını sürdüren Celalettin Kaplan hakkında Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce dava açıldığı bildirildi.

1988 - Başbakan Özal, vatandaşlar için "fiş tutma" uygulamasının 17 Mart itibariyle tümüyle kaldırıldığını açıkladı.

1989 - Bakanlar Kurulu Karabük ve İskenderun Demir-Çelik fabrikalarında 24.000 işçinin başlayacağı grevi güvenlik gerekçesiyle erteledi.

1990 - Elazığ'ın Palu İlçesi yakınlarında yolu kesen teröristler, bir araçtan indirdikleri 9 mühendisi öldürdü.

1990 - Moğolistan'da çok partili siyasi hayata geçildi.

1990 - Elazığ'ın Palu İlçesi yakınlarında yolu kesen teröristler,bir araçtan indirdikleri 9 mühendisi öldürdü.

1991 - Nevruz kutlamalarında birçok il ve ilçede olaylar çıktı.

1991 - Newroz kutlamalarında birçok il ve ilçede olaylar çıktı.

1991 - Ankara'nın eski belediye başkanlarından, Mimar, Yazar Vedat Dalokay (64) ile eşi, trafik kazasında öldü.

1992 - Newroz kutlamaları sırasında Güneydoğuda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 57 sivil öldü. Cizre ve Şırnak'ta Newroz gösterilerine güvenlik güçlerinin sert müdahalesi uzun süre tartışıldı. Güvenlik güçlerine ait olduğu yazılan bir araçtan bi

1992 - Nevruz kutlamaları Türkiye'yi kana buladı. Van, Şırnak, Cizre ve Adana'da PKK militanları güvenlik güçleri ile çatışmaya girdiler. Olaylarda 38 kişi öldü.

1993 - Newroz kutlamaları olaysız geçti. Aynı gün Antalya'da yapılan Türklük Kurultayı adlı kutlamalara Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel katıldı.

1993 - Nevruz kutlamaları olaysız geçti. Aynı gün Antalya'da yapılan Türklük Kurultayı adlı kutlamalara Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel katıldı.

1995 - Nevruz bayramı ilk kez ''resmen'' kutlandı.

1995 - Türk Silahlı Kuvvetleri, 35 bin kişilik personelin katılımıyla kuzey Irak harekatı başlattı.

1995 - Nevruz bayramı ilk kez ''resmen'' kutlandı.

2000 - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gece kulüpleri ve barlarda giderek yaygınlaşan ceket ve masa yakma modasının suç olduğunu ve bundan sonra bu tip davranışlarda bulunanların 15 günden aşağı olmamak üzere hafif hapis cezasıyla cezalandırılacaklarını b