web kalem - http://www.kalem.biz
  ANA SAYFA   İLETİŞİM   AKADEMİ KALEM   Français   Sık kullanılanlara ekle   Ana sayfa yap   Arkadaşına öner
  Kullanıcı Adı:  
  Şifre:  
 
Google
 
   
 
 
Web Kalem - Edebiyat Okulu
  DUYURULAR
    Teknik Destek İçin İletişim
Değerli Kalem Sakinleri;
Her türlü teknik s ...
 
  . b i z d e n  
 

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ANLARSIN başlıklı kayıt eklendi. [19.03.2017 12:37:40]

Abdullah Balkaş tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bir Güneş Batıyor Ömrümden başlıklı kayıt eklendi. [05.03.2017 22:46:28]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Fatma Söyler başlıklı kayıt eklendi. [01.03.2017 20:00:55]

Oya Oral tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Gri Sabahım başlıklı kayıt eklendi. [09.02.2017 21:02:28]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne “BU CÜMLE BEŞ KELİMEDEN OLUŞUYOR” başlıklı kayıt eklendi. [05.02.2017 14:19:33]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Miras başlıklı kayıt eklendi. [22.01.2017 16:30:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ağaç başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:21:19]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne En Acılı Gün Fırat Kalkanında başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:19:08]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ölüm Ötüşü başlıklı kayıt eklendi. [04.01.2017 23:08:07]

İSMAİL GÜN tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GÜNEŞLİ GÜNLER yahut ÇOCUKLUĞUM başlıklı kayıt eklendi. [01.01.2017 20:16:35]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Matiz başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2016 00:19:09]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bıktım Artık Yalnızlıktan başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2016 23:14:53]

Nur Ersen tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GEÇ KALACAĞIZ başlıklı kayıt eklendi. [20.12.2016 22:45:38]

pınar güden tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne yüksekova başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:16:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR KÖRPE CENAZE başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:09:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Geçmiş Zaman başlıklı kayıt eklendi. [07.12.2016 09:11:47]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İşsiz Tuşlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:43:24]

imdat ÇELİK tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Sustukça Susanlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:38:49]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yanıldık Bayım, Yanıldık Hanımefendi; Burası Orası Değil! başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:50:02]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hesablanmamış Rızkı İnsanlığımızın başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:47:50]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne ÖZ RİTİM başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:50:05]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne KARINCA başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:46:14]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne HAYAT DEĞİŞTİREN ÇİÇEK başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2016 11:03:22]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bıraktıklarım başlıklı kayıt eklendi. [01.11.2016 23:24:09]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne bulanık başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:51:26]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne KIYAMETLER başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:50:23]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne degerliydi gözyaşlarım başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:37:22]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Keloğlan Zenginler Ülkesinde başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:36:08]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aslı siyah mavi gök başlıklı kayıt eklendi. [22.10.2016 12:42:34]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Simitçi Çocuk başlıklı kayıt eklendi. [18.10.2016 04:09:19]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne sustum başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:44:43]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Süpürgeci Keloğlan başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:41:53]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Beceriksiz Cin başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:40:31]

Sümeyye Tekin tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yakın ölüm başlıklı kayıt eklendi. [12.10.2016 20:36:39]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne -15 Temmuz- başlıklı kayıt eklendi. [11.10.2016 16:35:58]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne YAZAR OSMAN AYTEKİN’DEN İKİ YENİ KİTAP! başlıklı kayıt eklendi. [08.10.2016 22:56:18]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Gitti başlıklı kayıt eklendi. [04.10.2016 00:01:43]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne KAÇMALI AMA... başlıklı kayıt eklendi. [02.10.2016 19:29:21]

Sefa Yetkin tarafından AMATÖR KALEMLER - Öyküler bölümüne Ölüm Yolu başlıklı kayıt eklendi. [29.09.2016 08:03:02]

Ayşegül Sözen Dağ tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Menekşe Bayramı başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:35:29]

M. Ali Köseoğlu tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Dört Mevsim Dört Yaprak başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:05:51]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:36:27]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:35:16]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Klişe başlıklı kayıt eklendi. [11.09.2016 21:28:51]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İntihar Listesi başlıklı kayıt eklendi. [15.08.2016 22:09:11]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aşk başlıklı kayıt eklendi. [08.08.2016 13:40:49]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne UĞRUNDA CANIMI ADARIM TÜRKİYEM başlıklı kayıt eklendi. [20.07.2016 23:29:12]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NE BİLSİN başlıklı kayıt eklendi. [18.07.2016 10:35:41]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kaplumbağanın İkinci Evi başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2016 16:21:38]

Attila Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Ol ! başlıklı kayıt eklendi. [30.06.2016 18:33:24]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Cumartesi Farkındalığı başlıklı kayıt eklendi. [14.06.2016 17:20:06]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YÜREĞİMİ YAR başlıklı kayıt eklendi. [07.06.2016 03:40:49]

Murat Fatih Yaşar tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İnsanoğlu başlıklı kayıt eklendi. [25.05.2016 23:02:12]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Kusurların En Mükemmelisin. başlıklı kayıt eklendi. [23.05.2016 21:37:36]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne BİR SİTİLİST TASARIMCININ ESERLERİ… başlıklı kayıt eklendi. [15.05.2016 11:10:22]

ayçin vicdanlı tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne bir annenin duası başlıklı kayıt eklendi. [10.05.2016 00:00:09]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne YAŞAM KAYNAĞIM başlıklı kayıt eklendi. [01.05.2016 23:05:31]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KültüR Birleşimİ 23 NisaN başlıklı kayıt eklendi. [24.04.2016 14:36:13]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sendendir Belki başlıklı kayıt eklendi. [20.04.2016 11:38:27]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne NEDEN Mİ MUTLU DEĞİL İLİŞKİLER? başlıklı kayıt eklendi. [13.04.2016 11:10:50]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Çağımızın Durumu başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:48:42]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne umudunu kaybetme başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:46:25]

Yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Herkes Çok Dertli Anladım başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:43:57]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KANASIN başlıklı kayıt eklendi. [03.04.2016 22:33:54]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne İYİLİK Mİ KÖTÜLÜK MÜ başlıklı kayıt eklendi. [30.03.2016 11:10:56]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ömür Buğusu başlıklı kayıt eklendi. [28.03.2016 22:09:13]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Ah Çanakkale~ başlıklı kayıt eklendi. [17.03.2016 21:06:21]

Sinem GÖKÇE tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:26:04]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne YEDİ KAHRAMAN başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:22:01]

Galip Yalçın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne BİL İSTEDİM başlıklı kayıt eklendi. [10.03.2016 21:00:22]

Mücahit Üzün tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Geceler Işıksız Karanlığa başlıklı kayıt eklendi. [24.02.2016 09:19:16]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Senden Bana Kalan başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:53:43]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:48:12]

Editör . tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:46:10]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR ADAM BEKLİYOR IŞIK ALTINDA başlıklı kayıt eklendi. [28.01.2016 15:57:28]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne Temizlik başlıklı kayıt eklendi. [12.01.2016 10:36:47]

Karani GÜNSUR tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Kaçış Yok başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:55:07]

Farah Mina ERTÜRK tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Aborjinler başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:47:51]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne ANNEM başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:44:10]

emircan emircan tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KİTAP SEVGİSİ başlıklı kayıt eklendi. [27.12.2015 23:05:11]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne ABLALIK başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2015 15:23:00]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne İNSAN başlıklı kayıt eklendi. [25.12.2015 11:37:37]

Mustafa YALÇIN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ne Güzel başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:19:21]

Nehir EREN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Liman başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:13:37]

Sevim Sude DOĞAN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ah Bu Deniz Var Ya başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:10:14]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AŞKIN RÜZGARI ESER başlıklı kayıt eklendi. [05.12.2015 02:35:06]

fatma aydınlı tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ONDAN KALAN (ÇOCUK TİYATROSU) başlıklı kayıt eklendi. [28.11.2015 15:11:35]

Sinem GÖKÇE tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [14.11.2015 20:35:37]

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:11:30]

Editör . tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:07:20]

Rumeysa Enise Ezberci tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sokak Hayatı:1 başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:04:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NAMUS DİYE BAKTIĞIMIZ başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2015 11:19:07]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Yalnızlık başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:59:47]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Filistin Gülümsemesi başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:57:01]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Vatan ve Cumhuriyet başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 22:02:27]

Erhan Şibik tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Şiir Gibi Çocuklar başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 05:44:52]

Deniz Eren Akkaya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AYRILIK başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 01:02:25]

fatma nur polat tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Help! help! başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:58:52]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KIZILELMA BİZİ BEKLİYOR başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:57:33]

 
  Güzel Türkçemiz
    SÖZCÜKTE ANLAM (devam)

*TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da m ...
 
  Piyes
    YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ)



EV SAHİBİ -Huuu! Komşuuu!
 
  Genç Tüketici
    Yön Mağazacılık (İstikbal Bayii) İçin Teşekkürler
Bu hafta sonu bazı ev eşyaları almak üzere ailecek ...
 
  Mizah Tükkanı
    KOMİK KEHANETLER
Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçya ...
 
  Zeka Küpü
    MANTIK SORULARI
Topkapı ya giderken yolda yedi karısı olan bir ada ...
 
  Matematik Yazıları
    KOLAY ÇARPMA ÖĞRENELİM

MATEMATİK TEKERLEME
2 x 1 = 2 hani ...
 
  Günlüğümden
    gülümsediğime bakma
insanlar zaman sürecinde kaybolmamak için kendisin ...
 
  English Articles
    SULTAN’S SIGNATURES, CALLIGRAPHY AND DECORATION ON COPPER

Rıfkı Kaymaz
Rıfkı Kaymaz was born 19 ...
 
  Okul Öncesi
    Çocukların Yetiştirilmesi
Bana göre bu ölümlü Dünyada en kalıcı olan insanla ...
 
  Şehirlerimiz
    HASANKEYF


İnsanlık tarihinin ilk ve en önemli ...
 
  Çocuk Edebiyatı
    ZEYNEL BEKSAǒIN ÇOCUK ŞİİRLERİ

Dr. Sabahattin ÇAĞIN
Dokuz Eylül Üniv ...
 
  Çocuk Edebiyatçıları
    Cahit UÇUK

17 Ağustos 1909 tarihinde Selanik’te doğdu. ...
 
  Gezi Notları
    Fildişi Mektupları – 15
Yeni ufuklarda hasbihâl edebilme ümidi ile can dos ...
 
  Ödevlerim
    Tuğra Nedir? Nasıl Okunur? Bölümleri...
TUĞRA
Osmanlı Padişahlarının isim ve lâkapl ...
 
  Son Aktif Üyelerimiz  
 
  fatma cskn  
  İslamalp  
  SaidThat  
  fnpolat  
  muzesen  
  Abdullah  
  15şenay  
  Rümeysa Dolaş rumeysadolas  
 
  Ziyaretçi  
   
  Üyelerimizden Bugün Doğanlar  
 
  Mervenur Süner mervenur Kutla  
  Fatma Zehra Öztürk Fatma Zehra ÖZT Kutla  
 
 
TÜRK DESTANLARI
Büşra Sungur
Yazdırılabilir sayfa

Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk Edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır. Türk edebiyat geleneği içinde "destan" terimi birden fazla nazım şekli ve türü için kullanılmış ve kullanılmaktadır. Eski Türk Edebiyatı nazım şekillerinden mesnevilerin bir bölümü ve manzum hikâyeler, Anonim edebiyatta ve Âşık edebiyatında koşma veya mâni dörtlükleri ile yazılan veya söylenen ferdî, sosyal,tarihi, acıklı veya gülünç olayları tahkiye tekniği ile çeşitli uslûplarla aktaran nazım türüne ve bu yazıda ele alınan kâinatın, insanlığın, milletlerin yaradılışını , gelişimini, hayatta kalma mücadelelerini ve çeşitli olay ve nesnelerle ilgili sebeb açıklayan ve Batı Edebiyatında "epope" terimiyle anılan eserlerin tamamı da Türk edebiyatı geleneği içinde "destan" adı ile anılmaktadır. Bütün dünya edebiyatlarının başlangıç eserleri olan destanlar, çeşitli konularda yaradılış hikâyeleri yanında, milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının millet muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginleştirilmiş uzun manzum hikayeleridir. Destanlar bütün bir milletin ortak mücadelesini ortak değerler, kurallar, anlamlar bütünlüğü içinde yorumladığı ve yaşatıldığı toplumun geçmişini ve geleceğini temsil ettiği için dünya edebiyatının en ülkücü eserleri olarak kabul edilirler. Destanlar her zaman tarihî gerçekleri doğru biçimde nakletmezler. Destanlarda tarihi olay ve kahramanlar milletin ortak bilinçaltının, vicdanının istek, beklenti ,doğruları ve değerleri ile idealleştirilir, eski hatıralarla birleştirilerek tarihî gerçekmiş gibi anlatılırlar.Her milletin millî kimlik ve nitelikleri, ortak dünya görüşü , hatıra ve beklentileri yanında kusurları ve yanlışları da destanlarına yansır. Cihangirlik tutkusu, kuvvet, binicilik ve savaşcılık yanında verdiği sözde durma , acizlere ve mağluplara hoşgörü ile yaklaşma, yardımcı olma Türk destanlarında dile getirilen ortak değer ve kabullerdir. Türk destanları,kâinatın, insanın, kadının ve erkeğin yaradılışı, Türk milletinin doğuşu, çeşitli Türk devletlerinin kuruluş gelişme, çöküşleri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebeb açıklayıcı efsaneyi de içinde barındırır. ilk örneklerinin manzum olduğu kabul edilen Türk destanlarından Kırgız Türkleri arasında yaşayan Manas destanı dışında bütünüyle günümüze gelebilen örnek bulunmamaktadır.Diğer Türk destanları çeşitli kaynaklarda özet, epizot, hatıra, kısaltılmış seçme metinler halinde bulunmaktadır.

Şu Destanı :

Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı iskender, iran'ı ve Türkistan'ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı şu idi. Bu Destan Türklerin iskender'le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatımaktadır. Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebeb açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır. Kaşgarlı Mahmud Divan ü Lügat-it Türk'de iskender'den Zülkarneyn olarak bahsetmektedir.Destanın tesbit edilebilen kısa metni şöyle özetlenebilir: iskender, Türk memleketlerini almak üzere harekete geçtiğinde Türkistan'da hükümdar şu isminde bir gençti. iskender'in gelip geçici bir akın düzenlediğine inanıyordu.Bu sebeble de iskender'le savaşmak yerine doğuya çekilmeği uygun bulmuştu. iskender'in yaklaştığı haberi gelince kendisi önde halkı da onu izleyerek doğuya doğru yol aldılar. Yirmi iki aile yurtlarını bırakmak istemedikleri için doğuya gidenlere katılmadılar. Giden gurubun izlerini takip ederek onlara katılmaya çalışan iki kişi bu 22 kişiye rastladı. Bunlar birbirleriyle görüşüp tartıştılar. 22 kişi bu iki kişiye: "Erler iskender gelip geçici bir kişidir. Nasıl olsa gelip geçer , o sürekli bir yerde kalamaz. Kal aç" dediler. Bekle , eğlen, dur anlamına gelen "Kalaç" bu iki kişinin soyundan gelen Türk boyunun adı oldu. iskender Türk yurtlarına geldiğinde bu 22 kişiyi gördü ve Türk'e benziyor anlamında " Türk maned " dedi.Türkmenlerin ataları bu 22 kişidir ve isimleri de iskender'in yukarıdaki sözünden kaynaklanmıştır. Aslında Türkmenler, Kalaçlarla birlikte 24 boydur ama Kalaçlar kendilerini ayrı kabul ederler. Hükümdar şu Uygurların yanına gitti. Uygurlar gece baskını yaparak iskender'in öncülerini bozguna uğrattılar.Sonra iskender ile şu barıştılar. iskender Uygur şehirlerini yaptırdı ve geri döndü. Hükümdar şu da Balasagun'a dönerek bugün şu adıyla anılan şehri yaptırdı ve buraya bir tılsım koydurttu. Bugün de leylekler bu şehrin karşısına kadar gelir, fakat şehri geçip gidemezler. Bu tılsımın etkisi hâlâ sürmektedir.

Bu destana göre iskender Türkistan'a geldiğinde Türkmenlerin dışındaki Türkler doğuya çekilmişlerdi. iskender Türkistanda mukavemetle karşılaşmamış bu sebeble de ilerlememiştir. Büyük ölçüde çadırlarda yaşayan Türkler iskender'in seferinden sonra şehirler kurmuş ve yerleşik hayatı geliştirmişlerdir.

Hun - Oğuz Destanı :

Oğuz Kağan destanı M.Ö. 209-174 tarihleri arasında hükümdarlık yapmış olan Hun hükümdarı Mete'nin hayatı etrafında şekillenmiştir. Bütün Türk destanlarında olduğu gibi bu destanın da ilk şekli günümüze ulaşmamıştır. Bugün, elimizde Oğuz destanının üç varyantı bulunmaktadır. XIII ile XVI yüzyıllar arasında Uygur harfleriyle yazılmış ve islâmiyetten önceki inancı yansıtan varyantın ilk örneği temsil ettiği kabul edilebilir. XIV. yüzyıl başında yazıldığı bilinen Reşîdeddîn'in Câmiüt-Tevârih adlı eserinde yer alan Farsça Oğuz Kağan Destanı islâmî varyantların ilkini temsil etmektedir. Oğuz Kağan Destanının üçüncü varyantı ise XVII. yüzyılda Ebü'l-Gazî Bahadır Han tarafından Türkmenler arasındaki sözlü rivayetlerden ve önceki yazmalardan faydalanarak yazılmıştır.

Oğuz Kağan Destanının islâmiyet Öncesi Rivayeti Ay Kağan'ın yüzü gök , ağzı ateş, gözleri elâ ,saçları ve kaşları kara perilerden daha güzel bir oğlu oldu. Bu çocuk annesinden ilk sütü emdikten sonra konuştu ve çiğ et ,çorba ve şarap istedi.Kırk gün sonra büyüdü ve yürüdü. Ayakları öküz ayağı , beli kurt beli, omuzları samur omzu, göğsü ayı göğsü gibiydi. Vücudu baştan aşağı tüylüydü. At sürüleri güder ve avlanırdı. Oğuz'un yaşadığı yerde çok büyük bir orman vardı. Bu ormanda çok büyük ve güçlü bir gergedan yaşıyordu. Bir canavar gibi olan bu gergedan at sürülerini ve insanları yiyordu. Oğuz cesur bir adamdı. Günlerden bir gün bu gergadanı avlamağa karar verdi. Kargı, yay, ok, kılıç ve kalkanını aldı ve ormana gitti. Bir geyik avladı ve onu söğüt dalı ile ağaca bağladı ve gitti. Tan ağarırken geldiğinde gergedanın geyiği almış olduğunu gördü. Daha sonra Oğuz, avladığı bir ayıyı altın kuşağı ile ağaca bağladı ve gitti. Tan ağarırken geldiğinde gergedanın ayıyı da aldığını gördü. Bu sefer kendisi ağacın altında bekledi. Gergedan geldi ve başı ile Oğuz'un kalkanına vurdu. Oğuz kargı ile gergedanı öldürdü. Kılıcı ile başını kesti. Gergedanın barsaklarını yiyen ala doğanı da oku ile öldürdü ve başını kesti. Günlerden bir gün Oğuz Kağan Tanrıya yalvarırken karanlık bastı. Gökten bir gök ışık indi. Güneşden ve aydan daha parlaktı. Bu ışığın içinde alnında kutup yıldızı gibi parlak bir ben bulunan çok güzel bir kız duruyordu. Bu kız gülünce gök tanrı da gülüyor, kız ağlayınca gök tanrı da ağlıyordu.Oğuz bu kızı sevdi ve bu kızla evlendi. Günler ve gecelerden sonra bu kız üç oğlan çocuk doğurdu. Çocuklara Gün, Ay ve Yıldız isimlerini verdiler. Oğuz ormanda ava çıktığı günlerden birinde göl ortasında bir ağaç gördü. Ağacın kovuğunda gözü gökten daha gök, saçı ırmak gibi dalgalı, inci gibi dişli bir kız oturuyordu. Yeryüzü halkı bu kızın güzelliğini görse dayanamaz ölüyoruz derlerdi. Oğuz bu kızı sevdi ve onunla evlendi. Günlerden gecelerden sonra Oğuz'un bu kızdan da üç oğlu oldu. Bu çocuklara Gök, Dağ ve Deniz isimlerini koydular.

Oğuz Kağan büyük bir toy(şenlik) verdi. Kırk masa ve kırk sıra yaptırdı.Çeşit çeşit yemekler,şaraplar, tatlılar, kımızlar yediler ve içtiler.Toydan sonra Beylere ve halka Oğuz Kağan şunları söyledi:

Ben sizlere kağan oldum

Alalım yay ile kalkan

Nişan olsun bize buyan

Bozkurt olsun bize uran

Av yerinde yürüsün kulan

Dana deniz, daha müren

Güneş bayrak gök kurıkan

Oğuz Kağan bu toydan sonra dünyanın dört bir tarafına elçilerle şu mektubu gönderdi:" Ben Uygurların kağanıyım ve yeryüzünün dört köşesinin kağanı olmam gerekir. Sizden itaat dilerim. Kim benim emirlerime baş eğerse, hediyelerini kabul eder ve onu dost edinirim. Kim baş eğmezse, gazaba gelirim. Onu düşman sayarım. Onunla savaşır ve yok ettiririm". Yine o zamanlarda sağ yanda bulunan Altun Kağan, Oğuz Kağan'a pek çok altın gümüş ve değerli taşlar hediye etti ve ona itaat ederek dostluk kurdu. Oğuz Kağanın sol yanında ise askerleri ve şehirleri çok olan Urum Kağan vardı. Urum Kağan Oğuz Kağanı dinlemezdi. Oğuz Kağan'ın isteklerini gene kabul etmedi. Oğuz Kağan gazaba geldi, bayrağını açtı ve askerleriyle birlikte Urum Kağana doğru yürüdü.Kırk gün sonra Buz Dağ'ın eteklerine geldi. Çadırını kurdurdu ve sessizce uyudu. Tan ağarınca Oğuz Kağanın çadırına güneş gibi bir ışık girdi.O ışıktan gök tüylü gök yeleli büyük bir erkek kurt çıktı. Kurt: " Ey Oğuz, sen Urum üzerine yürümek istiyorsun; Ey Oğuz ben senin önünde yürüyeceğim."dedi. Bunun üzerine Oğuz çadırını toplattırdı ve ordusuyla birlikte kurdu izlediler. Gök tüylü gök yeleli büyük erkek kurt itil Müren denizi yakınındaki Kara dağın eteğinde durdu. Urum Hanın ordusu ile Oğuz Kağanın ordusu arasında büyük savaş oldu. Oğuz Kağan savaşı kazandı, Urum Hanın hanlığını ve halkını aldı.Oğuz Kağan ve askerleri Gök tüylü ve gök yeleli kurdu izleyerek itil ırmağına geldiler. Oğuz Kağan'ın beylerinden Uluğ Ordu bey itil ırmağını geçmek için ağaçlardan sal yaptı ve böylece karşıya geçtiler. Oğuz'un bu buluş hoşuna gittiği için bu Uluğ Ordu Bey'e "Kıpçak" adını verdi. Gök tüylü gök yeleli kurdu izleyerek yeniden yola devam ettiler. Oğuz Kağan'ın çok sevdiği alaca atı Buz Dağa kaçtı. Oğuz Kağanın çok üzüldüğünü gören kahraman beylerinden biri Buz Dağa çıktı ve dokuz gün sonra alaca atı bularak geri döndü. Oğuz Kağan atını ve karlarla örtünmüş kahraman beyi görünce çok sevindi. Atını getiren bu beye: " Sen buradaki beylere baş ol. Senin adın ebediyen Karluk olsun." dedi. Bir süre ilerledikten sonra gök tüylü ve gök yeleli erkek kurt durdu. Çürçet yurdu adı verilen bu yerde Çürçetlerin kağanı ve halkı Oğuz Kağana boyun eğmeyince büyük savaş oldu. Oğuz Kağan, Çürçet Kağını yendi ve halkını kendisine bağladı. Oğuz Kağan, ordusunun önünde yürüyen bu gök tüylü gök yeleli erkek kurdla Hint, Tangut, Suriye, güneyde Barkan gibi pek çok yeri savaşarak kazandı ve yurduna kattı. Düşmanları üzüldü, dostları sevindi. Pek çok ganimet ve atla evine döndü. Günlerden bir gün Oğuz Kağanın tecrübeli bilge veziri Uluğ Bey rüyasında bir altın yay ve üç gümüş ok gördü. Altın yay gün doğusundan gün batısına kadar uzanıyordu. Üç gümüş ok da kuzeye doğru gidiyordu.Oğuz Kağan bu rüyayı dinleyince yurdunu oğulları arasında paylaştırdı.

Köktürk Destanı

Köktürklerle ilgili tesbit edilen destanın iki farklı rivayeti bulunmaktadır. Çin kaynaklarında tesbit edilen varyant "Bozkurt", Ebü'l-Gâzi Bahadır Han tarafından tesbit edilen varyant şecere-i Türk'te ise "Ergenekon" adıyla verilmiştir.

Ergenekon Destanı

Moğol ilinde Oğuz Han soyundan il Han'ın hükümdarlığı sırasında Tatarların hükümdarı Sevinç Han Moğol ülkesine savaş açtı. ilhan'ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak yendi. ilhanın ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalnız il Han'ınn küçük oğlu Kıyan ve eşi ile yeğeni Nüküz ile eşi kaçıp kurtulmayı başardılar.Düşmanın, onları bulamayacağı bir yere gitmeğe karar verdiler. Yabanî koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağıda dar bir geçite vardılar. Bu geçitten geçerek içinde akar sular,pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyva ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrıya şükrettiler ve burada kalmağa karar verdiler. Dağın doruğu olan bu yere dağ kemeri anlamında "Ergene" kelimesiyle "dik" anlamındaki "Kon" kelimesini birleştirerek "Ergenekon" adını verdiler. Kıyan ve Nüküz'ün oğulları çoğaldı. Dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılarki Ergenekon'a sığamadılar.Atalarının buraya geldiği geçitin yeri unutulmuştu.Ergenekon'un çevresindeki dağlarda geçit aradılar. Bir demirci, dağın demir kısmı eritirlerse yol açılabileceğini söyledi. Demirin bulunduğu yere bir sıra odun, bir sıra kömür dizdiler ve ateşi yaktılar. Yetmiş yere koydukları yetmiş körükle hep birden körüklediler.Demir eridi, yüklü bir deve geçecek kadar yer açıldı.ilhan'ın soyundan gelen Türkler yeniden güçlenmiş olarak eski yurtlarına döndüler, atalarının intikamını aldılar. Egenekondan çıktıkları gün olan 21 martta her yıl bayram yaptılar. Bu bayramda bir demir parçasını kızdırırlar, demir kıpkırmızı olunca önce Hakan daha sonra beyler demiri örsün üstüne koyarak döğerler. Bugün hem yeniden özgür hem de bahar bayramı olarak hala kutlanmaktadır.

Uygur Destanları

Uygurlara âit Türeyiş ve Göç isimli iki destan parçası tesbit edilmiştir.Türeyiş parçası Çin kaynaklarından Göç ise hem Çin hem iran kaynaklarında bulunmaktadır.

Türeyiş Destanı

Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini düşünüyordu. Bu sebeble ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya yerleştirdi. Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğu düşüncesiyle kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların sesi kurt sesine benzerdi.

Göç Destanı

Uygurların yurdunda "Hulin" isimli bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge isimli iki ırmak çıkardı. Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökten ilâhi bir ışık indi. iki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkkatle izlediler. Ağacın gövdesinde şişkinlik oluştu, ilâhi ışık dokuz ay on gün şişkinlik üzerinde durdu. Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin halk mutlu oldu. Çok zaman geçti. Yuluğ Tiğin isimli bir prens hükümdar oldu. Çinlilerle çok savaştı. Bu savaşlara son vermek için Oğlu Galı Tigini bir Çin prensesi ile evlendirmeğe karar verdi. Çinliler , prensese karşılık hükümdardan Tanrı dağının eteğindeki Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istediler. Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler. Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin'e taşıdılar. Memleketteki bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu . Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar.

Buraya kadar kısaca tanıtmağa çalıştığımız Türklerin ilk dönem edebî eserleri olan Yaratılış, Alp Er Tunga, şu, Oğuz Kağan, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları bugünkü bütün Türk Cumhuriyet ve Topluluklarının ortak destanları olarak kabul edilmektedir. Büyük bir ihtimalle XV. yüzyılda yazıya geçirildiği kabul edilen "Dede Korkut Hikâyeleri" nin Hun-Oğuz Destan dâiresinden ayrılmış destan parçası olduğu görüşü oldukça yaygındır. Dede Korkut Hikâyeleri ve bu hikâyelerin hem anlatıcısı hem de kahramanlarından biri olan Dede Korkut bütün Türk dünyasında ortak olarak tanınan sözlü ve yazılı gelenekte yaşatılan önemli eserlerden biridir. Türklerin X. yüzyılda büyük kitleler halinde islâmiyeti kabul etmelerinden ve Oğuzların büyük bir bölümünün batıya bugünkü Anadolu topraklarına göçmelerinden sonra gerek Orta Asyada gerek Anadolu , Balkanlar ve Orta Doğuda, Türkler farklı siyasî birlikler içinde yaşamışlardır. X. yüzyıldan sonra teşekkül eden destanlardan Köroğlu dışındakiler Türk topluluk ve guruplarının iletişimleri ölçüsünde yaygınlaşmıştır. Köroğlu destanı XVI. yüzyılda Anadolu'da teşekkül etmiş ve hemen hemen bütün Türk dünyası tarafından benimsenmiş ve çeşitlenerek yaşatılmaktadır.

İslâmiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han X. yüzyılda islâmiyeti resmen devlet dini olarak kabul etmiştir. islâmiyetten sonra ilk teşekkül eden destan da bu hükümdarın islâmiyeti kabul ve yaymak için yaptığı mücadelelerin efsanelerle zenginleştirilerek anlatımıyla doğmuştur. Bu destanın bir elyazmasında bulunan metni kısaca şöyle özetlenebilir :

Satuk Buğra Han Destanı

Hz. Muhammed kanatlı atı Burak'ın sırtında göklere yükseldiği "Mirâc Gecesinde" gök katlarında kendinden önceki peygamberleri görür. Bunlar arasında birini tanıyamaz ve Cebrail'e bunun kim olduğunu sorar.

Cebrail :

" Bu peygamber değildir. Bu sizin ölümünüzden üç asır sonra dünyaya inecek olan bir ruhtur. Türkistan'da sizin dininizi yayacak olan bu ruh " Abdülkerim Satuk Buğra Han" adını alacaktır." Hz. Muhammed yeryüzüne döndükten sonra hergün islâmiyeti Türk ülkesine yayacak olan bu insan için dua etti. Hz. Muhammed'in arkadaşları da bu ruhu görmek istediler. Hz. Muhammed dua etti. Başlarında Türk başlıkları bulunan silâhlı, kırk atlı göründü. Satuk Buğra Han ve arkadaşları selâm verip uzaklaştılar. Bu olaydan üç asır sonra Satuk Buğra Han, Kaşgar Sultanının oğlu olarak dünyaya geldi. Satuk Buğra Hanın doğduğu gün yer sarsılmış, mevsim kış olduğu halde bahçeler , çayırlar çiçeklerle örtülmüştü. Falcılar bu çocuğun büyüyünce müslüman olacağını söyleyerek öldürülmesini isterler. Satuk Buğra Hanı, annesi : " Müslüman olduğu zaman öldürürsünüz." diyerek ölümden kurtarır.

Satuk Buğra Han ı2 yaşında arkadaşlarıyla birlikte ava çıkmağa başlar. Avda oldukları günlerden birinde kaçan bir tavşanın arkasından hızla koşarken arkadaşlarından uzaklaşır. Kaçan tavşan durur ve bir ihtiyar insan görünümü kazanır.Satuk Buğra Han'ın sonradan Hızır olduğunu anladığı bu yaşlı kişi ona müslüman olmasını öğütler ve islâmiyeti anlatır. Satuk Buğra, Kaşgar hükümdarı olan amcasından islâmiyeti kabul etmesini ister. Kaşgar Hanı, müslüman olmayacağını söyler. Satuk Buğra Han'ın işaretiyle yer yarılır ve hükümdar toprağa gömülür. Satuk Buğra Han hükümdar olur ve bütün Türk ülkeleri onun idaresinde islâmiyeti kabul ederler. Satuk Buğra Han, ömrünü müslümanlığı yaymak için mücadele ile geçirmiştir. Menkabelere göre Satuk Buğra Han'ın düşmana uzatıldığında kırk adım uzayan bir kılıcı varmış ve savaşırken etrafına ateşler saçıyormuş. 96 yaşında Tanrıdan davet almış bu sebeble Kaşgar'a dönmüş ve hastalanarak burada ölmüştür.

Manas Destanı

Kırgız Türkleri arasında doğan Manas destanı Kazak-Kırgız Türk kültür dâiresi içinde bugün de bütün canlılığı ile yaşamaktadır. Bu destanın XI ile XII. yüzyıllarda meydana geldiği düşünülmektedir. Destanın kahramanı Manas da, Oğuz Kağan destanının islâmî rivayetindeki ve Satuk Buğra Han gibi islâmiyeti yaymak için mücadele eden bir kahramandır. Böyle olmakla beraber Manas destanında islâmiyet öncesi Türk kültür , inanç ve kabullerinin tamamını görmek mümkündür. Bazı varyantları 4oo.ooo mısra olan Manas destanı Türk-Bozkır medeniyetinin Kazak -Kırgız dâiresinin kültür belgeseli niteliğindedir.

Cengiz-nâme

Ortaasya'da yaşayan Türk boyları arasında XIII. yüzyılda doğup gelişmiştir. Cengiznâme Moğol hükümdarı Cengiz'in hayatı, kişiliği ve fetihleri ile ilgili olarak Cengiz'in oğulları tarafından idare edilen Türkler tarafından meydana getirilmiştir. Orta Asya'da yaşayan Türkler özellikle de Başkurd, Kazak ve Kırgız Türkleri, Cengiz destanını çok severek günümüze kadar yaşatmışlardır. Cengiz-nâme'de, Cengiz bir Türk kahramanı olarak kabul edilmekte ve hikâye Türk tarihi gibi anlatılmaktadır. Cengiz, Uygur Türeyiş destanının kahramanları gibi gün ışığı ile Kurt-Tanrı'nın çocuğu olarak doğar. Cengiz-nâme, Moğol Hanlarının destanî tarihi olarak kabul edildiğinden tarih araştırıcılarının da dikkatini çekmiştir. XVII. yüzyılda Orta Asya Türkçesinin değerli yazarı Ebü'l Gâzi Bahadır Han, "şecere-i Türk" adlı eserinde "Cengiz-Nâme"nin ı7 varyantını tesbit ettiğini söylemektedir. Bu bilgi, bu destanın, Orta Asya'daki Türkler arasındaki yaygınlığını göstermektedir. Orta Asya Türkleri, Cengiz'i islâm kahramanı olarak da görmüşler ve ona kutsallık atfetmişlerdir. Batıdaki Türkler tarafından ise Cengiz hiç sevilmemiştir. Arap tarihçilerinin, bu hükümdarı islâm düşmanı olarak göstermeleri ve tarihî olaylar onun sevilmemesinde etkili olmuştur. Moğolların Anadoluya saldırgan biçimde gelip ortalığı yakıp yıkmaları, Bağdat'ın önce Hülâgu daha sonra Timurlenk tarafından yakılıp yıkılması, Timurlenk'in Yıldırım Beyazıd'la sebebsiz savaşı gibi tarihi gerçekler, Cengiz'in de diğer Moğollar gibi sevilmemesine sebeb olmuştur. Cengiz-Nâme batıda yaşayan Türkler'in hafıza ve gönüllerinde yer almamıştır. "Cengiz-Nâme"nin Orta Asya Türkleri arasında bir diğer adı da " Dâstân-ı Nesl-i Cengiz Han"dır.

Edige

Bu destanda XIII yüzyılda Hazar denizi kıyısında kurulan Altınordu Hanlığının XV. yüzyılda Timurlular tarafından yıkılışı anlatılmaktadır. Destanın adı, Altınordu Hanı ve bu destanın kahramanı Edige Mirza Bahadır'a atfen verilmiştir. Edige Mirza Bahadır'ın devletini ayakta tutabilmek için yaptığı büyük mücadeleler, ölümünden sonra XV. yüzyılda destan haline getirilmiştir. 1820'yılından itibaren yazıya geçirilen Edige destanının Kazak-Kırgız, Kırım, Nogay, Türkmen, Kara Kalpak, Başkırt olmak üzere altı rivâyeti tesbit edilmiştir Çeşitli Türk guruplar arasında Alp Er Tunga ve Oğuz Kağan gibi ilk Türk destanlarının izlerini taşıyan Türk kahramanlık dtünya görüşünü temsil eden burada bahsi geçenler kadar yaygınlaşmamış ortak edebiyat geleneği içinde yer almamış pek çok başka destan örneği bulunmaktadır. Osmanlı sahasında destandan hikâyeye geçişte ara türler olarak da nitelendirilen çok tanınmış ve bir çok Türk topluluklarınca da bilinen Köroğlu örneği yanında daha sınırlı alanlarda tesbit edilen Danişmendname , Battalname gibi ilgi çekici örnekler de bulunmaktadır.

Battal-Nâme

Bu destanın kahramanı Türkler arasında Battal Gâzi adıyla benimsenmiş bir Arap savaşcısıdır. Asıl destan, VIII. yüzyılda, Emevî'lerin hırıstıyanlarla yaptıkları savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermiş Abdullah isimli bir kişiyle ilgili olarak doğmuştur. Battal arapça kahraman demektir, Battal Gâzi, Arap kahramanına verilen unvanlardır. Türklerin müslüman olmalarından sonra Battal Gâzi destan tipi Türkleştirilmiş önceki destan epizotlarıyla zenginleştirilmiş ve anlatım geleneği içine alınmıştır. XII ve XIII yüzyıllarda Battal-Nâme adı ile ve nesir biçimi yazıya geçirilmiştir. Hikâyeci âşıkların repertuarlarında da yer almıştır.Seyyid Battal adıyla da anılan bu kahraman hem çok bilgili, çok dindar ve cömertdir. Müslümünlığı yaymak için yaptığı mücadelelerde insanların yanında büyücü, cadı ve dev gibi olağanüstü güçlerle de savaşır. " Aşkar Devzâde" isimli atı da kendisi gibi kahramandır. Arap, Fars ve Türklerin X-XX. yüzyıllar arasında oluşturdukları ortak islâm kültür dâiresinin ürünlerinden biri olmakla beraber Orta Asya'da yaşayan Türk guruplar arasına da yayılarak Türk kabul ve değerleriyle kaynaşmıştır.

Dânişmendnâme

Anadolunun fethini ve bu mücadelenin kahramanlarını anlatan, X11. yüzyılda sözlü olarak şekillenen X111. yüzyılda yazıya geçirilen islâmî Türk destanlarındandır. Danişmendnâme'de hikâye edilen olayların tarihi gerçeklere uygunluğu, kahramanlarının yaşamış Türk beyleri olmalarından, Anadolu coğrafyasının gerçek isimleriyle anılmasından dolayı uzun süre tarih kitabı olarak nitelendirilmiştir. Köroğlu metni destan adıyla anılmakla ve bazı destanî niteliklere de sahib olmakla birlikte XX. yüzyılda Anadolu'dan derlenen örnekleri daha çok halk hikâyesi geleneğine yakındır. Anadolu'da hikâyeci âşıklar tarafından 24 kol halinde anlatılan hikâyesinin özeti kısaca şöyledir :

Köroğlu Destanı

Bolu beyi, güvendiği seyislerinden biri olan Yusuf'a : " Çok hünerli ve değerli bir at bul ." emrini verir. Seyis Yusuf, uzun süre Bolu beyinin isteğine uygun bir at arar. Büyüdüklerinde istenen niteliklere sahip olacağına inandığı iki tay bulur ve bunları satın alır. Bolu beyi bu zayıf tayları görünce çok kızar ve seyis Yusuf'un gözlerine mil çekilmesini emreder. Gözleri kör edilen ve işinden kovulan Yusuf, sıska taylarla birlikte evine döner. Oğlu Ruşen Ali'ye verdiği talimatlarla tayları büyütür. Babası kör olduğu için Köroğlu takma adıyla anılan Ruşen Ali, babasının isteğine göre atları yetiştirir. Taylardan biri olağanüstü bir at haline gelir ve Kırat adı verilir. Kırat da destan kahramanı Köroğlu kadar ünlenir. Seyis Yusuf, Bolu beyinden intikam almak için gözlerini açacak ve onu güçlü kılacak üç sihirli köpüğü içmek üzere oğlu ile birlikte pınara gider. Ancak, Köroğlu babasına getirmesi gereken bu köpükleri kendisi içer, yiğitlik, şâirlik ve sonsuz güç kazanır. Babası kaderine rıza gösterir ancak oğluna mutlaka intikamını almasını söyler. Köroğlu Çamlıbel'e yerleşir, çevresine yiğitler toplar ve babasının intikamını alır. Hayatını yoksul ve çaresizlere yardım ederek geçirir. Halk inancına göre silâh icat edilince mertlik bozuldu demiş kırklara karışmıştır. Çeşitli dönemlere ve farklı siyâsî birlikler sahip Türk gurubları arasında tesbit edilen Türk destanlarının kısaca tanıtımı ve özeti bu kadardır.

[4555 kişi okudu] [1 kişi yorum yaptı]
YORUMLAR

scorpion03
(28.01.2009 12:32:43)

merhaba büşra emeğinden ötürü teşekkür ederim.faydalı yazılarının devamı bekliyoruz.
saygılarımla.
iyi çalışmalar.

 
Daha güzellerini okumak istiyorsanız, lütfen yorumlarınızı yazın.

 

Yazarın Bu Bölümdeki Son Yazıları
Konu Tarih Hit Yorum
ÇOCUKTA GÜVEN DUYGUSU 16.02.2013 3930 1
OTORİTEYİ ELE GEÇİREN ÇOCUK 16.02.2013 3140 0
Danino Reklamları 25.02.2007 20511 19
TEMEL FIKRASI 01.02.2007 2005 1
Dil Bilgisi 01.02.2007 1755 1
Şenol Güneş 01.02.2007 2498 3
Temizlikçi Kadın 01.02.2007 2559 0
Kim Daha Zeki 01.02.2007 1851 0


Bu Kategorideki Son Yazılar
Konu Yazar Hit Yorum
HASANKEYF Çocukça dergisi 2588 1
BİNGÖL metin yüksel balaman 3503 1
ERZİNCAN Yunus Taner 5945 8
YAVRU VATAN KIBRIS MUHAMMET ÖZATA 2479 1
HaTaY burcu gök 2286 0
Ankara beyza dal 1795 0
Akşehir/ KONYA elif sevgican 6745 0
HATAY Burcu Gül 3757 0
ARNOLD TOYNBEE Ahmet Buğra Ilgaz 13548 3
GÜZEL EDİRNEM Mustafa Yücekaya 4649 2

Bu Bölümde En Çok Okunanlar
Konu Yazar Hit Yorum
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli Serdar Yıldırım 209423 15
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Efes Antik Kent Ömerhan Kaptanoğlu 65816 11
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ) Ülkü Duysak 50631 27
Bayrak Nahit Sarı 48466 6
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58

Bu Bölümde En Çok Yorumlananlar
Konu Yazar Hit Yorum
Haiti Mektupları - 35 Adnan Fahir Akyol 10569 221
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
Yazgülü KARALAR Refik Selimoğlu 12126 63
BİR SORU Ferda Anıl 6619 62
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58
İŞTE SORU Mert Çil 8340 53
Yasal Uyarı
Sitemizde yayınlanmakta olan ses, resim ve metinleri, bilgisayarınıza indirip kayıt edebilir ve ticari olmamak kaydıyla kişisel amaçla kullanabilirsiniz. Sitemizde yer alan metinlerin, ses dosyalarının, resimlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu eser, üyemiz Büşra Sungur tarafından sitemize gönderilmiştir. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili hususlarda www.kalem.biz hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir. Sitemiz tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Bu eserin burada yasadışı olarak yayınlandığını düşünüyorsanız lütfen bizi uyarınız..  

Web Kalem - Edebiyat Okulu
     
Tüm köşe yazıları için tıklayın...
 
      Köşe Yazıları
Editör .
Artık Yazma Zamanı
 
Rıfkı Kaymaz
Kurbağa ile Fare
 
Ferit Kasim
Muhayyile
 
Sırrı Er
Çanakkale şiiri nerede ve nasıl yazıldı?
 
Ülkü Duysak
Bana
 
Erhan Şibik
Bir Çocuk Ağlar ve Kent Islanır
 
HALİS AYHANLI
Bir Başarı Öyküsü Başarı Kreş ve Anaokulu
 
Erdal Noyan
Yeni Evin Birincil Konuğu
 
Rümeysa Dolaş
Dört Mevsim İlle de İlkbahar
 
Oyhan Hasan Bıldırki
Mektup
 
Üzeyir Gündüz
DOLUNAYA KAFA TUTAN KEDİ
 
Erbay KÜCET
'Seksenler' Neyimiz Oluyor?
 
Osman Aytekin
Analar
 
Ayşegül Sözen Dağ
Ninemin Oyunu
 
Leyla Uğur Karaca
Günleriniz Aydın Olsun
 
Fatma Yangin Eksioglu
KAHRAMAN KORSAN
 
Nur Ersen
KARA TREN
 
Melike Cerit
Dedeme Nineme Mektup
 
     
Tüm Köşe Yazıları ...
  Tarihte Bugün  
    31 MART OLAYI (31 Mart 1909)
II. Meşrutiyet'in ilanı 33 senelik diktatörlük ile memleketi idar ...
  ------------------------- 31 MART OLAYI (31 Mart 1909)   1596 Fransı filozof ve matematikçi René Descartes (ö. 1650) doğdu.   1727 İngiliz matematikçi ve fizikçi Isaac Newton (d. 1643) öldü.   1732 Avusturya'lı besteci Franz Joseph Haydn (ö. 1809) doğdu.   1809 Rus yazar Nikolay Vasilyeviç Gogol (ö. 1852) doğdu.   1848 Margaret ve Kate Fox adlı iki kız kardeş, ruhlar dünyasıyla ilişki kurduklarını iddia ederek, ''ilk profesyonel medyumlar'' oldu.   1854 Amerikan Bağımsızlık Savaşı: Büyük Britanya hükümeti Boston, Massachusetts limanını kapattı.   1866 İspanyol donanması Şili'nin Valparaiso limanını bombaladı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100. yıldönümü için, Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100.yıldönümü için,Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1901 Avusturya Macaristan Başkonsolosu Emile Jelinek'in Daimler'e ısmarladığı 4 silindirli araç sahibine teslim edildi; Jelinek yeni aracına kızı ''Mercedes''in adını verdi.   1917 Alman hekim ve Nobel Ödülü sahibi Emil Adolf von Behring (d. 1854) öldü.   1917 ABD, Virgin Adaları'nın bir bölümünü Danimarka'dan 25 milyon ABD doları karşılığında satın aldı.   1920 İstanbul'un işgali üzerine Anadolu'ya geçen aydınlar arasında bulunan Yunus Nadi(Abalıoğlu) ile Halide Edip (Adıvar), yolda buluştuklarında, Ankara'ya ulaşır ulaşmaz, ''Anadolu Ajansı'' adıyla bir haber ajansı kurulmasını, Mustafa Kemal Paşa'ya önerm   1921 II. İnönü Savaşı'nda, Türk Ordusu'nun karşı taarruzu başladı.   1921 Milli Mücadele'de Yunanistan işgaline karşı, İkinci İnönü Savaşı, TBMM ordularının zaferiyle sonuçlandı.   1923 Londra'da toplanan İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye'nin 8 Mart'taki notasına cevap vererek, Lozan'da kesintiye uğrayan görüşmeleri sürdürmeye çağırdılar. Türkiye, çağrıyı 7Nisan'da kabul etti.   1925 Şeyh Sait Ayaklanması'nın olduğu bölgede, Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının ayrıca onay gerektirmeden yerine getirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi.   1925 Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi kuruldu.   1928 Torbalı'da 7.0 büyüklüğündeki depremde 50 kişi öldü.   1930 Afet (İnan) Hanım, partiye üye yazılan ilk kadın oldu.   1940 Bursa Gölbaşı Barajı hizmete girdi.   1944 Krom adlı yük gemisi Marmaris açıklarında torpillenerek batırıldı.   1954 ABD'li mucit Edwin Armstrong (d. 1890) öldü.   1954 Türkiye Demir ve Çelik Fabrikalarının haddehane, çelikhane ek binalarının temeli atıldı.   1956 Çataloğlu Santrali ikinci kısım tesisleri hizmete açıldı.   1959 Adana'da İncirlik NATO üssünde bir Amerikan askeri uçağı düştü;4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.   1961 "Akıl Hastası Ressamlar Sergisi" Bakırköy Akıl Hastanesi'nde açıldı.   1962 Fin politikacı Olli Rehn doğdu.   1963 Balkan Kros Şampiyonası'nda 10 bin metre yarışını Muharrem Dalkılıç kazandı.   1964 Türk Kadınlar Birliği tarafından Kız Teknik Öğretmen Okulu bahçesine Atatürk'ün valideleri Zübeyde Hanım'ın büstü dikildi.   1964 Türkiye-İngiltere Kredi Antlaşması imzalandı.   1965 Amerika Birleşik Devletleri hava üslerini Vietminh gerillalarından korumak için 3500 deniz piyadesini Vietnam'a gönderdi.   1975 Süleyman Demirel başkanlığında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nden oluşan Milliyetçi Cephe hükümeti Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından onaylanarak göreve başladı.   1975 Şair, yazar Munis Faik Ozansoy, 64 yaşında öldü.   1975 Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti (39. Hükümet), Süleyman Demirel başkanlığında kuruldu.   1977 Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki "mobilya yolsuzluğu" davasını incelemek üzere Meclis'te Soruşturma Hazırlıkları Komisyonu kuruldu.   1980 58 tutuklu Van Cezaevi'nden kaçtı, kaçanlardan 13'ü aynı gün yakalandı.   1987 Petrol-İş sendikasının 32 işyerinde daha grev uygulamaya başlamasıyla grevdeki işçi sayısı 9 bine, işyeri sayısı 57'ye yükseldi.   1990 9. İstanbul Film Festivali programında yer alan Yusuf Kurçenli'nin Karartma Geceleri filmi Denetim Kurulu tarafından yasaklandı.   1992 halkın emek partisi (hep) kökenli 14 milletvekili 31 Mart 1992 tarihinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa etti.   1993 Bu tarihe kadar Sırpların Boşnaklar üzerine uçak ve helikopterlerle 700`den fazla saldırı gerçekleştirdiğini tespit eden BM , şiddet kullanarak uçuş yasağını koyacağını açıkladı.   1995 Kuzey Irak harekatını izleyen Reuters haber ajansı muhabiri Fatih Sarıbaş ile Ajans France Press muhabiri Kadri Gürsel, Cizre-Nusaybin yolunu kesen pkk militanları tarafından kaçırıldı.   2000 Hindistan'da bulunan Başbakan Bülent Ecevit, 16 yaşından beri bu ülkeyi ziyaret etmeği düşlediğini belirterek, "Rüyalarım gerçek oldu" dedi. Ecevit ünlü Hintli şair Rabindranath Tagore'un şiirlerinden yaptığı çevrileriyle de biliniyor.   2001 ABD'li fizikçi ve Nobel Ödülü sahibi Clifford Shull (d. 1915) öldü.   2001 Eski Yugoslavya `nın Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç , başkent Belgrad`da gözaltına alındı.   2015 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz teröristlerce şehit edildi.  

Oğuz Moldur  
 
  Belirli Gün ve Haftalar  
   
Kitap
Uçur uçur beni kitap,
Sar, dörtbir yanımı,
Bilgiyle donat.

Al götür beni. < ...
 
  Rümeysa Düzel  
  Kauçuk ağacı  
    Kauçuktan ne elde edilir?
Kauçuk ağacı tropikal bölgelerde yetişir. Gövdesinde açılan çiziklerden lateks ...
 
  Enes Taşdemir  
  Misafir Defteri  
   
tek kelimeyle süper ödevim için işe yaradı saol ...
 
  büşra    
Deyimlerimiz
    tereciye tere satmak
. ...
 
  simge çetintürk  
  Bir Kitap  
    Eğlenceli Sorular
Ersin Osman SÖĞÜTLÜ
Sayılar ve sayı dizileri, Şekil ve kelime tamamlama gibi pek çok sorul ...
 
  Emre Pekün  
  Güzelim, adını kola kutularında arama. ...
Burak Şen
 
  Minik Kalemler
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Resimler
  Diğer
 Amatör Kalemler
 
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Diğer
 Usta Kalemler
 
  Yazı
  Öykü
  Şiir
  Derleme
  MASAL/FABL
  Galeri
  Diğer
  Çocuk Kitaplığı
  Kategoriye Göre
  Yazar Adına Göre
  Yayınevine Göre
 Ansiklopedik ve...
 
  Belirli Günler ve Haftalar
  Okul Öncesi
  Bilgi Küpü
  Deyimler ve Öyküleri
  Tarihte Bugün
  Linkler
  Gezi Notları
  Çocuk Edebiyatçıları
  Çocuk Edb. Araştırmaları
  Şehirlerimiz
  Başka
  English Articles
  Günlüğümden
  Matematik Yazıları
  Zeka Küpü
  Mizah Tükkanı
  Genç Tüketici
  Hobilerimiz
  Piyes
  Güzel Türkçemiz
  Duyurular
  Çocuk Yayınevleri
  Aile Bilgilendirme Platformu
 Galeri
  Objektiflerden
  Adam Olacak Çocuk
  Küçükken Büyünür
  Çeşitli
  Sözün Özü
  Hoşlanmadığımız Sözler
  Yanlış Sözler
  Duvar Yazıları
  Öğrenci Sözleri
  Yöresel Sözler
  Atasözleri
  Özdeyişler
  Bilmeceler
  Mesaj / Duyuru