web kalem - http://www.kalem.biz
  ANA SAYFA   İLETİŞİM   AKADEMİ KALEM   Français   Sık kullanılanlara ekle   Ana sayfa yap   Arkadaşına öner
  Kullanıcı Adı:  
  Şifre:  
 
Google
 
   
 
 
Web Kalem - Edebiyat Okulu
  DUYURULAR
    Teknik Destek İçin İletişim
Değerli Kalem Sakinleri;
Her türlü teknik s ...
 
  . b i z d e n  
 

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ANLARSIN başlıklı kayıt eklendi. [19.03.2017 12:37:40]

Abdullah Balkaş tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bir Güneş Batıyor Ömrümden başlıklı kayıt eklendi. [05.03.2017 22:46:28]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Fatma Söyler başlıklı kayıt eklendi. [01.03.2017 20:00:55]

Oya Oral tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Gri Sabahım başlıklı kayıt eklendi. [09.02.2017 21:02:28]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne “BU CÜMLE BEŞ KELİMEDEN OLUŞUYOR” başlıklı kayıt eklendi. [05.02.2017 14:19:33]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Miras başlıklı kayıt eklendi. [22.01.2017 16:30:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ağaç başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:21:19]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne En Acılı Gün Fırat Kalkanında başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:19:08]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ölüm Ötüşü başlıklı kayıt eklendi. [04.01.2017 23:08:07]

İSMAİL GÜN tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GÜNEŞLİ GÜNLER yahut ÇOCUKLUĞUM başlıklı kayıt eklendi. [01.01.2017 20:16:35]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Matiz başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2016 00:19:09]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bıktım Artık Yalnızlıktan başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2016 23:14:53]

Nur Ersen tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GEÇ KALACAĞIZ başlıklı kayıt eklendi. [20.12.2016 22:45:38]

pınar güden tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne yüksekova başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:16:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR KÖRPE CENAZE başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:09:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Geçmiş Zaman başlıklı kayıt eklendi. [07.12.2016 09:11:47]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İşsiz Tuşlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:43:24]

imdat ÇELİK tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Sustukça Susanlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:38:49]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yanıldık Bayım, Yanıldık Hanımefendi; Burası Orası Değil! başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:50:02]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hesablanmamış Rızkı İnsanlığımızın başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:47:50]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne ÖZ RİTİM başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:50:05]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne KARINCA başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:46:14]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne HAYAT DEĞİŞTİREN ÇİÇEK başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2016 11:03:22]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bıraktıklarım başlıklı kayıt eklendi. [01.11.2016 23:24:09]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne bulanık başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:51:26]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne KIYAMETLER başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:50:23]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne degerliydi gözyaşlarım başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:37:22]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Keloğlan Zenginler Ülkesinde başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:36:08]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aslı siyah mavi gök başlıklı kayıt eklendi. [22.10.2016 12:42:34]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Simitçi Çocuk başlıklı kayıt eklendi. [18.10.2016 04:09:19]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne sustum başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:44:43]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Süpürgeci Keloğlan başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:41:53]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Beceriksiz Cin başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:40:31]

Sümeyye Tekin tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yakın ölüm başlıklı kayıt eklendi. [12.10.2016 20:36:39]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne -15 Temmuz- başlıklı kayıt eklendi. [11.10.2016 16:35:58]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne YAZAR OSMAN AYTEKİN’DEN İKİ YENİ KİTAP! başlıklı kayıt eklendi. [08.10.2016 22:56:18]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Gitti başlıklı kayıt eklendi. [04.10.2016 00:01:43]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne KAÇMALI AMA... başlıklı kayıt eklendi. [02.10.2016 19:29:21]

Sefa Yetkin tarafından AMATÖR KALEMLER - Öyküler bölümüne Ölüm Yolu başlıklı kayıt eklendi. [29.09.2016 08:03:02]

Ayşegül Sözen Dağ tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Menekşe Bayramı başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:35:29]

M. Ali Köseoğlu tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Dört Mevsim Dört Yaprak başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:05:51]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:36:27]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:35:16]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Klişe başlıklı kayıt eklendi. [11.09.2016 21:28:51]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İntihar Listesi başlıklı kayıt eklendi. [15.08.2016 22:09:11]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aşk başlıklı kayıt eklendi. [08.08.2016 13:40:49]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne UĞRUNDA CANIMI ADARIM TÜRKİYEM başlıklı kayıt eklendi. [20.07.2016 23:29:12]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NE BİLSİN başlıklı kayıt eklendi. [18.07.2016 10:35:41]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kaplumbağanın İkinci Evi başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2016 16:21:38]

Attila Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Ol ! başlıklı kayıt eklendi. [30.06.2016 18:33:24]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Cumartesi Farkındalığı başlıklı kayıt eklendi. [14.06.2016 17:20:06]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YÜREĞİMİ YAR başlıklı kayıt eklendi. [07.06.2016 03:40:49]

Murat Fatih Yaşar tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İnsanoğlu başlıklı kayıt eklendi. [25.05.2016 23:02:12]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Kusurların En Mükemmelisin. başlıklı kayıt eklendi. [23.05.2016 21:37:36]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne BİR SİTİLİST TASARIMCININ ESERLERİ… başlıklı kayıt eklendi. [15.05.2016 11:10:22]

ayçin vicdanlı tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne bir annenin duası başlıklı kayıt eklendi. [10.05.2016 00:00:09]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne YAŞAM KAYNAĞIM başlıklı kayıt eklendi. [01.05.2016 23:05:31]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KültüR Birleşimİ 23 NisaN başlıklı kayıt eklendi. [24.04.2016 14:36:13]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sendendir Belki başlıklı kayıt eklendi. [20.04.2016 11:38:27]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne NEDEN Mİ MUTLU DEĞİL İLİŞKİLER? başlıklı kayıt eklendi. [13.04.2016 11:10:50]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Çağımızın Durumu başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:48:42]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne umudunu kaybetme başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:46:25]

Yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Herkes Çok Dertli Anladım başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:43:57]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KANASIN başlıklı kayıt eklendi. [03.04.2016 22:33:54]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne İYİLİK Mİ KÖTÜLÜK MÜ başlıklı kayıt eklendi. [30.03.2016 11:10:56]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ömür Buğusu başlıklı kayıt eklendi. [28.03.2016 22:09:13]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Ah Çanakkale~ başlıklı kayıt eklendi. [17.03.2016 21:06:21]

Sinem GÖKÇE tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:26:04]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne YEDİ KAHRAMAN başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:22:01]

Galip Yalçın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne BİL İSTEDİM başlıklı kayıt eklendi. [10.03.2016 21:00:22]

Mücahit Üzün tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Geceler Işıksız Karanlığa başlıklı kayıt eklendi. [24.02.2016 09:19:16]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Senden Bana Kalan başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:53:43]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:48:12]

Editör . tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:46:10]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR ADAM BEKLİYOR IŞIK ALTINDA başlıklı kayıt eklendi. [28.01.2016 15:57:28]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne Temizlik başlıklı kayıt eklendi. [12.01.2016 10:36:47]

Karani GÜNSUR tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Kaçış Yok başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:55:07]

Farah Mina ERTÜRK tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Aborjinler başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:47:51]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne ANNEM başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:44:10]

emircan emircan tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KİTAP SEVGİSİ başlıklı kayıt eklendi. [27.12.2015 23:05:11]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne ABLALIK başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2015 15:23:00]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne İNSAN başlıklı kayıt eklendi. [25.12.2015 11:37:37]

Mustafa YALÇIN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ne Güzel başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:19:21]

Nehir EREN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Liman başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:13:37]

Sevim Sude DOĞAN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ah Bu Deniz Var Ya başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:10:14]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AŞKIN RÜZGARI ESER başlıklı kayıt eklendi. [05.12.2015 02:35:06]

fatma aydınlı tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ONDAN KALAN (ÇOCUK TİYATROSU) başlıklı kayıt eklendi. [28.11.2015 15:11:35]

Sinem GÖKÇE tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [14.11.2015 20:35:37]

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:11:30]

Editör . tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:07:20]

Rumeysa Enise Ezberci tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sokak Hayatı:1 başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:04:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NAMUS DİYE BAKTIĞIMIZ başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2015 11:19:07]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Yalnızlık başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:59:47]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Filistin Gülümsemesi başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:57:01]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Vatan ve Cumhuriyet başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 22:02:27]

Erhan Şibik tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Şiir Gibi Çocuklar başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 05:44:52]

Deniz Eren Akkaya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AYRILIK başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 01:02:25]

fatma nur polat tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Help! help! başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:58:52]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KIZILELMA BİZİ BEKLİYOR başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:57:33]

 
  Güzel Türkçemiz
    SÖZCÜKTE ANLAM (devam)

*TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da m ...
 
  Piyes
    YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ)



EV SAHİBİ -Huuu! Komşuuu!
 
  Genç Tüketici
    Yön Mağazacılık (İstikbal Bayii) İçin Teşekkürler
Bu hafta sonu bazı ev eşyaları almak üzere ailecek ...
 
  Mizah Tükkanı
    KOMİK KEHANETLER
Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçya ...
 
  Zeka Küpü
    MANTIK SORULARI
Topkapı ya giderken yolda yedi karısı olan bir ada ...
 
  Matematik Yazıları
    KOLAY ÇARPMA ÖĞRENELİM

MATEMATİK TEKERLEME
2 x 1 = 2 hani ...
 
  Günlüğümden
    gülümsediğime bakma
insanlar zaman sürecinde kaybolmamak için kendisin ...
 
  English Articles
    SULTAN’S SIGNATURES, CALLIGRAPHY AND DECORATION ON COPPER

Rıfkı Kaymaz
Rıfkı Kaymaz was born 19 ...
 
  Okul Öncesi
    Çocukların Yetiştirilmesi
Bana göre bu ölümlü Dünyada en kalıcı olan insanla ...
 
  Şehirlerimiz
    HASANKEYF


İnsanlık tarihinin ilk ve en önemli ...
 
  Çocuk Edebiyatı
    ZEYNEL BEKSAǒIN ÇOCUK ŞİİRLERİ

Dr. Sabahattin ÇAĞIN
Dokuz Eylül Üniv ...
 
  Çocuk Edebiyatçıları
    Cahit UÇUK

17 Ağustos 1909 tarihinde Selanik’te doğdu. ...
 
  Gezi Notları
    Fildişi Mektupları – 15
Yeni ufuklarda hasbihâl edebilme ümidi ile can dos ...
 
  Ödevlerim
    Tuğra Nedir? Nasıl Okunur? Bölümleri...
TUĞRA
Osmanlı Padişahlarının isim ve lâkapl ...
 
  Son Aktif Üyelerimiz  
 
  fatma cskn  
  İslamalp  
  SaidThat  
  fnpolat  
  muzesen  
  Abdullah  
  15şenay  
  Rümeysa Dolaş rumeysadolas  
 
  Ziyaretçi  
   
  Üyelerimizden Bugün Doğanlar  
 
  Mervenur Süner mervenur Kutla  
  Fatma Zehra Öztürk Fatma Zehra ÖZT Kutla  
 
 
İSTANBUL
Metta
Yazdırılabilir sayfa
34 - İstanbul
GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 5.712 km²

Nüfus: 10 Milyonun üzerinde.

İl Trafik No: 34

Başkentler başkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu ve kıtalara hükmederek büyük barış coğrafyaları yaratmış, Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan İstanbul, geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır. Boğazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda, grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar öncesinde, insanların bu olağanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz.

Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500'ü aşkın caminin sulieti baş döndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile "Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa'yı, Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.

Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde, 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı'da Çin Porselenleri koleksiyonunu, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz.

Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur.

Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.

İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri ve süet giyim... Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda.

Boğaz'da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları, Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz.

Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.

İlçeler

Adalar, Bakırköy, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu, Eminönü, Eyüb, Fatih, Gazi Osman Paşa, Kadıköy, Kâğıthane, Kartal, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Şişli, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Şile, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Esenler, Güngören, Maltepe, Sultanbeyli, Tuzla.

Önemli Semtler

Boğaz: Avrupa ve Asya'yı ayıran Boğaz'da Karadeniz'e doğru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılamaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları geçmiş ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller, taştan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar... Boğaz'ı görmenin en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmektir. Eminönü'nden başlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret ediyormuş gibi sırayla Boğazın Asya ve Avrupa kıyılarına uğranarak devam eder. Gezi, aşağı yukarı 6 saat sürmektedir. Eğer gezi özel bir biçimde gerçekleştirilmek istenirse, bu konuda gece veya gündüz kısa düzenlemeler yapan ihtisaslaşmış acentalara başvurulabilinir.

Haliç: Uzun ve dar, boynuz biçimindeki Haliç İstanbul'un Avrupa tarafını bölmektedir. Dünyanın en tabii limanlarından biri olduğundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlardır. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoş parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrilidir. Haliç'in ortasına doğru gidildiğinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahşap evler, kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunmaktadır. Ortodoks Patriği de burada oturmaktadır. Biraz yukarıdaki Eyüp, Osmanlı mimarisinde oymacılığın yansıdığı bir yerdir.

Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamaktadır. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesini ziyaret ederler. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın keyfine varmak için mükemmel bir mekandır.

Beyoğlu Ve Taksim: Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa tesirli mimari mirasıyla görülmeye değer bir semttir. Avrupa'nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür. Tünelin üst ucu Istiklal Caddesinin başlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir. Tünelin üst kısmında, İstiklal Caddesinin başlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi - 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar vardır. Bir yanda Galatasaray Lisesi, karşı sırada rengarek, otantik restoranları ve Balık Pazarını içine alan Çiçek Pasajı... Sonra cadde boyunca sinemalar, tiyatro, kafe, lokanta ve eğlence yerleri... Taksim meydanına ulaşan cadde eski parlak, hareketli, daima kalabalık gün ve gecelerine yeniden kavuşmuştur.

Türk'ün Kurtuluş Savaşını, Atatürk ve arkadaşlarını sembolize eden, göz okşayan abide Taksim meydanını süslemektedir. Yeni metronun ana terminali meydanın altında, Atatürk Kültür Merkezi de kuzeyde yer almaktadir. Beş yıldızlı Hyatt ve Intercontinental Otelleri Taksim Parkındadır, Istanbul Hilton Oteli de buradadır. Sınıfında Türkiye'de yapılan ilk otel olan Hilton (1955) halen en meşhur ve en iyi olma özelliğini korumaktadır. Radyo Evi, türünün en zenginlerinden olan Istanbul Askeri Müzesi, Lütfü Kırdar Kongre Sarayı, Açık Hava Tiyatrosu da bu civardadır.

Sultanahmet: Tarihi yarımadanın batı ucunda yer alan semtte farklı İmparatorlukların önemli dini, idari ve sivil yapıları yer almaktadır. Tarihi Sultanahmet meydanının etrafı Ayasofya, Haseki Hürrem Hamamı, Sultanahmet Camii, Hippodrome, Dikilitaşla gibi tarihi eserlerle çevrilidir.

Ortaköy: Boğazın en güzel yerine tahtlanan, zamanında padişahların sayfiye yeri olan Ortaköy Osmanlı Dönemi'nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezidir. Bugün Çırağan Sarayı, Kabataş Erkek Lisesi, Feriye, Princess Oteli, ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy, çarşısı ve içindeki seyyar "entel pazarı", hediyelik eşya dükkanları, kafeleri, barları ve restoranlarıyla İstanbulun önemli eğlence ve alışveriş merkezlerinden birisidir.

Sarıyer: Tarabya'dan sonraki virajdan Boğaziçi'nin Karadeniz'e kavuşması ilk defa görünür. Buradan Sarıyer semti içlerine kadar elçiliklere ve şahıslara ait eski yazlıklar ve balık lokantaları sıralıdır. Büyükdere'den ayrılan dar bir yol orman içlerini aşarak, bentleri geçerek Karadeniz sahillerine, meşhur Kilyos plajlarına ulaşır.

Sarıyer ve sonraki Rumeli Kavaği vapur seferleri ile Boğazı gezenlerin Avrupa yakasındaki son iskeleleridir. Balık lokantaları ile şöhretli her iki komşu semt ve karşı kıyıda bulunan Anadolu Kavağı tatil günleri çok kalabalık olur.

Boğaziçi bu yerleşimleri geçtikten sonra sadece yeşil koruluklarla örtülü yamaçlara sahiptir. Her iki kıyıda son yerleşimler Karadeniz'e komşu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleridir.

Üsküdar: Üsküdar, Kız Kulesi ile bütünleşen bir semttir. Karşıya, Avrupa'ya geçişin iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri, ortadaki abidevi çeşme, sahildeki minyatür Şemsi Paşa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdarın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup, Adaların ve Boğazın kuş bakışı manzaralarına hakimdir.

Kadıköy: Marmara sahillerindeki güzel Kadıköy'de tarihi yapı bulunmaz. Istanbul'un son yüzyılda hızla gelişen semtlerinden biridir. Antik Kahlkedon yerleşim biriminde sonraları bir çok manastır inşaa edilmişti. M.S. 5. yüzyıl Hıristiyanlık dünyası önemli konsül toplantıları burada yapılmıştı. Eski bahçeli malikanelerin çok azı zamanımıza gelebilmiştir. Yat Kulüpleri, marinalar, geniş caddeler, Kadıköy sahilleri boyu uzanır.

Fenerbahçe güzel bir gezinti yeridir. Meşhur Bağdat Caddesi de alışveriş imkanları ile ünlüdür. 1908 yılında tamamlanan Prusya mimari üslubundaki Haydarpaşa Tren İstasyonu, Üsküdar çıkışındadır. İstasyon Bağdat demiryolunun ilk (veya son) duraği idi. Yandaki yamaçta Kırım Savaşında hayatlarını kaybeden Ingiliz ve Fransız askerlerinin mezarları ve abideleri, büyük askeri hastanenin yanında bulunmaktadır.

Ticari liman tesisleri arkasındaki tepelere yerleşmiş iki büyük bina vardır. Saat kuleli olan eski Haydarpaşa Lisesi, şimdi üniversitedir. Diğeri, büyük ve 4 kuleli olan Selimiye Kışlasıdır (19. yy). Kırım Savaşı sırasında buradaki yaralılara hemşirelik yapan Florence Nightingale anısına kaldığı oda o günlerdeki gibi korunmaktadır.

Şile: Üsküdar'dan 50 km. mesafedeki şirin ve güzel turistik kasaba Karadeniz sahillerindedir. Kısmen tamamlanmış otoyolu ve sonrası ormanları aşan viraj yol ile geniş ve meşhur Şile plajlarına ulaşılır. Balıkçı barınaği, Ceneviz kale kalıntısı ve şöhretli feneri görülmeye değer yerlerdir. Batıda plajlar, kasabanın doğusunda da bir sıra küçük kumsal koy uzanır. Yaz aylan hareketli ve kalabalık geçer, bol sayıda pansiyon ve oteller mevcuttur.

Adalar: Prens Adaları adı ile de bilinen Istanbul Adaları, Marmara Denizinde, şehre bir saat kadar yakınlıkta 8 adadır. Haliç girişi ve Kabataş Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar.

Bizans devrinde manastırların kurulduğu Adalar, saray mensuplarına yazlık veya sürgün yeri olmuş; Heybeliada'da Bizans'ın son yapısı, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş küçük kilise, Deniz Lisesi üst binası avlusunda bulunur.

19. yüzyıl başlarında servise giren buharlı vapurlar ile Adalar'a ulaşım kolaylaşmış, okullar ve oteller de inşa edilince nüfus artışı başlamıştır. Büyükçe olan, yan yana sıralı dört ada yazlık evler, villalar, çamlık korularla kaplı olup, plaj ve piknik yöreleri ile ünlüdürler. Mayıs ayından eylül sonuna kadar kalabalıklaşan Adalar diğer zamanlarda tenhadır. Yerleşim bölgelerinin iskelelere yakın çevrelerde, şehre bakan yönde geliştiği, tepeleri çamlıklarla örtülü ada yollarının tek vasıtası faytonlardır. Mevsim boyu, bilhassa tatil günlerinde koylar ve plajlar özel yat ve motorların, yelkenli teknelerin çekici duraklarıdır.

Her adada bulunan Yelken ve Su Sporlan kulüplerinin ilki ve meşhuru Burgaz Adasındadır. Hikaye yazarı Salt Faik Abasiyanık adada yaşamış, yaşadığı ev müzeye çevrilmiş ve uğrağı, gün batımı ile şöhretli Kalpazan Kaya mahalli meşhur bir kahve olmuştur.

Heybeli yönünde, şeklinden dolayı adlandırılmış, Kaşık Adası yer alır. Heybeli Ada'nın ikiz tepeleri arasında Deniz Lisesi üst binası bulunurken, öndeki diğer tepe üzerinde, çamlık içerisinde, Rum Ruhban Okulu ilk görülen büyük yapılardır. Ada iskelesi yanında Deniz Lisesi sahil boyu uzanır. Lokanta ve çayhaneler diğer yöndedir. Yerleşim alanlarının arka cephesinde çok güzel bir koy ile, Kaşık Adası'na bakan tarafta halk plajı ve Deniz Kulübü tesisleri ile arkasında meşhur Değirmen Burnu piknik alanı bulunur. Tepeleri çevreleyen yollarda, çamlar içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahlan adayı dolanır. Ada okullar ve sanatoryum tesislerinden dolayı kış aylannda da nispeten hareketlidir.

Takım Adaların en büyüğü ve meşhuru Büyük Ada'dır. Fayton turu ile etrafı iki saate yakın bir sürede dolaşabilirsiniz. Ancak bir saatte dolaşılan yarım tur daha enteresandır. Halk plajlarından Heybeli Ada yönündeki Yörük Plajı şahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alanı tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civarı kalabalık yerleşim bölgesinin aksine adanın güney tarafı ıssızdır. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanın üst sırtlarında harap halde bulunan 19. yüzyıl yapısı eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahşap yapı, ihya edileceği zamanın özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadır. Büyük Ada iskele civarı lokantaları, çayhaneleri ve dükkanları ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarında servis veren dört oteli vardır. Güzel evler, bakımlı bahçeler eşsiz manzaralar adaları gezenlerde unutulmaz anlar bırakır. Sonraki Sedef Adası sakinlerinin dışında gelenlere plajı ile açıktır.

Çevresi

İstanbul'un dışından 25. km.de, Karadeniz'in Avrupa kıyısında Kilyos'un geniş kumsalları yaz aylarında İstanbulluları çekmektedir. Karadeniz'den içeride, Avrupa kıyısındaki Belgrad Ormanı İstanbul'un çevresindeki en geniş ormandır. İstanbullular, hafta sonlarında, gölgeliklerinde, mangallı aile piknikleri yapmak amacıyla arabalarıyla buraya giderler. Yöredeki 7 adet eski su deposu ve bazı doğal kaynaklar farklı bir atmosfer oluşturur. Osmanlı su kemerlerinden 16.'ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan Moğlova Su Kemeri en muhteşemidir. Golf Kulübü'nün üzerinden geçen yine Sinan'ın eseri 800 m. uzunluğundaki Sultan Süleyman Su Kemeri Türkiye'deki su kemerlerinin en uzunlarından biridir.

İstanbul'dan 25 km. uzaklıktaki Polonezköy, 19'uncu yüzyılda Polonyalı göçmenler tarafından Asya kıyısında kurulmuştur. Köy atmosferi içinde yürüyüşler, atlı gezintiler yapmak, buraya ilk gelenlerin yakınlarınca sunulan geleneksel Polonya yemeklerinden tatmak için Polonezköy, İstanbulluların uğrak yeridir. Üsküdar'a 70 km. uzaklıkta Karadeniz kıyısındaki Şile'nin kumsalları, restoranları ve otelleri burayı İstanbul'un en hoş tatil mekanlarından biri haline getirmektedir. Turistik açıdan popüler olan yöre, tanınmış Şile bezinin üretildiği yerdir.

Bayramoğlu - Darıca Kuş Cenneti ve Botanik Parkı İstanbul'un 38 km uzağında eşsiz bir dinlenme yeridir. Yaya yürüyüş yolları, restoranları ile bu devasa park dünyanın farklı bölgelerinden gelen kuş çeşitleri ve bitkilerle doludur.

Marmara Denizi'ndeki günlük seyirlerinden sonra yatçıların marinasına yanaşabildiği şirin Eskihisar balıkçı kasabası İstanbul'un güneydoğusundadır. Türkiye'nin 19'uncu yüzyıl büyük ressamı Osman Hamdi Bey'in kasabadaki evi müzeye dönüştürülmüştür. Eskihisar ve Gebze arasında yer alan Anibal'ın mezarı bir Bizans kalesi çevresindeki sitlerdendir.

İstanbul'dan 65 km. mesafedeki popüler tatil yeri Silivri'de birçok İstanbullunun yazlık evi bulunmaktadır. Burası harika restoranları, spor ve sağlık merkezleri ile büyük bir tatil yeridir. Konferans merkezi de iş - tatil karışımı faaliyetleri ve "kültür turizmi" için şehrin hızlı temposundan kaçan iş adamlarını çekmektedir. Tarifeli deniz otobüsü servisi İstanbul'u Silivri'ye bağlamaktadır.

Dokuz ada ile bezeli Marmara Denizi'ndeki adalar Bizanslı prenslerin sürgün yeriydi. Bugün artık varlıklı İstanbulluların yaz aylarında serin meltemlerine ve 19'uncu yüzyıl şık evlerine kaçtıkları mekanlardır. Adaların en büyüğü Büyükada'dır. Çam ağaçları arasında harika bir fayton gezisi yapabilir veya adanın çevresindeki sayısız küçük koylardan birinde denize girebilirsiniz!

Diğer popüler adalar Kınalı, Sedef, Burgaz ve Heybeliada'dır. Muntazam araba vapuru seferleri adaları her iki Avrupa ve Asya kıyılarına bağlamaktadır. Yazın Kabataş'tan hızlı deniz otobüsü servisi vardır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Arkeoloji Müzesi

Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu Gülhane - İstanbul

Tel: (212) 520 77 40

Faks: (212) 527 43 00

Askeri Müze

Seferlerde Osmanlı orduları tarafından kullanılan büyük saha çadırları Askeri Müze'de sergilenmektedir. Osmanlı silah ve askeri teçhizatları da sergide yer almaktadır. Osmanlı askeri bandosu, Mehter Takımı öğleden sonraları saat 15.00-16.00 arasında Osmanlı askeri müziği ile gösteri yapmaktadır.

Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır

Atatürk Müzesi

Şişli'de Atatürk'ün oturduğu ev daha sonra onun anısına müzeye dönüştürülmüştür. Kişisel eşyaları sergilenmektedir.

Ziyarete açık günler : Pazartesi ve Salı hariç her gün açıktır

Aya İrini Kilisesi (St. İrene)

İstanbul'da yapılan ilk kilisedir. Konstantin'in emri üzerine 4'üncü yüzyılda yapılmış, sonradan Jüstinyen zamanında restore edilmiştir. Yapı, Hıristiyanlık öncesi dönemi tapınağının üzerine inşa edilmiştir.

Ayasofya Müzesi

Adres: Sultanahmet Meydanı - İstanbul

Tel: (212) 528 45 00

Fax: (212) 512 54 74

Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmişinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir. Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuş, 1935'ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir.

Bizans tarihçileri tarafından İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığı ileri sürülen ilk Ayasofya bir ayaklanma sonunda yanmış, bu yapıdan günümüze hiç bir kalıntı gelmemiştir. İmparator II. Theodosius, Ayasofya'yı ikinci defa yaptırmış ve 415'te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532'de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır.

İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya'dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletos'lu İsidoros ve Tralles'i Anthemios'a günümüze ulaşan Ayasofya'yı yaptırmıştır. Anadolu'nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya'da kullanılmak üzere İstanbul'a getirilmiştir.

Ayasofya'nın yapımına 23 Aralık 532'de başlanmış, 27 Aralık 537'de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde, 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür.

Ayasofya'nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir.

Ayasofya İstanbul'un fethi ile birlikte başlayan Türk döneminde çeşitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk Hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Kuran'dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Bu levhalarda, Allah, Muhammed, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Ebu Bekir, Hüseyin'in isimleri yazılıdır. Mihrabın yan duvarlarında ise Osmanlı padişahlarının yazıp buraya hediye ettiği levhalar vardır.

Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut'un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid'in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya'daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır.

Müze pazartesi dışında hergün 09.30-16.30 saatleri arasında gezilebilir. ÇİNİLİ KÖŞK: 15 inci yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanında bir köşk veya pavyon şeklinde yaptırılmıştır. İznik parçaları dahil 16'nci yüzyıl Selçuk ve Osmanlı çömlek ve çini sanatının en iyi örneklerini barındıran Türk Seramikleri Müzesi yer almaktadır.

Ayasofya Müzesi I.Mahmud Kütüphanesi

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi

Adres: Sultanahmet Arastası - İstanbul

Tel: (212) 511 97 00

Mozaik Müzesi, Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı'ndan kalmadır. 5. ve 6'ncı yüzyıl nadide mozaik döşemeler burada korunmaktadır.

Denizcilik Müzesi

Beşiktaş'tadır. Osmanlı denizcilik tarihine ait bir çok ilginç eserler yanında, sultanların Boğazı geçerken kullandıkları "saltanat kayıkları" da sergilenmektedir.

Ziyarete açık günler : Cumartesi ve Pazar hariç her gün açıktır

Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi)

Adres: Galipdede Cad. 15 Beyoğlu - İstanbul

Tel: (212) 245 41 41

Fethiye Müzesi (Pammakaristos)

Güzel Sanatlar Müzesi

Beşiktaş'taki Güzel Sanatlar Müzesi'nde 19. uncu yüzyılın sonundan günümüze uzanan döneme ait Türk resim ve heykel örnekleri yer almaktadır.

Ziyarete açık günler : Pazartesi ve perşembe hariç her gün açıktır

Havacılık Müzesi

Yeşilköy'dedir. Türk havacılığının gelişmesi teması üzerine kurulmuştur.

Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır

İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası

Kariye Müzesi

Adres: Edirnekapı - İstanbul

Tel: (212) 523 30 09

11. yüzyıl eseridir ve "Hz. İsa" Kilisesi adıyla da anılır. İstanbul'da Ayasofya'dan sonra en önemli Bizans yapısıdır. İstanbul Edirnekapı yakınlarında yer alan mozaik ve freksleriyle ünlü bu kilise Bizans İmparatoru Alexius Komnenos'un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafından yaptırılarak Hz. İsa'ya ithaf edilmiş daha sonra büyütülmüştür. Hz. İsa ve Hz. Meryem'in yaşantılarını sahneleyen mozaik ve fresklerinin çoğu 1305-1320 yıllarında yapılmıştır. II. Bayazıt döneminde camiye çevrilen kilise Cumhuriyet döneminde 1929'da restore edilmiş, mozaikleri meydana çıkarıldıktan sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Bu arada, müze ziyareti sonrasında Kilise'yi çevreleyen ahşap evlerde, şehrin koşuşturan ortamından uzakta, rahat bir atmosfer içinde çay ve kahve sunulmaktadır.

Orhan Kemal Müzesi

Müze Tel : (+90-212) 292 92 45 - 292 12 13 Fax: (+90-212) 243 67 82

Yakın edebiyatımıza ışık tutan Orhan Kemal için, Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü katkıları ile İstanbul'da, Akarsu caddesi No:32 Cihangir 80060 adresindeki ev müze haline getirildi. Müzede Orhan Kemal'in fotoğrafları, ilk baskı kitapları, yabancı dilde yayınlanan kitapları, çalışma odası, kullandığı eşyalar ve giysileri sergilenmektedir.

Ziyarete açık günler : Her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açıktır. Giriş ücretsizdir.

Rumelihisarı Müzesi - Anadoluhisarı Müzesi - Yedikulehisarı Müzesi

Rumelihisarı Müzesi

Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü - İstanbul

Tel: (212) 263 53 05

Anadoluhisarı Müzesi

Adres: Beykoz - İstanbul

Tel: (212) 263 53 05

Rahmi Koç Endüstri Müzesi

Hasköy'ün banliyösünde, Haliç kıyısında, daha önceleri Lengerhane adıyla anılan Osmanlı dönemi demir ve çelik işçiliğinin mekanı Rahmi Koç Endüstri Müzesi endüstrideki gelişmeleri sergilemektedir.

Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır

Sadberk Hanım Müzesi

Boğazdan yukarıya doğru, Büyükdere'nin kenar mahallesindeki, 19 uncu yüzyıl iki ahşap villayı Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonları doldurmaktadır. Önceden Türk süsleme sanatı örneklerinin sergilendiği bu özel müze yeni arkeolojik koleksiyonun eklenmesi ile daha da büyümüştür.

Ziyarete açık günler : Çarşamba hariç her gün açıktır.

Şehir Müzesi

Yıldız Sarayı'nın bahçesindeki Şehir Müzesi'nde ise Osmanlı fethinden bu yana İstanbul'un tarihi ile ilgili belgeleri korumaktadır.

Ziyarete açık günler : Perşembe hariç her gün açıktır. Yine Yıldız Sarayı bahçesinde çok zengin dekor ve sahnesi, zarif kostümleri ile Tiyatro ve Tarihi Sahne Kostümleri Müzesi yer almaktadır.

Tekel Müzesi

Topkapı Sarayı Müzesi

Adres: Sarayiçi Sultanahmet - İstanbul

Tel: (212) 522 44 22

Fax: (212) 522 44 22

Türk Halıları Müzesi

İbrahim Paşa Sarayı'nın bulunduğu sokağın karşısındadır. Türkiye'nin her yöresinden toplanan çok güzel antika halı ve kilimler sergilenmektedir.

Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır

Türk - İslâm Eserleri Müzesi

Adres: İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet - İstanbul

Tel: (212) 518 18 05

Faks: (212) 518 18 07

Müzede Türk ve İslam sanatı eserleri sergilenmektedir. Bina, 1524'de Muhteşem Süleyman'ın Baş Veziri İbrahim Paşa tarafından ikametgahı olarak yaptırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminin en büyük özel konutudur. Bugün, zarif seramik koleksiyonlarının, minyatürlerin, hat sanatı örneklerinin, tekstillerin, en eski halıların yanında ağaç oyma eserlerin sergilendiği bir mekandır.

Türbeler Müzesi

Adres: Atmeydanı Sultanahmet - İstanbul

Tel: (212) 517 05 44

Yıldız Sarayı Müzesi

Adres: Beşiktaş - İstanbul

Tel: (212) 258 30 80

Faks: (212) 258 30 85

Yerebatan Sarnıcı

Bizans Sarnıcı olarak da anılan sarnıç, Ayasofya'nın yakınındadır. Büyük salonun ince tuğla kemerleri 136 adet korint stili sutünla desteklenmektedir.

Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır

Örenyerleri

Polonezköy

Kuleler

Kız Kulesi: İstanbulun sembolü olan Kız Kulesi, Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş küçük, şirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiştir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera'ya kavuşmak için yüzerken boğulan Leander'in kulesi olarak tanıtır. Bir diğer hikayeye göre de burası, kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören İmparatorun, emniyette olması için genç kızı yerleştirdiği kule idi. Meyve sepeti içinde gelen yılan trajediye sebep olur.

Galata Kulesi: Bizanslıların Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık, Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Bölgeyi her türlü saldırıdan korumak için de bu kuleyi yaptırmışlardı. Kulede büyük sahanlığa kadar duvar içinde dönerek çıkan bir taş merdiven vardır. Son yıllarda 1967'de restore edilmiş, içine asansör konmuş, diğer katlarına da lokanta yapılmıştır.

Beyazıt Kulesi: Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski saray), II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Seraskerliğin avlusundaki ahşap kule, yangın gözcüleri için uzun süre varlığını sürdürmüştür. II. Mahmut, daha güzelini yaptırtmak için bu kuleyi yıktırmıştır ve kitabesine göre, onun emri ile, 1828 yılında Serasker Hüseyin Paşa tarafından o devrin mimari özelliklerini yansıtan, kagir bir kule yapılmıştır. 50 m yüksekliğindeki bu abide, belirgin kütlesiyle, kente karekteristik bir çizgi kazandırmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık, şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar.

Hisarlar

Üçgeni andıran eski İstanbul yarımadasının etrafı 5. yüzyılda Roma döneminde yapılan, 22 km.yi bulan surlarla çevrilidir. Byzantion şehir sitesi, kurulmasından itibaren batı yönüne doğru genişleyerek 4 defa yeni surlarla çevrilmiştir. Marmara Denizi ve Haliç kıyıları da tek sıra fakat güçlü surlarla çevrili idi. Şehrin akropolisini çevreleyen surlardan, 3. yüzyılda yapılmış İmparator Septimus Severius ve 320'de Büyük Konstantin'in yaptırdığı 3. sur tamamen yıkılmıştır. Kara surları deniz kıyısından başlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner.

Yedikule: Bu surlardaki en görkemli kapı, Marmara Denizi'ne yakın olan "Altın Kapı" idi. Bu Imparator merasim kapısı, iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleştirilmişti. Zaferden dönen ordular, Imparator ve erkanı şehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule, bir iç kale haline sokulmuştu. Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan girişi ve "Altın Kapı" kuleleri ile şehrin bir diğer müzesidir. Yaz aylannda çeşitli etkinlikler ve konserler yapılmaktadır.

Anadolu Hisarı: Karadeniz'in tek çıkışı Boğaziçi'nin Asya kısmında yer alan hisar, 1390'lı yıllarında Sultan Bayazıt tarafından yaptırılmıştır. Karşı kıyıdakı Rumelihisarı ile birlikte Boğaziçi transit geçişinin tam kontrol altında tutulması sağlayan bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahşap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluşturur.

Rumeli Hisarı: İstanbul Boğazı'nın Rumeli yakasındadır. Bizans'a kuzeyden yardım gelmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırılmıştır. Üç büyük kule yapımını üstlenen Çandarlı Kara Halil, Saruca ve Zaganos Paşaların adlarıyla anılır.

Saraylar, Köşkler ve Kasırlar

Aynalıkavak Kasrı

Aynalı Kavak Yazlık Köşkü 18 inci yüzyılda yapılmış ve daha sonra çeşitli sultanlar tarafından restore ettirilmiştir. 1718'de takılan, bir kısmı Venediklilerden hediye aynaları nedeniyle bu ismi aldığı sanılmaktadır. Haliç üzerindeki saray, geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.

Beylerbeyi Sarayı

Boğaziçi Köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi, Bizanstan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi Sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. Dolmabahçe Sarayının havasını taşıyan üç katlı yapı, harem ve selamlık bölümlerini oluşturan 26 oda ve altı salondan ibarettir. Bu küçük sarayın içi her biri küçük çapta bir servet olan Bohemya avizeleri, Yıldız imalatı çiniler ve seramik vazolarla süslenmiştir.Yaldızlı mobilyaları ile nefis halıları buraya ayrı bir güzellik vermektedir. Otantik mobilyalar, halılar, perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır.

Denize bakan cephe süsleri, bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz, teraslar ve türünün güzel örneği at ahırları yer almıştır. 1970'li yıllara kadar kullanılan eski yol bir tünel saray bahçesinin altından geçerdi. Sahilde iki küçük seyir köşkü bulunan sarayda devlet misafirleri de ağırlanırdı.

Çırağan Sarayı

Haliç ve Boğaziçinin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştı. Dört yılda dört milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı. Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları, zengin döşenmiş mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi'nin diğer sarayları gibi Çırağan da birçok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir otele dönüştürülmüştür.

Dolmabahçe Sarayı

19 uncu yüzyılda Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı'nın cephesi Boğaz'ın Avrupa kıyısında 600 m boyunca uzanmaktadır. Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecit'in mimarı Karabet Balyanın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı, Dolmabahçe Saraylarının tamamlanmasından sonra terk edilmiştir.

Dolmabahçe Sarayı üç katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Denizden 600 metrelik bir rıhtımı, kara tarafında ise birisi çok süslü iki abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır. Büyük, 56 sütunlu kabul salonu 750 ışıkla aydınlanan 4.5 tonluk muazzam kristal avizesi ile ziyaretçileri hayrete düşürür.

Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri, tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştır. Iç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak, orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiç bir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkarlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tona sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halılar, Türk sanatının en güzel eserleri, birçok yerde serilidir. Avrupa ve Uzak doğunun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler. Pırıl pırıl kristal avize, şamdan ve şömineler sarayın pek çok odasında güzelliklerini sergiler.

Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonu buradakidir. 36 m. yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4.5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Önemli siyasi toplantılarda, tebrik ve balolarda kullanılan bu salon, önceleri alttaki, fırına benzer bir düzen ile ısıtılırdı. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi daha sonraları eklenmiştir. Altı hamamdan Selamlık bölümündeki, eşi olmayan, güzel oymalı alabaster mermerleri ile dekorludur. Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştır.

Uzun koridorlar geçilerek varılan harem bölümünde, sultan yatak odaları ve sultanın annesinin bölümü ile diğer kadın ve hizmetkarlar bölümleri bulunmaktadır. Sarayın kuzey eklenti bölümü şehzadelere tahsis edilmiştir. Girişi Beşiktaş semtinde olan yapı Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanıldığı sarayda en önemli olay, 1938'de Atatürk'ün ölümüdür.

Filizli Köşk

Florya Atatürk Deniz Köşkü

Atatürk'ün Florya Deniz Köşkü Türkiye cumhurbaşkanlarının yazlığı şeklinde kullanılmıştır. Marmara Denizi'ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk, 1935'de inşa edilmiştir. Erken 20 inci yüzyıl mobilyalarından en iyi örneklerin görülebildiği bir sergendir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaşkanıdır.

Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası

Ihlamur Kasırları

19 uncu yüzyıl yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetişen ıhlamur ağaçlarından almıştır. Şimdilerde İstanbul'un ortasında yer alan bu köşk eskiden şehrin dışındaydı.

Küçüksu Kasrı

Yazlık olarak kullanılan saray, 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.

Maslak Kasırları

Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü, 19 uncu yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır.

Merasim Köşkü

Resmi törenler için kullanılmaktayken, Maiyet Köşkü sultanın maiyetini, bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır. (Pazartesi ve Perşembe hariç her gün açıktır.)

Tekfur Sarayı

Topkapı Sarayı

15-19 uncu yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezinde bulunan Topkapı Sarayı, labirentleriyle, Boğaz, Haliç ve Marmara Denizi'nin sularının karıştığı noktada, bir kara parçası üzerinde yer almaktadır. Yeni sarayın (Topkapı Sarayının) yapımına 1466'dan sonra başlanmış ve Fatih ölmeden birkaç sene önce 1478'de tamamlanmıştır. Bu saray diğer Avrupa Sarayları gibi tek bir binada olmayıp çeşitli köşk ve dairelerden oluşmuştur. İlk olarak yapılan Çinili Köşk Sırça Saray'dır ve 1472'de bitmiştir. Orta Asya mimarisi karakterinde ve iki katlı köşk 1875'te Arkeoloji, 1908 senesinde de Türk İslam Eserleri Müzesi olmuştur. 1953'te ise Fatih Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Çinili Köşkü, Kubbealtı Arzodası, Hasoda, Hazine, Kiler ve Seferliler gibi koğuşlar, mutfakların bir kısmı, hastalar odası, hamam şimdi kütüphane olan Ağalar Cami, ahır ve diğer binaların yapımı izlemiş ve son olarak da yapı 1478'de Saray surlarının ve Bab-ı Humayun denen Sultanahmet yönündeki asıl kapının inşaatı ile tamamlanmıştır.

Fatih devrinde ortalama 750 kişi olan saray halkı gittikçe artmış ve XIX. yüzyılda normal günlerde 5000, bayram günleri gibi fevkalade zamanlarda ise 10.000'i bulmuştur. Bu sebeple bu saraya zamanla yeni yeni ilaveler yapılmıştır.

Topkapı Sarayı Harem kısmı III. Sultan Murat devrinde 1574 - 1595 yıllarında yapılmış ve ondan sonra Bayazıt'daki harem halkı buraya nakledilmiştir. XIX. yüzyıl başlarında harem halkı 474 kişi idi. Harem'e girerken Kızlar Ağası Dairesi ve onun üst katında da küçük şehzadelerle Sultanlar için Şehzadeler Mektebi vardı. Sarayda zamanla Enderun Mektebi, Hekimbaşı Odası, Enderun Eczanesi, iç avlulardaki köşklerle Sarayburnu sahillerinde yazlık köşkler yapılmış, mutfaklar, ahırlar genişletilmiş, yeni yeni cami ve küyüphaneler ilave edilmiştir.

Yıldız Porselen Fabrikası

Yıldız Sarayı

Boğaziçine hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniş alan üzerine serpiştirilmiş, yüksek duvarların çevrelediği avlular içerisinde köşkler, bahçeler kompleksidir. İstanbul'un bu ikinci büyük sarayı günümüzde değişik hizmetlere ayrılmış, bölünmüş durumu ile gelmiştir. Yıldız Sarayı, III.Selim'in annesi Mihrişah Sultan tarafından ilk yaptırılan bir köşkler bütünüdür. II.Mahmut Yıldız adını verdiği ikinci bir köşk yaptırmış, bu isim daha sonra Abdülmecit, Abdülaziz ve Abdülhamit'in hükümdarlığında yaptırılan bütün gruba geçmiştir. Sultan Abdüaziz zamanında köşkler çoğalmaya başlamış, Malta, Çit, Çadır, Şale Köşkleri yapılmış, koru usta bahçevanların elinde bakir görünüşüne dokunulmadan düzenlenmiştir. Sultan Abdülhamit, burada 32 yıl yaşamış, 33 yıllık saltanatında, şehir içinde şehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi daire ve haremi olarak kullanmıştır.

Yönetim Kısımları'na ilaveten Yıldız Sarayı'nda birçok bölüm ve bir de cami bulunmaktadır. 19 uncu yüzyılın sonunda, II. Abdülhamit zamanında tamamlanmıştır. Yapıların en büyük ve zarifi Şale, sultanların nasıl bir lüks içinde yaşayıp eğlendiklerini göstermektedir. Dünyanın her yöresinden getirilen çiçekler, ağaçlar ve bodur bitkilerle bezeli büyük saray parkından Boğaz'ın panoramik görüntüsü çok güzeldir. Restorasyon çalışmaları nedeniyle sadece Şale ve park halka açıktır.

Camiler, Kiliseler ve Sinagoglar

İsanbul'un ünlü camileri arasında Sultanahmet Cami, Süleymaniye Cami, Rüstem Paşa Cami, Fatih Cami, Eyüp Cami, Yeni Cami, Sokullu Mehmet Paşa Cami ve Mihrimah Sultan Cami sayılabilir.

Kente pek çok kilise ve manastır faal durumdadır. Bir kısmı ise cami haline dönüştürülmüştür. Studios Manastin Kilisesi , Sergios-Bakhos Kilisesi, Hagia Eirene Kilisesi, Pantakrator Manastir Kilisesi, Vefa Kilisesi (Hagios Theoderos), Nyrelaion Manastır Kilisesi, Eglise D'hagia Thekla Manastırı, Eski İmaret Cami (Pantepoptes Manastin Kilisesi), Kalenderhane Cami (Akataleotos Manastırı), Fenari İsa Cami (Lios Manastır Kilisesi) ve Fethiye Cami (Pammakaristos Manastr Kilisesi) ünlüleridir.

Bedestenler

Kapalı Çarşı: Dev ölçülü bir labirent gibi, 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkanı ile dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan "Kapalı Çarşı" İstanbul şehrinin merkezinde yer alır. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. 15. yüzyıldan kalma duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline getirilmiştir. Geçmişte burası, her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatın sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşıydı.

Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoğunlukla mücevher dükkanları, buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. İstanbul'u ziyarete gelen turist grupları için alışveriş olanakları, çarşının ana girişindeki modern ve büyük alışveriş merkezleri tarafından sağlanmaktadır.

Mısır Çarşısı: İstanbul'un ikinci kapalı çarşısıdır. IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Cami'ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Çarşıda 6 kapı vardır. Bunlardan 3'ü revak olup, yapıyı daha da güzelleştirmektedir.

Bakırcılar Çarşısı: İstanbul’un özellikle yabancıların dikkatini çeken, bir çarşısı da Beyazıttaki Bakırcılar Çarşısıdır. Şimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası bahçesinin doğu ve kuzey duvarları altında bir sıra dükkan halindedir. Burada çeşitli bakır işi levha bakırdan döğme olarak elle yapılmakta ve kazan tencere, kuşhane, sahan, tava, tas, leğen, ibrik, güğüm, bakraç, kova, maşrapa, sini, mangal, şamdan, bakırdan, "gülabdab" olarak satılmaktadır.

Kapalı Çarşı: (Kuleli Cami Altındaki Kapalı Çarşı) Üstü kapalı çarşıların bir örneği de, 19 yüzyılda yapılan son senelerde restore edilen Laleli Camii altı dükkanlarıdır.

Su Kemerleri

Mualla Kemeri: Mimar Sinan tarafından yapılan su kemerlerinden biridir. Alibey deresi vadisindedir. Orta kesimde 4 büyük kemer vardır.

Uzun Kemer: Mimar Sinanın yaptığı kemerlerden biridir. Kemerburgazın 1500 m kadar kuzeybatısıdadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılmıştır.

Güzelce Kemer: Cebeci Köy Kemeri olarak da bilinen eser Kanuni Sultan Süleyman devrinde Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Kemerburgazın güneyindeki Cebeci Köyün 1500 m. kadar doğusundadır.

Bahçeköy Kemeri: Sultan Mahmut Kemeri olarak bilinen kemer Bahçeköyden Büyükdere'ye doğru 1 km mesafededir. I. Mahmut zamanında 1731'de tamamlanmıştır.

Çeşmeler

Sultanahmet Çeşmesi (III. Ahmet Çeşmesi): Topkapı sarayının Bab-i Hümayun kapısı önündedir. Binanın dört cephesindeki taş ve bronz işçiliği yazılar kadar tahta saçaklann süsleri birer sanat şaheseridir. Çeşme, klasik dönemin mütevazi çizgilerinden sıyrılmış, hatların zerafeti, zenginlik ve güzelliği ile emsalleri arasında sivrilmiştir.

Üsküdar III. Ahmet Çeşmesi: Üsküdar'da iskele meydanında yer alır. 1728'de yapılmıştır. Ahşap çatılı ve dört yüzlü bir meydan çeşmesi olup mimarlık, hattatlık, taş işçiliği ve şiir sanatının bir şaheseridir.

Alman Çeşmesi: Sultanahmet meydanında parkın içindedir. Alman İmparatoru II. Wilhelm'in İstanbul'u ikinci ziyaretinin anısı için bütün kısımları ile Almanya'da yapılmış, İstanbul'a getirilerek hazırlanan kemerlerin üzerlerine konmuştur. 20'inci yüzyılın ilk günü olan 1 Ocak 1901'de açılış töreni yapılan bu çeşmenin üç kubbesi altın mozaik kaplıdır.

Tophane Çeşmesi: Tophane Meydanındadır. 1732'de I. Mahmut tarafından Hassa Baş Mimarı Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır.

Beykoz Ishak Ağa Çeşmesi: İstanbul'da Beykoz ilçesindedir. Türkiye çapında en güzel çeşme anıtlarımızdan birisidir.

Ayazma Çeşmesi: Üsküdar'da Ayazma Camii avlusundadır. 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından yaptırılan Çeşme devrin mimari özelliklerini taşır.

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi: 1732'de Sultan I. Mahmut tarafından annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır.

Göksu Çeşmesi: Sultan III. Mustafa'nın eşi ve III. Selim'in annesi Mihrişah Sultan tarafından yaptırılmıştır.

Esma Sultan Çeşmesi: 1799 da III. Ahmet'in kızı Esma Sultan tarafından yaptırılmıştır. Meydan çeşmelerinin bir örneğidir.

Osmanlı Dönemi İstanbul Çeşmeleri

Anıtlar ve Meydanlar

Hipodrom: Günümüze çok az kalıntıları ulaşan Roma devri önemli yapıları ve abideleri, Hipodrom çevresinde inşa edilmiştir. "Büyük Saray" diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanında başlar, aşağılara, deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiştir. İstanbul'un en önemli abideleri Ayasofya, Sultan Ahmet Cami, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Yere Batan Sarnıcı burada, Hipodromun çevresindedir. Günümüzde Hipodromdan günümüze Theodosius Dikili Taş, Konstantin Sütunu (Orme Odelisk), Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun) ları kalmıştır.

Theodosius Dikili Taş: Aslı eski Mısır eseridir. MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis (Toothmesis) adına Heliopolis'de dikilmiştir. Pembe granitten ve yekparedir. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile II. Tutmosis'in zaferleri yazılmıştır. 390 yıllarında Bizans İmparatoru Iç Theodosius tarafından İstanbul'a getirilerek Hipodroma dikilmiştir. Kaidedeki kabarmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirlerde vardır.

Gotlar Sütunu: Topkapı Sarayı dış bahçesinde, Gülhane Parkı Sarayburnu girişinde bulunan ve Roma Devri'nden günümüze hiç değişikliğe uğramadan gelen çok eski bir abidedir. 3. veya 4. yüzyılda dikilmiş olan bu sütun yüksek kaide üzerinde 15 m. boyunda monolit mermerden ibarettir. Sütun başı korint üslubunda kartal arması ile süslüdür. Gotlar'a karşı kazanılan zaferden bahseden kitabe satırlarından dolayı abide "Gotlar Sütunu" adıyla da anılır.

Çemberlitaş (Konstantin Sütunu): MS 330'da Başkentin Roma'dan İstanbula nakli sebebi ile kentin ikinci tepesindeki büyük oval bir meydan ortasında, Konstantinin şerefine dikilmiş olan ve Çemberlitaş sütunu olarak da bilinen bu abide orijinalinden daha kısa olarak günümüze gelebilmiştir.

Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun): Bu sütun Delphi'deki Apollon tağınağından 4.yüzyılda istanbula getirilmiştir. İstanbuldaki en eski anıtlardan birisidir. Orijinalinin M.Ö. 409' da yapıldığı bilinmektedir. Birleşmiş olan çeşitli Yunan sitelerinin Perslere galip gelmesi üzerine Pers ordusunun silahlarının eritilip dökülmesinden meydana getirilmiştir.

Beyazıt Meydanı: İmparator Teodosius devrinde MS. 393 yılında şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilmiştir. Ortasındaki dev boyutlu zafer takının üzerinde yer alan bronz boğa başlarında dolayı buraya "Form Tauri" meydanı ismi verilmiştir. Üzerinde İmparatorun da heykeli yükselen zafer takından günümüze bir kaç mermer blok ve sütun kalmıştır. Kuzeyde, Fatih'in yaptırdığı ilk sarayın yerinde İstanbul Üniversitesi bulunmaktadır. Üniversite girişi abidevi kapı ve bahçedeki yangın kulesi 19. yy yapılarıdır. Meydanı süsleyen ve adını veren 15. yüzyıl Beyazıt Camii kalabalık ve hareketli Kapalı Çarşının komşusu olup, buraya ait külliyeden günümüze medrese, hamam ve dükkanlar kalmıştır.

Korunan Alanlar

Göknarlık Tabiatı Koruma Alanı

Polonezköy Tabiat Parkı

Türkmenbaşı Tabiat Parkı

Subaşı Havuzlar Çınarı Tabiat Anıtı

Mesire Yerleri

Adalar, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu, Gülhane Parkı, Boğaziçi, Boğaz, Belgrad Ormanı, Atatürk Ormanı, Atatürk Ormanı, Çamlıca, Taşdelen, Beykoz Çayırı, Karakulak, Polonezköy, Küçük ve Büyükçekmece Gölü, Kumburgaz, Kilyos, Piyerloti Kahvesi, Şile gidilecek mesire yerleridir.

Plajlar

Büyükada, Beykoz, Poyrazköy, Kilyos ve Sarıyerde plajlar mevcuttur.

Sportif Etkinlikler

Kamp-Karavan: Silivri, Büyükçekmece, Küçük Çekmece, Florya, Ataköy, Bakırköy, Kilyos, Şilede kamping yerleri bulmak mümkündür.

Av Turizmi: Bakırköy, Çatalca, Beykoz ve Şile'de av turizm yapılması mümkündür.

Bakırköy : Küçüçekmece gölü civarında ender olarak ördek ve yaban kazı, Alibeyköy baraj gölü çevresinde ördek ve kaz, Kemerburgaz civarındaki Belgrad ormanlarının ava açık olan bölgelerinde yaban domuzu, tilki, ender olarak çakal ve kurt sık ormanlarda çulluk, sülün ve yaban güvercini avı yapılmaktadır.

Çatalca: İstanbul'un en çok ava müsait ilçesidir. Kuzey batıda Yalıköy bölgesi karaca ve sülün üretim sahası olarak belirlenmiştir. Bunun haricinde Binkılıç ve civarında yaban domuzu, çulluk ve yaban güvercini, tavşan ve tilki avı yapılmaktadır. Istranca Dağlarının yüksek tepelerinde ve sık ormanlıklarda ender de olsa kurta rastlanır. Çulluk avı göç zamanlarında dinlenme periodlarında yapılabilir. Orman içine sıkışmış ve düzlükte bulunan açıklık alanlarda bıldırcın ve çil keklik avı yapılabilir (güney kısımlar). Ayrıca ülkemizde ender olarak rastlanan sürülerinden ayrılmış ve giderek orman içinde vahşileşmiş mandalar, köy muhtarlığının izni ile avlanabilir. Duru su ve terkoz gölleri, ördek ve yaban kazı avı için çok uygun bölgelerdir. Ayrıca çevrede bulunan küçük akarsu ve göllerde yukarıda değinilen ördek kaz ve su kuşları avı yapılmaktadır. Güney bölgeleri ilçe sınırlan dahilinde bıldırcın, üveyik, çil, keklik, tavşan ve tilki avlanması uygundur. Kuzey bölgelerinde ormanlık alanlarda yaban domuzu ve çulluk avı yapılır. Sinekli yöresi sülün koruma sahası olarak belirlenmiştir.

Beykoz: İlçe sınırlarının kuzeydoğu tarafinda çulluk, tavşan ve tilki avı ile ender olarak Dağ kekliği bulunur. Ömerli baraj gölü civarında kaz ve ördek avı yapılır. Sık ormanlık alanlarda yaban domuzu avı da yapılmaktadır.

Şile: Asya bölümünde şehrin en iyi av yapılabilen bölümüdür. Karadeniz kıyısındaki ormanlar yaban domuzu ve çulluk avı için uygun bölgelerdir. Göç zamanlarında çevre dere ve küçük göllerde (Rez ve Riva) yaban kazı ve yaban ördeği avı yapılmaktadır.

Yatçılık: İstanbul'da yatçılar için popüler bir başlangıç noktasıdır. Yatcılar Kuzey Denizi'nden başlayarak Avrupa içinden kanallar yoluyla Ren ve Tuna Nehirlerini kullanarak Karadeniz'e, İstanbul Boğazı ve marinalarına açılabilirler. İki kıta arasında uzanan köprülerin altındaki İstanbul Boğazı ve Adalar'ın güzel koylarında yatçıların tercih ettiği bir güzergahtır.

Bölgenin iki büyük marinası bulunmaktadır.

Golf İstanbul'da Turizm Bakanlığından işletme belgesi bulunan iki golf tesisi bulunmaktadır.

Kuş Gözlem Alanı

Büyük Çekmece Gölü ve Şile Adaları Kuş Alanları İstanbul'da bulunmaktadır.

Sanat, Kültür ve Eğlence

İstanbul uluslararası bir sanat ve kültür merkezidir. Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali, dünyanın her tarafından gelen sanatçıların iştirakiyle, her yıl, Haziran ve Temmuz aylarında burada gerçekleşmektedir. Gösterilerin çoğu Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılmaktadır. Klasik müzikten hoşlananlar bu tür müziği Cemal Reşit Rey Salonu'nda dinleyebilirler. Operalar, operetler, baleler, filmler, konserler, sergi ve konferanslar şehrin kültürel paletinde yer alırlar. İstanbul'un ışık gösterisi programı da çok zengindir. Türk şarkılarından meşhur göbek dansına uzanan örneklerle, gece kulüpleri akşam yemeği sırasında hoş eğlence mekanlarıdır.

Modern diskolar, kabareler ve caz kulüpleri Taksim - Harbiye semtindedirler. Sultanahmet'teki restorasyon görmüş Bizans ve Osmanlı yapılarında yer alan lokantalar dışarıda bir akşam geçirilecek hoş yerlerdir.

Kumkapı, birçok tavernası, barları ve balık restoranlarıyla çekici diğer bir semttir. Yıllardan beri insanlar bir iki lokma atıştırmak ve özel deniz mahsullerinden tatmak için, Beyoğlu'ndaki Çiçek Pasajı'nda buluşmaktadırlar. Çiçek Pasajı'nın yanındaki dar Nevizade Sokağı rakı içmek ve Türk yemeklerinden tatmak için İstanbul'daki en iyi yerdir. Boğaz'da Ortaköy, gece kulüpleri, caz kulüpleri, mükemmel deniz mahsulü sunan restoranları ve barlarıyla İstanbul gece hayatının en iyi yeridir. Eminönü'ndeki geleneksel Osmanlı kıyafetleri içindeki yine geleneksel Osmanlı kayıklarındaki balıkçıları görüp, sandallarından meşhur kızartılmış balıklarından tatma fırsatı kaçırılmamalıdır.

COĞRAFYA

İstanbul, Avrupa ile Asya kıtaları arasında köprü görevi gören, bunların birbirine en çok yaklaştığı iki uç üzerinde kurulmuş bir şehirdir. Bu uçlar Avrupa kıtasında Çatalca, Asya kıtasında ise Kocaeli; güneyden Marmara ve Bursa, güneybatıdan Tekirdağ ve kuzeybatıdan Kırklareli ile çevrilidir. Şehrin adını aldığı ve Haliç ile Marmara arasında kalan yarımada üzerinde bulunan asıl İstanbul 253 km², bütünü ise 5712 km² 'dir. Marmara denizindeki Adalar da İstanbul iline dahildir.

İstanbul çevresinin bitki örtüsü, Akdeniz iklimi bitkilerini andırır. Bölgede en çok görülen bitki türü makidir. Bu bitkiler uzun ve kurak bir yaz mevsimine kendini uydurmuştur. Fakat iklimin özelliği dolayısı ile tepeler çıplak değildir. Yer yer görülen ormanlık alanların en önemlisi kentin 20 km. kuzeyindeki Belgrad Ormanı'dır.

İstanbul ilinde büyük akarsu yoktur. En büyük akarsu, aynı zamanda Kocaeli Yarımadası'nın da en büyük suyu olan Riva çayıdır. 71 km. olan Riva Çayı, kaynaklarını Kocaeli ilinden alır ve güneydoğu kuzeybatı yönünde akarak Riva köyü yakınlarında Karadeniz'e dökülür. Boğaza dökülen suların en önemlileri Küçüksu ve Göksu dereleridir. Bunlardan başka Haliç 'e dökülen Kağıthane ve Alibey Dereleri, Küçükçekmece Gölüne dökülen Sazlıdere, Büyükçekmece Gölüne dökülen Karasu Deresi, Terkos Gölüne dökülen Trança Deresi, İstanbul İlinin belli başlı akarsularıdır. İlde küçük fakat önemli üç göl vardır. Bunların üçü de Avrupa yakasındadır. Denizden ayrılmış olan Terkos Gölünün suyu tatlıdır. Kentin suyu buradan sağlanır. Marmara Denizi kıyısında bulunan Küçükçekmece (11 km²) ve Büyükçekmece (16 km²) Göllerinin suları denizle temasları olduğu için tuzludur.

Yaz ayları genellikle sıcak geçen, kış aylan bölgeyi etkisi altına alan sistemlere bağlı olarak fazla soğuk geçmeyen İstanbul, Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyor görünse de, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'nın etkisiyle farklı özellikler taşır. Kış aylarında Karadeniz'den gelen soğuk-kuru hava kütlesi ile Balkanlardan gelen soğuk-yağışlı hava kütlesinin özellikle Akdeniz'den gelen ılık ve yağışlı güneyli hava kütlelerinin etkisi altındadır. Bütün ilde Karadeniz'in soğukça yağışlı (poyrazlı) havasıyla Akdeniz'in ılık (lodoslu) havası birbirini izler. İlde yaz-kış, gece-gündüz arasında büyük ısı farkları görülmez.

TARİHÇE

İstanbul, Osmanlı'nın 3. Başkenti...

Türkiye'nin Şaheserlerinden Biri Olarak İstanbul

Her ne kadar tarihi şehirde daha erken buluntulara rastlanmamış ise de; kentin Haliç bölgesinde ve Asya kısmında yapılan kazılarda ele geçen buluntular bölgedeki ilk yerleşimin MÖ 3 Bin yıllarına dayandığını göstermektedir. Byzantion olarak anılan kentin Akropolü bugünkü Topkapı Sarayının bulunduğu alanda yer almaktaydı. Haliç, günümüzde de kullanılmakta olan sakin bir limana sahiptir. Buradan başlayan kuvvetli bir sur şehri çevreleyerek Marmara Denizi'ne ulaşırdı. Byzantion, bir liman ve ticaret şehri olarak Roma Imparatorluğu döneminde de yaşamını sürdürürken, M.S. 191 yılında başlayan ve iki yılı aşan bir kuşatmadan sonra Roma Imparatoru Septimus Severius tarafından fethedilerek yerle bir edilmiştir. Aynı Imparator tarafından sonradan baştan inşa edilen şehir genişletilmiş ve yeniden donatılmıştır.

M.S. 4. yüzyılda Roma İmpatorluğu çok genişlemiş, İstanbul stratejik konumundan dolayı İmparator Büyük Konstantin tarafından Romanın yerine yeni başkent olarak seçilmiştir. Kent 6 yılı aşkın bir sürede yeniden düzenlenmiş, surlar genişletilmiş, bir çok tapınak, resmi binalar, saraylar, hamamlar ve hipodrom inşa edilmiştir. 330 yılında yapılan büyük merasimlerle kentin Roma Imparatorluğunun başkenti olduğu resmen açıklanmıştır. Yakın çağın başladığı dönemde Ikinci Roma ve Yeni Roma adları ile anılan kent, daha sonra "Byzantion" ve geç devirlerde Konstantinopolis olarak adlandırılmıştır. Halk arasında ise kentin adı tarih boyunca "Polis" olarak anıla gelmiştir.

Büyük Konstantin'den sonraki imparatorların şehri güzelleştirme çabalarının devam ettiği görülür. Kentteki ilk kiliseler de Konstantin'den sonra inşa edilmiştir. Batı Roma Imparatorluğunun 5. yüzyılda çökmesi nedeniyle İstanbul uzun seneler Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans) başkenti olmuştur. Bizans döneminde yeniden inşa edilen kent surlarla tekrar genişletilmiştir. Günümüzdeki 6492 m. uzunluğundaki ihtişamlı şehir surları İmparator Il. Theodosius tarafından yaptırılmıştır. 6. yüzyılda nüfusu yarım milyonu aşan kentte, İmparator Justinyen idaresinde bir altın çağ daha yaşanmıştır. Günümüze gelen meşhur Ayasofya, bu İmparatorun eseridir. Bizans İmparatorluğu ve başkent İstanbul'un sonraki tarihi, saray ve kilise entrikaları, İran ve Arap saldırıları ve sık değişen imparator sülalelerinin kanlı kavgaları ile doludur.

726-842 yılları arasında kara bir devir olan Latin egemenliği, 4. Haçlı seferinin 1204 yılında şehri istilası ile başlamış, tüm kilise ve manastırlar ile abidelere kadar şehir yıllar boyu talan edilmiştir. 1261'de idaresi tekrar Bizanslıların eline geçen kent eski zenginliğine tekrar kavuşamamıştir. Kent, 53 günlük bir kuşatma sonrası 1453'te Türklerin eline geçmiştir.

Fatih Sultan Mehmet'in savaş tarihinde ilk defa kullanılan iri boyutlardaki topları Istanbul surlarının aşılmasının bir sebebidir. Osmanlı Imparatorluğunun başkenti buraya taşınmış, ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen göçmenlerle şehir nüfusu arttırılmış, boş ve harap olan şehrin imar çalışmalarına başlanmıştır. Şehrin eski halkına din hürriyeti ve sosyal haklar tanıyarak, yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmıştır. Fatihin tanıdığı haklardan dolayı Hıristiyan Ortodoks Kilisesinin başı olan Patrikhane günümüze kadar yerinde kalmıştır. Fetihten yüzyıl sonra da Türk Sanatı şehre damgasını vurmuş, kubbeler ve minareler şehir siluetine hakim olmuştur.16. yüzyıldan itibaren de Osmanlı Sultanlarının Halife olmalarından ötürü Istanbul tüm Islam dünyasının da merkezi olmuştur.

Sultanların idaresinde şehir tamamen imar edilmiş, büyüleyici bir atmosfere bürünmüştür. Bu devirdeki İstanbul tarihinin renkli sayfalarında, geniş bölgeleri tahrip eden, sık sık çıkan yangınlar vardır. Eski akropolde kurulu Sultan Sarayı Boğaziçi'nin ve Haliç'in eşsiz manzarasına hakimdir. 19. yüzyıldan itibaren Batı dünyası ile sıklaşan temaslar sonrası, camiler ve saraylar, Avrupa mimarisi tarzında, Boğaziçi kıyılarına inşa edilmeye başlanmıştır. Kısa sürede inşa edilen bir çok saray çöküş devrinin de sembolleridir. İstanbul, bir diğer dünya imparatorluğunun sona ermesine I. Dünya Savaşının bitişine şahit olmuştur.

İmparatorluk bölünmüş, iç ve diş düşmanlar kendi payları için mücadele ederken, Türk ordusunun asil bir komutanı da Türk ulusu için mücadeleye girişmiştir. Mustafa Kemal ismindeki bu milli kahraman, 4 yılı aşan Kurtuluş Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetini 1923 yılında kurmuştur. Başkentin Ankara'ya taşınması Istanbul'un önemini değiştirmemiştir. Bu eşsiz şehir büyüleyici görünümü ile yaşamını devam ettirmektedir.

NE YENİR?

İstanbul mutfağı, Dünyanın önde gelen mutfaklarındandır. İmparatorluk başkenti olan kente ülkenin her yanından gelen malzemeler, ustalar, tarzlar, ve lezzetler Osmanlı Türk mutfağının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İmparatorluk mutfağının devamı olan ve yeni tatlara açık olan Osmanlı mutfağı her gün zenginleşmektedir.

İstanbul mutfağında, kuzu, koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav, börek çeşitleri, bulgur, kuru fasulye, zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı, döner kebap veya acılı, yoğurtlu, patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları, baklava, kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi, bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir.

İstanbul'da da çeşitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Rakı ve ayran, en meşhur iki Türk milli içkisidir. Her ikisi de süt rengindedir: Alkollü olanı rakı; su katınca beyazlaşan sert bir içkidir. Diğeri ise sulandırılmış yoğurttan imal edilen serinletici; ayrandır. Rakı aperatif olarak kuru yemiş veya kavun ve beyaz peynir ile, yemek süresinde çeşitli meze çeşitleri ile alınabilir, başka içkiler ile birlikte içilmez. Şarabın ve biranın ana yurdu Anadolu topraklarıdır.

Meşhur Türk Kahvesi, küçük fincanlarda sade veya şekerli misafirlere her firsatta ikram edilir. "Bir fincan kahvenin 40 yil hatırı vardır" sözü kahvenin Türkler tarafından bilinen kıvamı ile kullanılmaya başlandığı 16. yüzyıldan beri söylenmektedir.

LİNKLER

İstanbul Valiliği http://www.istanbul.gov.tr/

İstanbul Büyükşehir Belediyesi http://www.ibb.gov.tr/

Milli Eğitim Müdürlüğü http://www.istanbul-meb.gov.tr/

İstanbul Teknik Üniversitesi http://www.itu.edu.tr/

İstanbul Kültür Üniversitesi http://www.iku.edu.tr/

İstanbul Üniversitesi http://www.istanbul.edu.tr/

Maltepe Üniversitesi http://www.maltepe.edu.tr/

Marmara Üniversitesi http://www.marun.edu.tr/

Mimar Sinan Üniversitesi http://www.msu.edu.tr/

Boğaziçi Üniversitesi http://www.boun.edu.tr/

Koç Üniversitesi http://www.ku.edu.tr/

Bilgi Üniversitesi http://www.ibun.edu.tr/

Sabancı Üniversitesi http://www.sabanciuniv.edu.tr/

Yıldız Üniversitesi http://www.yildiz.edu.tr

Bağcılar Belediyesi http://www.bagcilar-bld.gov.tr

Bahçeşehir Belediyesi http://www.bahcesehir-bld.gov.tr

Bakırköy Belediyesi http://www.bakirkoy-bld.gov.tr

Bayrampaşa Belediyesi http://www.bayrampasa-bld.gov.tr

Beykoz Belediyesi http://www.beykoz-bld.gov.tr

Beyoğlu Belediyesi http://www.beyoglu-bld.gov.tr

Büyükçekmece Belediyesi http://www.bcekmece-bld.gov.tr

Çavuşbaşı Belediyesi http://www.cavusbasi-bld.gov.tr

Esenler Belediyesi http://www.esenler-bld.gov.tr

Esenyurt Belediyesi http://www.esenyurt-bld.gov.tr

Gaziosmanpaşa Belediyesi http://www.istanbulgop-bld.gov.tr

Kadıköy Belediyesi http://www.kadikoy-bld.gov.tr

Kartal Belediyesi http://www.kartal-bld.gov.tr

Ümraniye Belediyesi http://www.umraniye-bld.gov.tr

Uskudar Belediyesi http://www.uskudar-bld.gov.tr

Zeytinburnu Belediyesi http://www.zeytinburnu-bld.gov.tr

[8640 kişi okudu]
YORUMLAR
 
Daha güzellerini okumak istiyorsanız, lütfen yorumlarınızı yazın.

 

Yazarın Bu Bölümdeki Son Yazıları
Konu Tarih Hit Yorum
KARABÜK 25.02.2007 4988 2
AKSARAY 25.02.2007 3091 0
TRABZON 25.02.2007 3683 0
TOKAT 25.02.2007 2960 0
TEKİRDAĞ 25.02.2007 4353 0
SİVAS 25.02.2007 5960 0
SİNOP 25.02.2007 3962 0
SİİRT 25.02.2007 2573 0
SAMSUN 25.02.2007 3944 2
SAKARYA 25.02.2007 1601 0


Bu Kategorideki Son Yazılar
Konu Yazar Hit Yorum
HASANKEYF Çocukça dergisi 2588 1
BİNGÖL metin yüksel balaman 3503 1
ERZİNCAN Yunus Taner 5945 8
YAVRU VATAN KIBRIS MUHAMMET ÖZATA 2479 1
HaTaY burcu gök 2286 0
Ankara beyza dal 1795 0
Akşehir/ KONYA elif sevgican 6745 0
HATAY Burcu Gül 3757 0
ARNOLD TOYNBEE Ahmet Buğra Ilgaz 13548 3
GÜZEL EDİRNEM Mustafa Yücekaya 4649 2

Bu Bölümde En Çok Okunanlar
Konu Yazar Hit Yorum
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli Serdar Yıldırım 209423 15
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Efes Antik Kent Ömerhan Kaptanoğlu 65816 11
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ) Ülkü Duysak 50631 27
Bayrak Nahit Sarı 48466 6
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58

Bu Bölümde En Çok Yorumlananlar
Konu Yazar Hit Yorum
Haiti Mektupları - 35 Adnan Fahir Akyol 10569 221
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
Yazgülü KARALAR Refik Selimoğlu 12126 63
BİR SORU Ferda Anıl 6619 62
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58
İŞTE SORU Mert Çil 8340 53
Yasal Uyarı
Sitemizde yayınlanmakta olan ses, resim ve metinleri, bilgisayarınıza indirip kayıt edebilir ve ticari olmamak kaydıyla kişisel amaçla kullanabilirsiniz. Sitemizde yer alan metinlerin, ses dosyalarının, resimlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu eser, üyemiz Metta tarafından sitemize gönderilmiştir. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili hususlarda www.kalem.biz hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir. Sitemiz tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Bu eserin burada yasadışı olarak yayınlandığını düşünüyorsanız lütfen bizi uyarınız..  

Web Kalem - Edebiyat Okulu
     
Tüm köşe yazıları için tıklayın...
 
      Köşe Yazıları
Editör .
Artık Yazma Zamanı
 
Rıfkı Kaymaz
Kurbağa ile Fare
 
Ferit Kasim
Muhayyile
 
Sırrı Er
Çanakkale şiiri nerede ve nasıl yazıldı?
 
Ülkü Duysak
Bana
 
Erhan Şibik
Bir Çocuk Ağlar ve Kent Islanır
 
HALİS AYHANLI
Bir Başarı Öyküsü Başarı Kreş ve Anaokulu
 
Erdal Noyan
Yeni Evin Birincil Konuğu
 
Rümeysa Dolaş
Dört Mevsim İlle de İlkbahar
 
Oyhan Hasan Bıldırki
Mektup
 
Üzeyir Gündüz
DOLUNAYA KAFA TUTAN KEDİ
 
Erbay KÜCET
'Seksenler' Neyimiz Oluyor?
 
Osman Aytekin
Analar
 
Ayşegül Sözen Dağ
Ninemin Oyunu
 
Leyla Uğur Karaca
Günleriniz Aydın Olsun
 
Fatma Yangin Eksioglu
KAHRAMAN KORSAN
 
Nur Ersen
KARA TREN
 
Melike Cerit
Dedeme Nineme Mektup
 
     
Tüm Köşe Yazıları ...
  Tarihte Bugün  
    31 MART OLAYI (31 Mart 1909)
II. Meşrutiyet'in ilanı 33 senelik diktatörlük ile memleketi idar ...
  ------------------------- 31 MART OLAYI (31 Mart 1909)   1596 Fransı filozof ve matematikçi René Descartes (ö. 1650) doğdu.   1727 İngiliz matematikçi ve fizikçi Isaac Newton (d. 1643) öldü.   1732 Avusturya'lı besteci Franz Joseph Haydn (ö. 1809) doğdu.   1809 Rus yazar Nikolay Vasilyeviç Gogol (ö. 1852) doğdu.   1848 Margaret ve Kate Fox adlı iki kız kardeş, ruhlar dünyasıyla ilişki kurduklarını iddia ederek, ''ilk profesyonel medyumlar'' oldu.   1854 Amerikan Bağımsızlık Savaşı: Büyük Britanya hükümeti Boston, Massachusetts limanını kapattı.   1866 İspanyol donanması Şili'nin Valparaiso limanını bombaladı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100. yıldönümü için, Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100.yıldönümü için,Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1901 Avusturya Macaristan Başkonsolosu Emile Jelinek'in Daimler'e ısmarladığı 4 silindirli araç sahibine teslim edildi; Jelinek yeni aracına kızı ''Mercedes''in adını verdi.   1917 Alman hekim ve Nobel Ödülü sahibi Emil Adolf von Behring (d. 1854) öldü.   1917 ABD, Virgin Adaları'nın bir bölümünü Danimarka'dan 25 milyon ABD doları karşılığında satın aldı.   1920 İstanbul'un işgali üzerine Anadolu'ya geçen aydınlar arasında bulunan Yunus Nadi(Abalıoğlu) ile Halide Edip (Adıvar), yolda buluştuklarında, Ankara'ya ulaşır ulaşmaz, ''Anadolu Ajansı'' adıyla bir haber ajansı kurulmasını, Mustafa Kemal Paşa'ya önerm   1921 II. İnönü Savaşı'nda, Türk Ordusu'nun karşı taarruzu başladı.   1921 Milli Mücadele'de Yunanistan işgaline karşı, İkinci İnönü Savaşı, TBMM ordularının zaferiyle sonuçlandı.   1923 Londra'da toplanan İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye'nin 8 Mart'taki notasına cevap vererek, Lozan'da kesintiye uğrayan görüşmeleri sürdürmeye çağırdılar. Türkiye, çağrıyı 7Nisan'da kabul etti.   1925 Şeyh Sait Ayaklanması'nın olduğu bölgede, Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının ayrıca onay gerektirmeden yerine getirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi.   1925 Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi kuruldu.   1928 Torbalı'da 7.0 büyüklüğündeki depremde 50 kişi öldü.   1930 Afet (İnan) Hanım, partiye üye yazılan ilk kadın oldu.   1940 Bursa Gölbaşı Barajı hizmete girdi.   1944 Krom adlı yük gemisi Marmaris açıklarında torpillenerek batırıldı.   1954 ABD'li mucit Edwin Armstrong (d. 1890) öldü.   1954 Türkiye Demir ve Çelik Fabrikalarının haddehane, çelikhane ek binalarının temeli atıldı.   1956 Çataloğlu Santrali ikinci kısım tesisleri hizmete açıldı.   1959 Adana'da İncirlik NATO üssünde bir Amerikan askeri uçağı düştü;4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.   1961 "Akıl Hastası Ressamlar Sergisi" Bakırköy Akıl Hastanesi'nde açıldı.   1962 Fin politikacı Olli Rehn doğdu.   1963 Balkan Kros Şampiyonası'nda 10 bin metre yarışını Muharrem Dalkılıç kazandı.   1964 Türk Kadınlar Birliği tarafından Kız Teknik Öğretmen Okulu bahçesine Atatürk'ün valideleri Zübeyde Hanım'ın büstü dikildi.   1964 Türkiye-İngiltere Kredi Antlaşması imzalandı.   1965 Amerika Birleşik Devletleri hava üslerini Vietminh gerillalarından korumak için 3500 deniz piyadesini Vietnam'a gönderdi.   1975 Süleyman Demirel başkanlığında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nden oluşan Milliyetçi Cephe hükümeti Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından onaylanarak göreve başladı.   1975 Şair, yazar Munis Faik Ozansoy, 64 yaşında öldü.   1975 Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti (39. Hükümet), Süleyman Demirel başkanlığında kuruldu.   1977 Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki "mobilya yolsuzluğu" davasını incelemek üzere Meclis'te Soruşturma Hazırlıkları Komisyonu kuruldu.   1980 58 tutuklu Van Cezaevi'nden kaçtı, kaçanlardan 13'ü aynı gün yakalandı.   1987 Petrol-İş sendikasının 32 işyerinde daha grev uygulamaya başlamasıyla grevdeki işçi sayısı 9 bine, işyeri sayısı 57'ye yükseldi.   1990 9. İstanbul Film Festivali programında yer alan Yusuf Kurçenli'nin Karartma Geceleri filmi Denetim Kurulu tarafından yasaklandı.   1992 halkın emek partisi (hep) kökenli 14 milletvekili 31 Mart 1992 tarihinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa etti.   1993 Bu tarihe kadar Sırpların Boşnaklar üzerine uçak ve helikopterlerle 700`den fazla saldırı gerçekleştirdiğini tespit eden BM , şiddet kullanarak uçuş yasağını koyacağını açıkladı.   1995 Kuzey Irak harekatını izleyen Reuters haber ajansı muhabiri Fatih Sarıbaş ile Ajans France Press muhabiri Kadri Gürsel, Cizre-Nusaybin yolunu kesen pkk militanları tarafından kaçırıldı.   2000 Hindistan'da bulunan Başbakan Bülent Ecevit, 16 yaşından beri bu ülkeyi ziyaret etmeği düşlediğini belirterek, "Rüyalarım gerçek oldu" dedi. Ecevit ünlü Hintli şair Rabindranath Tagore'un şiirlerinden yaptığı çevrileriyle de biliniyor.   2001 ABD'li fizikçi ve Nobel Ödülü sahibi Clifford Shull (d. 1915) öldü.   2001 Eski Yugoslavya `nın Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç , başkent Belgrad`da gözaltına alındı.   2015 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz teröristlerce şehit edildi.  

Oğuz Moldur  
 
  Belirli Gün ve Haftalar  
   
Kitap
Uçur uçur beni kitap,
Sar, dörtbir yanımı,
Bilgiyle donat.

Al götür beni. < ...
 
  Rümeysa Düzel  
  Kauçuk ağacı  
    Kauçuktan ne elde edilir?
Kauçuk ağacı tropikal bölgelerde yetişir. Gövdesinde açılan çiziklerden lateks ...
 
  Enes Taşdemir  
  Misafir Defteri  
   
tek kelimeyle süper ödevim için işe yaradı saol ...
 
  büşra    
Deyimlerimiz
    tereciye tere satmak
. ...
 
  simge çetintürk  
  Bir Kitap  
    Eğlenceli Sorular
Ersin Osman SÖĞÜTLÜ
Sayılar ve sayı dizileri, Şekil ve kelime tamamlama gibi pek çok sorul ...
 
  Emre Pekün  
  Güzelim, adını kola kutularında arama. ...
Burak Şen
 
  Minik Kalemler
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Resimler
  Diğer
 Amatör Kalemler
 
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Diğer
 Usta Kalemler
 
  Yazı
  Öykü
  Şiir
  Derleme
  MASAL/FABL
  Galeri
  Diğer
  Çocuk Kitaplığı
  Kategoriye Göre
  Yazar Adına Göre
  Yayınevine Göre
 Ansiklopedik ve...
 
  Belirli Günler ve Haftalar
  Okul Öncesi
  Bilgi Küpü
  Deyimler ve Öyküleri
  Tarihte Bugün
  Linkler
  Gezi Notları
  Çocuk Edebiyatçıları
  Çocuk Edb. Araştırmaları
  Şehirlerimiz
  Başka
  English Articles
  Günlüğümden
  Matematik Yazıları
  Zeka Küpü
  Mizah Tükkanı
  Genç Tüketici
  Hobilerimiz
  Piyes
  Güzel Türkçemiz
  Duyurular
  Çocuk Yayınevleri
  Aile Bilgilendirme Platformu
 Galeri
  Objektiflerden
  Adam Olacak Çocuk
  Küçükken Büyünür
  Çeşitli
  Sözün Özü
  Hoşlanmadığımız Sözler
  Yanlış Sözler
  Duvar Yazıları
  Öğrenci Sözleri
  Yöresel Sözler
  Atasözleri
  Özdeyişler
  Bilmeceler
  Mesaj / Duyuru