web kalem - http://www.kalem.biz
  ANA SAYFA   İLETİŞİM   AKADEMİ KALEM   Français   Sık kullanılanlara ekle   Ana sayfa yap   Arkadaşına öner
  Kullanıcı Adı:  
  Şifre:  
 
Google
 
   
 
 
Web Kalem - Edebiyat Okulu
  DUYURULAR
    Teknik Destek İçin İletişim
Değerli Kalem Sakinleri;
Her türlü teknik s ...
 
  . b i z d e n  
 

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ANLARSIN başlıklı kayıt eklendi. [19.03.2017 12:37:40]

Abdullah Balkaş tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bir Güneş Batıyor Ömrümden başlıklı kayıt eklendi. [05.03.2017 22:46:28]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Fatma Söyler başlıklı kayıt eklendi. [01.03.2017 20:00:55]

Oya Oral tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Gri Sabahım başlıklı kayıt eklendi. [09.02.2017 21:02:28]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne “BU CÜMLE BEŞ KELİMEDEN OLUŞUYOR” başlıklı kayıt eklendi. [05.02.2017 14:19:33]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Miras başlıklı kayıt eklendi. [22.01.2017 16:30:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ağaç başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:21:19]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne En Acılı Gün Fırat Kalkanında başlıklı kayıt eklendi. [14.01.2017 13:19:08]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ölüm Ötüşü başlıklı kayıt eklendi. [04.01.2017 23:08:07]

İSMAİL GÜN tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GÜNEŞLİ GÜNLER yahut ÇOCUKLUĞUM başlıklı kayıt eklendi. [01.01.2017 20:16:35]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karagöz İle Hacivat: Matiz başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2016 00:19:09]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bıktım Artık Yalnızlıktan başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2016 23:14:53]

Nur Ersen tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GEÇ KALACAĞIZ başlıklı kayıt eklendi. [20.12.2016 22:45:38]

pınar güden tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne yüksekova başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:16:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR KÖRPE CENAZE başlıklı kayıt eklendi. [18.12.2016 14:09:54]

Senay BAYGIN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Geçmiş Zaman başlıklı kayıt eklendi. [07.12.2016 09:11:47]

Emre Apaydın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İşsiz Tuşlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:43:24]

imdat ÇELİK tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Sustukça Susanlar başlıklı kayıt eklendi. [04.12.2016 22:38:49]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yanıldık Bayım, Yanıldık Hanımefendi; Burası Orası Değil! başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:50:02]

La Edri tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hesablanmamış Rızkı İnsanlığımızın başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 10:47:50]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne ÖZ RİTİM başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:50:05]

La Edri tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne KARINCA başlıklı kayıt eklendi. [18.11.2016 07:46:14]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne HAYAT DEĞİŞTİREN ÇİÇEK başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2016 11:03:22]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bıraktıklarım başlıklı kayıt eklendi. [01.11.2016 23:24:09]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne bulanık başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:51:26]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne KIYAMETLER başlıklı kayıt eklendi. [31.10.2016 23:50:23]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne degerliydi gözyaşlarım başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:37:22]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Keloğlan Zenginler Ülkesinde başlıklı kayıt eklendi. [28.10.2016 14:36:08]

cemil meriç taşgıran tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aslı siyah mavi gök başlıklı kayıt eklendi. [22.10.2016 12:42:34]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Simitçi Çocuk başlıklı kayıt eklendi. [18.10.2016 04:09:19]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne sustum başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:44:43]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Süpürgeci Keloğlan başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:41:53]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Beceriksiz Cin başlıklı kayıt eklendi. [15.10.2016 22:40:31]

Sümeyye Tekin tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yakın ölüm başlıklı kayıt eklendi. [12.10.2016 20:36:39]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne -15 Temmuz- başlıklı kayıt eklendi. [11.10.2016 16:35:58]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne YAZAR OSMAN AYTEKİN’DEN İKİ YENİ KİTAP! başlıklı kayıt eklendi. [08.10.2016 22:56:18]

yusuf Dikeç tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Gitti başlıklı kayıt eklendi. [04.10.2016 00:01:43]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne KAÇMALI AMA... başlıklı kayıt eklendi. [02.10.2016 19:29:21]

Sefa Yetkin tarafından AMATÖR KALEMLER - Öyküler bölümüne Ölüm Yolu başlıklı kayıt eklendi. [29.09.2016 08:03:02]

Ayşegül Sözen Dağ tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Menekşe Bayramı başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:35:29]

M. Ali Köseoğlu tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Dört Mevsim Dört Yaprak başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 23:05:51]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:36:27]

Beyza Nur Demirci tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Ben Çocuksam Eğer başlıklı kayıt eklendi. [18.09.2016 22:35:16]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Klişe başlıklı kayıt eklendi. [11.09.2016 21:28:51]

Oguz s. Dost tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İntihar Listesi başlıklı kayıt eklendi. [15.08.2016 22:09:11]

fatma coşkun tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne aşk başlıklı kayıt eklendi. [08.08.2016 13:40:49]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne UĞRUNDA CANIMI ADARIM TÜRKİYEM başlıklı kayıt eklendi. [20.07.2016 23:29:12]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NE BİLSİN başlıklı kayıt eklendi. [18.07.2016 10:35:41]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kaplumbağanın İkinci Evi başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2016 16:21:38]

Attila Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Ol ! başlıklı kayıt eklendi. [30.06.2016 18:33:24]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Cumartesi Farkındalığı başlıklı kayıt eklendi. [14.06.2016 17:20:06]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YÜREĞİMİ YAR başlıklı kayıt eklendi. [07.06.2016 03:40:49]

Murat Fatih Yaşar tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İnsanoğlu başlıklı kayıt eklendi. [25.05.2016 23:02:12]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sen Kusurların En Mükemmelisin. başlıklı kayıt eklendi. [23.05.2016 21:37:36]

Osman Aytekin tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne BİR SİTİLİST TASARIMCININ ESERLERİ… başlıklı kayıt eklendi. [15.05.2016 11:10:22]

ayçin vicdanlı tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne bir annenin duası başlıklı kayıt eklendi. [10.05.2016 00:00:09]

Berrak Fidan Gökdaş tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne YAŞAM KAYNAĞIM başlıklı kayıt eklendi. [01.05.2016 23:05:31]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KültüR Birleşimİ 23 NisaN başlıklı kayıt eklendi. [24.04.2016 14:36:13]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sendendir Belki başlıklı kayıt eklendi. [20.04.2016 11:38:27]

Bilgehan BAYRAK tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne NEDEN Mİ MUTLU DEĞİL İLİŞKİLER? başlıklı kayıt eklendi. [13.04.2016 11:10:50]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Çağımızın Durumu başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:48:42]

yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne umudunu kaybetme başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:46:25]

Yusuf Dikeç tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Herkes Çok Dertli Anladım başlıklı kayıt eklendi. [11.04.2016 04:43:57]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KANASIN başlıklı kayıt eklendi. [03.04.2016 22:33:54]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne İYİLİK Mİ KÖTÜLÜK MÜ başlıklı kayıt eklendi. [30.03.2016 11:10:56]

Büşra Özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ömür Buğusu başlıklı kayıt eklendi. [28.03.2016 22:09:13]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Ah Çanakkale~ başlıklı kayıt eklendi. [17.03.2016 21:06:21]

Sinem GÖKÇE tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:26:04]

ORHAN AFACAN tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne YEDİ KAHRAMAN başlıklı kayıt eklendi. [13.03.2016 11:22:01]

Galip Yalçın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne BİL İSTEDİM başlıklı kayıt eklendi. [10.03.2016 21:00:22]

Mücahit Üzün tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Geceler Işıksız Karanlığa başlıklı kayıt eklendi. [24.02.2016 09:19:16]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Senden Bana Kalan başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:53:43]

Merve Kara tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:48:12]

Editör . tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Tek Başına başlıklı kayıt eklendi. [15.02.2016 20:46:10]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne BİR ADAM BEKLİYOR IŞIK ALTINDA başlıklı kayıt eklendi. [28.01.2016 15:57:28]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Kompozisyonlar bölümüne Temizlik başlıklı kayıt eklendi. [12.01.2016 10:36:47]

Karani GÜNSUR tarafından USTA KALEMLER - Şiir bölümüne Kaçış Yok başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:55:07]

Farah Mina ERTÜRK tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Aborjinler başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:47:51]

Emircan Emircan tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne ANNEM başlıklı kayıt eklendi. [30.12.2015 01:44:10]

emircan emircan tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne KİTAP SEVGİSİ başlıklı kayıt eklendi. [27.12.2015 23:05:11]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne ABLALIK başlıklı kayıt eklendi. [26.12.2015 15:23:00]

İkra Uyanık tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne İNSAN başlıklı kayıt eklendi. [25.12.2015 11:37:37]

Mustafa YALÇIN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ne Güzel başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:19:21]

Nehir EREN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Liman başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:13:37]

Sevim Sude DOĞAN tarafından MİNİK KALEMLER - Şiirler bölümüne Ah Bu Deniz Var Ya başlıklı kayıt eklendi. [23.12.2015 21:10:14]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AŞKIN RÜZGARI ESER başlıklı kayıt eklendi. [05.12.2015 02:35:06]

fatma aydınlı tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ONDAN KALAN (ÇOCUK TİYATROSU) başlıklı kayıt eklendi. [28.11.2015 15:11:35]

Sinem GÖKÇE tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YALNIZIM başlıklı kayıt eklendi. [14.11.2015 20:35:37]

Sadık Arslan tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:11:30]

Editör . tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne FERİDE başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:07:20]

Rumeysa Enise Ezberci tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Sokak Hayatı:1 başlıklı kayıt eklendi. [12.11.2015 21:04:49]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne NAMUS DİYE BAKTIĞIMIZ başlıklı kayıt eklendi. [09.11.2015 11:19:07]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Yalnızlık başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:59:47]

cengiz yılmaz tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Filistin Gülümsemesi başlıklı kayıt eklendi. [03.11.2015 22:57:01]

fatma nur polat tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Vatan ve Cumhuriyet başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 22:02:27]

Erhan Şibik tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne Şiir Gibi Çocuklar başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 05:44:52]

Deniz Eren Akkaya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne AYRILIK başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 01:02:25]

fatma nur polat tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Help! help! başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:58:52]

ahmet cemil tarafından USTA KALEMLER - bölümüne KIZILELMA BİZİ BEKLİYOR başlıklı kayıt eklendi. [24.10.2015 00:57:33]

 
  Güzel Türkçemiz
    SÖZCÜKTE ANLAM (devam)

*TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da m ...
 
  Piyes
    YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ)



EV SAHİBİ -Huuu! Komşuuu!
 
  Genç Tüketici
    Yön Mağazacılık (İstikbal Bayii) İçin Teşekkürler
Bu hafta sonu bazı ev eşyaları almak üzere ailecek ...
 
  Mizah Tükkanı
    KOMİK KEHANETLER
Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçya ...
 
  Zeka Küpü
    MANTIK SORULARI
Topkapı ya giderken yolda yedi karısı olan bir ada ...
 
  Matematik Yazıları
    KOLAY ÇARPMA ÖĞRENELİM

MATEMATİK TEKERLEME
2 x 1 = 2 hani ...
 
  Günlüğümden
    gülümsediğime bakma
insanlar zaman sürecinde kaybolmamak için kendisin ...
 
  English Articles
    SULTAN’S SIGNATURES, CALLIGRAPHY AND DECORATION ON COPPER

Rıfkı Kaymaz
Rıfkı Kaymaz was born 19 ...
 
  Okul Öncesi
    Çocukların Yetiştirilmesi
Bana göre bu ölümlü Dünyada en kalıcı olan insanla ...
 
  Şehirlerimiz
    HASANKEYF


İnsanlık tarihinin ilk ve en önemli ...
 
  Çocuk Edebiyatı
    ZEYNEL BEKSAǒIN ÇOCUK ŞİİRLERİ

Dr. Sabahattin ÇAĞIN
Dokuz Eylül Üniv ...
 
  Çocuk Edebiyatçıları
    Cahit UÇUK

17 Ağustos 1909 tarihinde Selanik’te doğdu. ...
 
  Gezi Notları
    Fildişi Mektupları – 15
Yeni ufuklarda hasbihâl edebilme ümidi ile can dos ...
 
  Ödevlerim
    Tuğra Nedir? Nasıl Okunur? Bölümleri...
TUĞRA
Osmanlı Padişahlarının isim ve lâkapl ...
 
  Son Aktif Üyelerimiz  
 
  fatma cskn  
  İslamalp  
  SaidThat  
  fnpolat  
  muzesen  
  Abdullah  
  15şenay  
  Rümeysa Dolaş rumeysadolas  
 
  Ziyaretçi  
   
  Üyelerimizden Bugün Doğanlar  
 
  Mervenur Süner mervenur Kutla  
  Fatma Zehra Öztürk Fatma Zehra ÖZT Kutla  
 
 
BİR DE ÇOCUKLAR UYANSA...
Ülkü Duysak
Yazdırılabilir sayfa


27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun.
Nedense uzun yazılardan korkarız. Üşeniriz okumaya. Ben okuyun derim. smile ifade simgesi Belki hoşunuza gider. smile ifade simgesi
BİR DE ÇOCUKLAR UYANSA
PERDE:1
SAHNE:1
DEKOR:Dekor seçimi sahne şartlarına göre düzenlenebilir.
KİŞİLER: Keloğlan, Nasrettin Hoca, Tuzsuz Deli Bekir, Karagöz, Hacivat
KELOĞLAN- (Sahneye girer. Elinde bir çıkın vardır.) Ohhhh! Ne güzel bir sabah böyle. (Etrafa bakınır.) Güneş pırıl pırıl. Kuşlar ötüyor cıvıl cıvıl. Hoca’m uyuyor galiba mışıl mışıl. Kalkıp gelse de bu güzel sabahın tadını çıkarsak birlikte. Bir sesleneyim bakayım. (Pencereye doğru) Hoca’m, kalk artık sabah olduuuu. Herkes işine koyulduuuu. Hoca’m beni duyuyor musuuuun? Yoksa hâlâ uyuyor musuuuuun?
NASRETTİN HOCA - (Pencereden başını uzatır.) Beni mi çağırıyorsun Keloğlan? Kimdir diyordum ben de bu davulu çalan?
KELOĞLAN - Hocam ne davulu? Baksana elim kolum dolu.
NASRETTİN HOCA- Ne bileyim… Gümbür gümbür bağırınca, davul çalıyorsun sandım. Kusuruma bakma. Söyle bakalım, bir şey mi getirdin bana?
KELOĞLAN - Türlü türlü yiyecekler getirdim. Aşağı in de kahvaltıya birlikte oturalım; bu güzel sabahın tadını çıkaralım.
NASRETTİN HOCA - Ooooo! Benim komşum ne düşünceliymiş böyle. Öyleyse kur soframızı, doyuralım karnımızı. Elimi yüzümü yıkayıp, geleceğim hızlı hızlı.
KELOĞLAN - Hoca’m kürkünü giymeden olmaz soframda yerin. Sen iyi bilirsin, bu fıkranın anlamı çok derin.
NASRETTİN HOCA - Sen de mi Keloğlan? O zaman ben de sofrana oturmam. Ben ne isem oyum. Kürk de giysem Nasrettin Hoca’yım, çul da giysem Nasrettin Hoca’yım. Kişiliğime değil de kürküme itibar edenlere artık kızmaktayım.
KELOĞLAN - Bu bir şaka Hoca’m, bu bir şaka. Hiç olur mu kürkün giymek? Feda olsun sana bütün yemek.
NASRETTİN HOCA - Hah! İşte şöyle!
KELOĞLAN - Diyorum ki: Hacivat’ı, Karagöz’ü, Tuzsuz Deli Bekir’i de soframıza buyur etsek nasıl olur?
NASRETTİN HOCA - Nasıl olacak? Çok iyi olur tabii.
KELOĞLAN - Hele sen in bahçeye. Önce soframızı donatalım; sonra da komşularımızı çağıralım.
NASRETTİN HOCA - Hemen geliyorum Keloğlan. Sen sofrayı kuradur.
(Nasrettin Hoca pencereden ayrılırken Keloğlan da azık torbasının içindekileri çıkarır.)
NASRETTİN HOCA - ( Sahneye girer.) İşte geldim Keloğlan. Sen ver hele şu örtüyü de sereyim yere. ( El birliği ile sofrayı kurarlar.)
KELOĞLAN - Hocam, krallara layık bir sofra oldu. Şimdi çağırabiliriz komşularımızı. (Seslenir) Gel hele Tuzsuz Deli Bekir! Gel sen de tadına bak, yediğimiz nedir?
TUZSUZ DELİ BEKİR - (Ceketi omzunda sahneye girer.) Heeeeyyyyyt! Beni mi çağırdınız a komşularım?
NASRETTİN HOCA - Başka Tuzsuz Deli Bekir var mı ki bu diyarda? Tabii ki seni çağırdık.
TUZSUZ DELİ BEKİR - Bir durum mu var yoksa? Söyleyin hemen halledeyim.
KELOĞLAN - “Gel soframıza buyur da beraber bir şeyler yiyelim.”diyecektik
TUZSUZ DELİ BEKİR - Teşekkür ederim komşularım. Benim işim aceledir. Hazırlık yapıyorum, hazırlık…
KELOĞLAN - Ne hazırlığı yapıyorsun Tuzsuz Deli Bekir? Yoksa düğün hazırlığı mı?
TUZSUZ DELİ BEKİR -Kafa bulma benimle Keloğlan. Bak bozuşuruz sonra. Kafdağı’na gideceğim de…
KELOĞLAN - Ne işin var Kafdağı’nda? Kafdağı kaldı masallarda. Bak ben bile buradayım. Hem yalnız başına gitme oralara. Kaybolursun bilmediğin yollarda.
TUZSUZ DELİ BEKİR - Kafdağı çok güzel bir yermiş. Bütün masal kahramanları orda yaşıyormuş. O dağda iyiler, kötüleri hep yeniyormuş. Hem bilge kişiler de çokmuş orada. Biz de gidip kötüleri ve kötülükleri yenmenin yollarını öğreneceğiz onlardan. Niye kaybolacakmışım? Hacivat ve Karagöz de benimle geliyor. (Pencereye doğru seslenir.) Karagöz’üüüüm! Karagöz’üüüm!
KARAGÖZ - (Karşı pencerede görünür.) Biri beni mi çağırdı?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Ben çağırdım Karagöz’üm. Daha hazır değil misin yoksa? Hacivat’ı al da in aşağıya.
KARAGÖZ - (Pencereden içeriye doğru seslenir.) Hacivat’ım nerde kaldın? Biz yola çıkıyoruz, sen geç kaldın.
HACİVAT - (Sırtında yüklerle sahneye girer.) Ancak geldim Karagöz’üm. Var mı diyecek bir sözün? Beni evde arama. Ben yükümü aldım sırtıma, indim aşağıya. Asıl sen geç kaldın. Bak
hâlâ penceredesin.Yüküm ağır, sırtım yağır. Eğer beni seviyorsan aşağı in de yüküme el at biraz.
KARAGÖZ - (Pencereden) Bu kadar eşyayı ne yapacaksın Hacivat’ım?
HACİVAT - Hani Kafdağı’na gideceğiz ya, o nedenle… Yatak var, yorgan var. Yükümün arasında ekmek var, peynir var, soğan var… Daha sayayım mı?
KELOĞLAN - Komşularım, gelin önce soframıza buyurun! Yola çıkarsınız sonra. Sizsiz boğazımızdan geçmiyor.
HACİVAT - Karagöz’üm! Keloğlan bizi kahvaltıya çağırıyor. Aşağı in de birlikte kahvaltı yapalım. Bak, Tuzsuz Deli Bekir de burada.
KARAGÖZ - Görüyorum Hacivat’ım, görüyorum. Çok bağırma iniyorum. Kahvaltıdan sonra da senin peşine düşüyorum.
HACİVAT - Öyleyse acele et biraz. Yolumuz uzun, ancak gideriz. Eğer bugün gidemezsek de yarına kadar sabrederiz. Sırtımdaki eşyaları da bölüşürüz. Tuzsuz Deli Bekir sen ne dersin bu işe?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Bir de Keloğlan’a soralım. Keloğlan sen ne dersin bu işe?
KELOĞLAN - Sizin Kafdağı’na gitmenize ben niye karar vereceğim ki…
TUZSUZ DELİ BEKİR -Senin kafan bazen bizimkinden daha fazla çalışıyor da onun için sordum Keloğlan.
KELOĞLAN - Ben neymişim be! Kel başımı kaşıyıp biraz düşüneyim bakayım. (Başını kaşır ve düşünür) Doğru söylersiniz bre kardeşler. Buyurun soframıza oturun. Sabah er vakitte yola koyulun. Belki biz de düşeriz sizinle yola. Varırız Kafdağı’na. Oradaki çocuklarla gireriz kol kola. Sen ne dersin Nasrettin Hoca?
NASRETTİN HOCA - Ne diyeyim Keloğlan? İyi olur derim.
KELOĞLAN -Yani… Biz de gidelim, öyle mi?
NASRETTİN HOCA - Sabah ola hayr’ola. Keloğlan’la Nasrettin Hoca da sabah erkenden yola koyula. Hoca’nın canı isterse Keloğlan’a arkadaş ola…
KARAGÖZ - (Sahneye girer.) Madem Keloğlan bizi davet etti. Bize de sofraya oturmak düşer. Hadi yumulalım bakalım sofraya. (Sofraya oturmak için atakta bulunur.)
HACİVAT - (Sırtındaki yükleri indirir.) Karagöz’üm biraz kibar ol, kibar… Hiç yemek görmemiş gibi…
KARAGÖZ - Gördüm Hacivat’ım, gördüm. Keloğlan ve Hoca da bizimle geleceği için birden heyecana büründüm.
KELOĞLAN - Kafdağı’na gideceğimiz için çok sevinçliyim. Benim İbiş de oradadır belki. Çooook özledim keratayı, çook! Bir gitti, pir gitti. Bilmem ki beni niye terk etti.
NASRETTİN HOCA - Niye olacak Keloğlan?.Çocuklar masalları unutalı yıllar oldu. Unutulan bir kahraman olmayı içine sindirememiştir.
HACİVAT - Keloğlan, Hoca doğru söylüyor. Biz de Kafdağı’na bu nedenle gitmek istiyoruz zaten. Belki oralarda bizi unutmayanlar vardır hâlâ…
KELOĞLAN - Bu işte bir terslik var gibi… Sizler masal kahramanı değilsiniz ki. Ne işiniz var Kafdağı’nda?
HACİVAT- Sen ne diyorsun Keloğlan? Biz masal kahramanı değiliz; ama bizim de bu ülkenin kültüründe yerimiz var.Çocukları bizi de unutmaya başladı. Büyüklere gelince… Onlar da sadece ramazan aylarında, kısa bir süre bizi hatırlıyorlar, sonra da bizi kaderimizle baş başa bırakıyorlar.
NASRETTİN HOCA - Hacivat haklı. Biliyorsun, ben de masal kahramanı değilim ama…
KELOĞLAN - Eeeee! Senin derdin nedir Hoca’m? Yoksa sende mi unutuldun?
NASRETTİN HOCA - Tam unutulmuş sayılmam. Ben halkıma kırgınım.Olur olmaz fıkralar uydurup bana mal ediyorlar. Bir duysanız o fıkraları aklınız durur. Bu durum unutulmaktan da beter benim için. Serde olmayan dilde olur mu hiç?
KELOĞLAN - Ne diyelim Hoca’m? Haklısın ama alacağın yok!
HACİVAT - Hoca’m Van’dan geçer miyiz acaba? Hani diyorum: Hazır, yola çıkmışken Van Gölü’ne de maya çalsan nasıl olur? Akşehir Gölü’ne çaldığın maya tutmamıştı.Bakarsın bu tutuverir.
TUZSUZ DELİ BEKİR -Valla Hoca’m ne eğlenceli olur ama…
KELOĞLAN - Ben hâlâ anlamış değilim Hoca’m… İpe un sermeyi nasıl başardın?
KARAGÖZ - Hoca’m hani bir gün bindiğin dalı kesmiştin ya! O fıkranı bir anlatsana.
NASRETTİN HOCA -Bir başlarsam anlatmaya arkası gelmez Karagöz’üm. Hep anlatmak isterim. Böyle olunca da bir gün değil bir yıl sonra bile yola çıkamayız.
KELOĞLAN - Doğru söylersin Hoca’m. Hadi şimdi oturalım sofraya.
(Sofraya otururlar, perde kapanır.)
PERDE:1
SAHNE:2
DEKOR: Aynı
KİŞİLER: Keloğlan, Nasrettin Hoca
KELOĞLAN - (Perde açılır, Keloğlan sahneye girer. Pencerelere doğru seslenir.) Komşularım kalkın artık. Güneş tepeyi aştı. “Atı alan Üsküdar’ı geçti.”
NASRETTİN HOCA - (Pencereden başını uzatır.) Ne bağırıp durursun Keloğlan? Bırak uyusun onlar. Biz ikimiz gidelim Kafdağı’na. Hem yükleri çoktur onların. Takma onları arkamıza. Gel eşeklerimize binelim, Kafdağı’na doğru yola çıkalım. Kafdağı’na varınca da orada yaşayan bilgeleri, onlardan önce biz bulalım. Bulalım da eski itibarımızı tekrar nasıl kazanacağımızı bir de bilgelere soralım. Onlar nasıl olsa gelirler.
KELOĞLAN - Hoca’m sen de bilge bir kişisin. Kitaplarda öyle yazıyor. Ne diye bilgeleri arayacakmışız?
NASRETTİN HOCA - Keloğlan, akıl akıldan üstündür. Bilge olsam da mutlaka bilmediğim şeyler vardır.
KELOĞLAN - Komşularımıza haber vermeden gidersek ayıp olmaz mı Hoca’m?
NASRETTİN HOCA - Niye ayıp olsun Keloğlan? Biz olmasak da onlar gidecekti zaten. Karar vermişler bir kere. Diyeceğim şu ki:Onların eşekleri yok. Bizim eşeklere sırayla binmeye kalkarsak, çok gitmeden biz de yaya kalırız. Yaya kalınca da Kafdağı’na aylar sonra varırız.
KELOĞLAN - Doğru dersin Hoca’m. Öyleyse duyurmayalım sesimizi. Kimseler görmesin bizi.
NASRETTİN HOCA - Bak Keloğlan! Ben eşeğe ters binerim. Sen önüme düş de rehberim ol. Mola vermek istediğinde, de ki: “Hocam lütfen dur.”
KELOĞLAN - Hadi hemen çıkalım yola, Karagöz, Hacivat, Tuzsuz Deli Bekir arkamızda kala. Bir sıkıntım var ama…
NASRETTİN HOCA - Söyle bakalım sıkıntın neymiş.
KELOĞLAN -Taksiye binsek olmaz mı Hoca’m? Benim eşek yaşlıdır. O kadar yolu gidemez, yorulur.
NASRETTİN HOCA - Ne diyorsun Keloğlan? Bakıyorum da çağa ayak uydurmakta hiç zorlanmamışsın. Aslını bilmeyen neslini bilmez. Koskoca Nasrettin Hoca, eşeği dururken taksiye binmez. Sen merak etme hiç. Arada bir iner soluklandırırız eşeklerimizi.
KELOĞLAN - Bak, Hoca! Eşeğime bir şey olursa, senin eşeğini alırım ha!
NASRETTİN HOCA - Sen hem kel hem de kurnazsın. Eşeğimi vermem desem ikna olmazsın. Tamam, veririm eşeğimi. Hadi eşeklerimize binip düşelim yola. (Sahne kararır?)
PERDE:2
SAHNE:1
DEKOR: Yeşilliklerin bulunduğu bir mekân
KİŞİLER: Keloğlan, Nasrettin Hoca, Peri Kızı
(Perde açılır. Hoca ve Keloğlan, birer maketten eşeğin üzerindedir. Nasrettin Hoca eşeğe ters binmiştir.)
KELOĞLAN - Hoca’m benim vardır bir derdim. Kendimi fazla gerdim. Anla işte hâlimi… Ancak buraya kadar tutabildim.
NASRETTİN HOCA - Var git şu tepenin ardına, ihtiyacını gider rahatla.
(Keloğlan eşekten iner, yeşilliklerin arkasına geçer. Nasrettin Hoca sağa sola bakınırken ağaçların arasından bir baş uzanır, bir de ses duyulur.)
PERİ KIZI - Kimdir benim yurdumda gezen? (Ağaçların arasından çıkar.)
NASRETTİN HOCA - Aaaa! Sen miydin Peri Kızı? Ne iyi oldu seni gördüğüm.
PERİ KIZI - Sen de kimsin? Tanıyamadım.
NASRETTİN HOCA - Ben Nasrettin Hoca. Hani, fıkralarımı okuyup okuyup gülüyorlar ya… Ama sadece gülüyorlar. “Hoca aslında ne demek istemiş?”diye düşünenler çok az.Şimdi tanıdın mı beni?
PERİ KIZI - Tanıyamadım.Bir dakika… Bilgisayarımdan google girip senin hakkında bilgi toplayayım önce. Kimsin? Kimin nesisin? Kaçıncı yüz yılda yaşamışsın?
NASRETTİN HOCA - Efendim! Anlamadım… Bu bilgisayar da nerden çıktı?
Benim bildiğim, senin bir sihirli sopan vardı.Yoksa kırıldı mı?
PERİ KIZI - Oooo! Biz çağa ayak uydurduk Hoca’m. Sihirli sopamı televizyon dizileri elimden aldı. Öyle olunca ben de onların çağına adım attım. Demek sen çağın gerisinde kaldın.
NASRETTİN HOCA - Böyle söylersen darılırım.
Ben koskoca Nasrettin Hoca’yım. Nasıl tanımazsın beni? 1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğdum. Babam Hortu köyünün imamı Abdullah Efendi’dir. Annemin adı Sıdıka Hatun’dur. Sivrihisar’da medrese eğitimi gördüm. Babam ölünce Hortu’ya dönerek köyün imamı oldum. Medresede ders okuttum. Kadılık görevinde bulundum. Bu görevimden dolayı bana Nasuriddin Hâce adı verildi. Sonra da bu ad Nasrettin Hoca biçimini aldı. Sanırım bu kadar bilgi beni tanıman için yeterlidir. Bakıyorum aslını çok çabuk unutmuşsun? Keloğlan da eşeğe değil, taksiye binecekti ama…
PERİ KIZI - Aman Hocam, şaka yaptım, şaka. Ne işim olur benim bilgisayarla. Sahi, yanında birisi daha vardı. O nereye gitti?
NASRETTİN HOCA - O gördüğün Keloğlan işte. Şu anda hacet gidermede.
KELOĞLAN -(Çalılıkların arasından çıkar.) Oh be Hoca’m, dünya varmış. Sıkıntıda olanlara dünya darmış. (Peri Kızı’nı görür, irkilir) Sen de kimsin, arkadaş? Tanıt kendini yavaş yavaş.
PERİ KIZI - Ooooo! Kimleri görüyorum, kimleri… Getirin bütün kelleri. Sayın Keloğlan, bu gördüğün yer, Peri Kızı’nın yeri.
KELOĞLAN - (Gözlerini ovalar) Aman, aman! Peri Kızı’nı gördüm, hallerim yaman. Nasıl da büyümüş, nasıl da güzelleşmişsin böyle… Seni görmeyeli yıllar olmuştu. Karşılaştığımız da ne iyi oldu. Eeee, söyle bakalım, nasılsın? Seni kıskananların yüzü asılsın .(Hoca’ya bakar)
NASRETTİN HOCA - Bana bak Keloğlan! Söylediğin yalan. Lafın bana ise çalıyı dolan. Niye kıskanacakmışım Peri Kızı’nı.O da bizim gibi bir kahraman.
KELOĞLAN - Hoca’m şaka yaptım sana, şaka… Bana “yalancı” deme ama
NASRETTİN HOCA - Allah, Allah! Bugünlerde herkes de şaka yapıyor bana.
KELOĞLAN - Senden özür diliyorum. İnan ki seni çok seviyorum.(Peri Kızı’na döner.) Anlat bakalım, ne yaparsın bu yerlerde? Hani, sihirli sopan nerelerde?
Kebap mı satarsın yoksa bu yerlerde? Derman mıdır kebabın her bir derde?
PERİ KIZI - Ne kebabı Keloğlan? Burası Masal Sevenler Derneği.
KELOĞLAN - Biraz anlamadım. Bu dernek dediğin şey, ne biçim bir şey? (Hoca’ya döner.) Valla Hoca’m, sen benden akıllısın. Bu Peri Kızı ne demeye çalışıyor acep?
NASRETTİN HOCA - (Keloğlan’ı duymazdan gelir.) Ne güzel bir fikir? Hiç aklıma gelmemişti. Olmadı… Hocalık kariyerime uymadı… Dönüşte ben de bir dernek kurmalıyım. Nasrettin Hoca’yı Sevenler Derneği…
KELOĞLAN -“Kariyer” dedin Hoca’m. Hani karşıydın çağa ayak uydurmaya?
NASRETTİN HOCA -Amaaaan,Keloğlan! Arada sırada olur böyle vakalar. Çok eğleştik, hadi koyulalım tekrar yola.
KELOĞLAN - Ben de “Keloğlan’ı Sevenler Derneği” mi kursam acaba? (Peri Kızı’na döner.) De bakam, ne işe yarar bu dernek dediğin şey? Dernek kurunca sihir kalkıyor mu yoksa rafa. Bak isterim sonra senden rafadan bir yumurta.
NASRETTİN HOCA - Keloğlan, keleş oğlan. Hayatı beleş oğlan.Yürü endamın görelim, eşeğine bin de Kafdağı’na gidelim. Dernek kurma işini sonra düşünelim.
PERİ KIZI - Ne tartışıp durursunuz? Böyle giderse Kafdağı’nı zor bulursunuz. Eğer dinlerseniz, beni haklı bulursunuz.
NASRETTİN HOCA - (Peri Kızı’na döner) Öyleyse şu Keloğlan’ın merakını gider de artık yola düşelim.
PERİ KIZI - Bir zamanlar ben de sizler gibi bir kahramandım. Hoş, yine kahramanım ama unutulmuş bir kahraman… Unutulmak ne kadar acı biliyor musun Keloğlan? Televizyon tahtımı salladı. Ben de tahttan düşmeden bu derneği bir kurayım dedim. Televizyonda sihirli dizilerden geçilmiyor Çocuklar, benim kahramanı olduğum masalları okumak yerine dizi seyretmeyi yeğliyor. Unutulmak istemiyorum. Unutulmak yaşarken ölmek gibi bir şey. Bunun için kurdum işte bu derneği. Belki hâlâ masal okumayı seven ,beni tanıyan çocuklar vardır, diyorum ve derneğimde her gün heyecanla o çocukları bekliyorum. Anladın mı Keloğlan?
KELOĞLAN - Bir yolu vardır elbet. Gel sen bizi takip et. Kafdağı’na varalım. Bilgeleri bulalım. Derdimizi anlatıp, çareler arayalım. Keloğlan’ın başı keldir; ama yüreği akan bir seldir. Takıl da gel arkamıza, bahtımız açık, şansımız boldur.
PERİ - Sen ne dersin sayın Hoca’m? Keloğlan doğru mu söyler? Sen de bilge bir kişisin. Bu soruma cevap verebilirsin.
NASRETTİN HOCA - Başka çaremiz var mı Peri Kızı ? Birlik olalım ki, kuvvetli olalım… Kafdağı’nda başka bilgeler de bulalım. Bu söylediklerin hepimiz için geçerli. Çocuklar bizi de unutmaya başladılar bil ki…
KELOĞLAN - Ama senin üzerine binebileceğin bir eşeğin bile yok. Ne yapsak acaba. (Başını kaşır) Ne yapalım, biz de eşeğe sırayla bineriz.
PERİ KIZI - Unuttun mu Keloğlan? Benim de sihirli sopam var; ama ben derneği bırakıp sizinle gelmek istemiyorum. Çocuklar gelir de beni bulamazlarsa ayıp olur. En iyisi siz gidin.Yolunuz açık olsun. Allah sizi her türlü tehlikeden korusun.
NASRETTİN HOCA - Hadi bakalım, düşelim yola; Allah işimizi kolay kıla.(Perde kapanır.)
PERDE:3
SAHNE:1
KİŞİLER: Hacivat, Karagöz, Tuzsuz Deli Bekir
DEKOR: 1.Perdedeki dekorun aynısı.
(Perde açılır, Hacivat eli arkasında dolaşmaktadır. Karagöz de Hacivat’ın peşinden yürümektedir.)
HACİVAT - Ne dolanırsın peşimden. Şöyle karşıma geç de beni bir dinle.
KARAGÖZ - İnleyeyim mi? Neden? Hasta değilim ki, inleyeyim.
HACİVAT - Karagözüm ne inlemesi. Beni bir dinle diyorum.
KARAGÖZ - Dinliyorum Hacivat’ım. Anlat bakalım neymiş derdin?
HACİVAT - Karagöz’üm bizi ektiler.
KARAGÖZ - Sen ne diyorsun Hacivat’ım? Bizi kim ekti?
HACİVAT - Kim olacak? Kafdağı’na birlikte gideriz diyen komşularımız ekti.
KARAGÖZ - Biz tohum muyuz ki bizi eksinler. Allah korusun bir de “önce ektik, şimdi de biçmeye geldik.” derlerse halimiz nice olur?
HACİVAT - Karagöz’üm, şimdi şakanın sırası değil. Git atlarımızı getir de binelim. Kestirme bir yol bilirim ben. Kafdağı’na onlardan önce gidelim.
KARAGÖZ - Sen ne diyorsun Hacivat’ım. Uçak dururken hiç ata binilir mi?
HACİVAT - Asıl uçağa binilmez. Bizim yaşadığımız devirde uçak mı vardı?
KARAGÖZ - Anladım sen çağa ayak uydurmak istemiyorsun.
HACİVAT - Ayak uyduralım derken çağa, kalacağız bu gidişle yaya. Biraz daha oyalanırsak, onlardan önce varamayacağız Kafdağı’na
KARAGÖZ - Nedir bu sendeki Kafdağı merakı, anlamadım. (Sahnede koşar.) Bir koşu gittim geldim. Ama atlarımızı bulamadım. Kafdağı’na gideceğiz ya… Belki orada olacak bir atın ve de haşmetli bir yatın.
HACİVAT - Neler söyler durursun böyle? Kafdağı’nda deniz var mı ki yatım olsun Karagöz’üm.
KARAGÖZ - Ne biliyorsun? Belki de vardır. Biraz kafiyeli konuşayım, demiştim de…
HACİVAT - Bırak şimdi kafiyeyi de getir atlarımızı. Fazla oyalanmadan çıkalım yola.
KARAGÖZ - Anladım, canın istemiş muşmula. Bu mevsimde nereden bulacağım muşmulayı Hacivat’ım?
HACİVAT - Sen adamı edersin deli. Senin hakkından gelir, ancak deli Veli.
KARAGÖZ - Öyle biri var mı Hacivat’ım? Ben niye tanımıyorum deli Veli’yi?
HACİVAT - Canım o lafın gelişi. Az daha oyalanırsak, ben olacağım deli.
KARAGÖZ - Şimdi söyle bakalım. Biz niçin gidecektik Kafdağı’na? Söylemezsen çıkmam yola. Ya yolda giderken aslanlar çıkarsa karşımıza…
HACİVAT - Şimdi gitmekten vazgeçiyorum ama.
KARAGÖZ -Tamam Hacivat’ım. O zaman Kafdağı’na gitme sebebimizi söyle de gidelim.
HACİVAT - Unuttun mu Karagöz’üm? Evde söylemiştim ya!
KARAGÖZ - Evet, unuttum. Bir daha söylesen dilin mi aşınır? Yoksa sırtın mı kaşınır?
HACİVAT - Şimdi ben senin sırtını kaşıyacağım. İyi dinle, bir daha da sorma!
Kafdağı’na gitmemizin iki sebebi var: Birincisi: Çocuklar artık eğlenmek için bize ihtiyaç duymuyorlar. Kimsesiz kaldık. Bak arkadaşlarımız bile bizi istemedi. Sen bu durumun farkında değil misin?
KARAGÖZ - Farkında olsam da ne değişecek? Strese mi gireyim yani.
HACİVAT - Bakıyorum yeni kelimeler de öğrenmişsin.
KARAGÖZ - Sen beni ne sandın? Ben gelişen teknolojiye, değişen dünyaya ayak uydurdum.. Sen de ayak uydursan iyi olacak.Artık herkesin bildiği cahil biri değilim ben.Okuma yazma kursunu da bitirdim. Sürekli kitap okuyorum. Bak seni de eskisi kadar yanlış anlamıyorum.
HACİVAT - Karagöz’üm, ne yaparsan yap, aslını inkar edemezsin. Sen aslına sadık kaldıkça özelsin.
KARAGÖZ - Güzel miyim? Güldürme beni Hacivat.Yakışıklı desen anlayacağım da…
HACİVAT - Anlamasan da olur. Bak güneş günü yarılamak üzere. Koş çabuk getir şu atlarımızı.
KARAGÖZ -İyi hoş da… Ya Sultan Orhan Caminin inşaatı ne olacak?
HACİVAT - Boş ver şimdi inşaatı. Biz başımızı kurtaralım yeter.
KARAGÖZ - Başımıza gelenleri inkâr mı ediyorsun yoksa Hacivat? Yaşadığımız dönemde çok konuşup diğer işçileri meşgul ettiğimiz için canımızdan olmadık mı?
HACİVAT - Kafdağı’na gidişimizin ikinci sebebi de bu işte… Bu bir söylenti Karagöz’üm. Kafdağı’na gidersek olaylar tersine dönebilir belki. Bir bakarsın başka bir söylenti dolaşır dillerde. Olmazsa biz de masalların büyüsüne kapılır, birer masal kahramanı oluruz.
KARAGÖZ - Bak şimdi Hacivat! Sen de aslını inkâr ediyorsun. Sonradan masal kahramanı olunur mu hiç? Söylenti, “Karagöz’le Hacivat’ın başına bir şeyler geldi.” diyorsa doğrudur. Gördün mü bendeki ilerlemeyi? Nasıl konuşuyorum ama?
HACİVAT - Aman Karagözüm, söylentilerin her ne kadar gerçeklik payı varsa da kulaktan kulağa yayılırken abartılmış olamaz mı?
KARAGÖZ - Yine beni alt ettin. Haklı olabilirsin belki. Neyse, bir an önce gidelim bari. Gidelim de söylenti gerçekleşmesin. Ben hemen gidip atlarımızı getiriyorum.(Duraklar) Sahi, bizim atımız var mıydı o zamanlar? (Düşünür.) Neyse, fazla düşünüp de kafamı yormayayım. (Sahneden çıkar, kısa bir süre sonra sopadan atlarla geri döner) Al Hacivat’ım atını. Kusura bakma, bu sopadan atlarla idare edeceğiz.
HACİVAT - Eyvah!
KARAGÖZ - N’oldu Hacivat’ım?
HACİVAT - Yahu biz Tuzsuz Deli Bekir’i unuttuk. Koş hemen çağır da gel!
TUZSUZ DELİ BEKİR - (Sahneye girer.Elinde içi dolu bir torba vardır.) Beni mi çağırdınız? Ben sizinle Kafdağı’na gelmiyorum ki. Kararımı değiştirdim. Evde oturup misafirleri bekleyeceğim.
HACİVAT - Misafirleri mi dedin?
TUZSUZ DELİ BEKİR -Misafirleri ya…
KARAGÖZ - Seni Kafdağı’na gitmekten vazgeçirecek kadar önemli olan bu misafirler de kimdir acaba?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Şeyyy! Doğrusunu isterseniz, bir toplantı yapmayı düşünüyorum da… Bu nedenle misafirleri ben çağırdım.
HACİVAT - Toplantı mı?Yoksa mahalle muhtarlığına aday mı oldun?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Güldürme beni Hacivat’ım. Muhtar adaylığı da nerden çıktı? Hani sizin Kafdağı’na gitme sebepleriniz var ya… İşte ben de bu sebeplerden dolayı gitmemeyi tercih ettim. Gece yatarken aklıma bir fikir geldi.
KARAGÖZ - Kikir kikir kim güldü?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Kimse gülmedi Karagöz’üm. Aklıma bir fikir geldi dedim. “Çocuklar bizi unuttu.”diye şikayetçi oluyoruz ya. Ben de ne kadar kahraman varsa evime davet ettim. Süpermen, Örümcek Adam, Şirinler… Daha aklınıza kim gelirse bu akşam bize gelecekler.
HACİVAT - Eeeee! Sonra
TUZSUZ DELİ BEKİR - Sonrası şu :Onlardan ülkelerine dönmelerini rica edeceğim.
KARAGÖZ -Yani şimdi sen, o kahramanları mı suçluyorsun? Bizler onların yüzünden mi unutulduk?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Unutulmamızda onların da etkisi var tabii. Bir de bizi çocuklara tanıtmayan büyükler suçlu. Arada sırada ders kitaplarında yer alıyoruz; ama o da yeterli değil ki. Siz Kafdağı’ndan döndüğünüzde bir toplantı da öğretmenlerle ve yazarlarla yaparız. Bakarsınız eski itibarımızı yeniden kazanırız. Ne dersiniz?
HACİVAT - İnşallah başarılı olursun, ne diyelim. Unutmaman gereken bir grup misafir daha var ama… İnternetin başında saatlerini harcayan çocukları da çağırdın mı?
TUZSUZ DELİ BEKİR - Hiç unutur muyum?Çocukları da çağırdım tabii.Gelirler mi, bilemiyorum ama. Haaaa! Unutmadan… (Elindeki torbayı uzatır.) Hazırladığım şu azık torbasını da alın.Yolda acıkınca içindekileri yersiniz.
HACİVAT - Çok düşüncelisin . Teşekkür ederiz. İnşallah güzel haberlerle döneriz. Hoşça kal,Tuzsuz Deli Bekir.
TUZSUZ DELİ BEKİR-Yolunuz açık olsun, güle güle gidin.
(Karagöz ve Hacivat sopadan atlarına biner ve atın ayak seslerini çıkararak sahneden çıkarlar.)
PERDE:4
SAHNE:1
DEKOR:Kır görüntüsü ve bir ağaç maketi
KİŞİLER: Keloğlan, Nasrettin Hoca, Hacivat, Karagöz.
(Perde açılır.Keloğlan ve Nasrettin Hoca eşeklerinin üstündedir.)
KELOĞLAN - Hoca’m eşeklerimizi dinlendirsek nasıl olur. Onlar dinlenirken biz de şu ağacın altında biraz kestiririz.
NASRETTİN HOCA - Doğru dersin Keloğlan. Daha Kafdağı’na ulaşmamıza çok var. (Eşekten inerler ve eşeklerinin bir ağaca bağlarlar.)
KELOĞLAN - Oh be! İyi ki durduk. Zavallı hayvancıklar çatlayacaktı yorgunluktan. (Hoca’ya eliyle işaret eder.) Gel şöyle uzanalım Hoca’m.
NASRETTİN HOCA - Gerçekten mola vermemiz çok iyi oldu. Benim de uykum gelmişti zaten. Uyandıktan sonra da eşeklerimizi otlatırız. (Ağacın altına uzanırlar. Bir süre sonra horlamaya başlarlar. Ağaçtan kuş sesleri gelmektedir. Sahneye Hacivat ve Karagöz girer.)
HACİVAT -Tam aradığımız gibi bir yer. Biraz dinlenip yolumuza sonra devam edelim. (Sopadan atlarından inerler.)
KARAGÖZ - Hacivat’ım buraya bizden önce gelenler olmuş. Bak şu ağacın altında iki kişi yatıyor. (Yanlarına yanaşır) Ooooo! Kendilerinden geçmişler. Horul horul uyuyorlar. (Biraz daha yaklaşır,eğilir yüzlerine bakar.O sırada Hacivat da atından inmiş, ağaca doğru yürümektedir.) Hacivat’ım bunlar onlar…
HACİVAT - Bunlar onlar dediğin kim yahu? (Eğilir, yüzlerine bakar.) Aaaaa! Sizi köftehorlar sizi. Bizi ekersiniz ha! (Eliyle Karagöz’e “sus” işareti yapar.) Şunlara bir oyun oynayalım da bizi ekmek neymiş görsünler.
KARAGÖZ - Ebelemece mi oynayacağınız yoksa saklambaç mı?
HACİVAT - Aman Karagözüm sen yalnızca dediğimi yap!
KARAGÖZ - Sen ne diyorsun Hacivat’ım? Başka yola mı sapayım?
HACİVAT - Sadece sus ve ne dersem yap!
KARAGÖZ - Aman Hacivat’ım niye durup dururken kusayım yahu.
HACİVAT - Bir de artık seni yanlış anlamıyorum diyordun. Sus artık! Ne dersem yap işte!
KARAGÖZ -Tamam, bu defa anladım seni. Susacağım ve dediğini yapacağım
HACİVAT - Ha şöyle! Şimdi git, ağaca bağlı duran eşeklerin ipini sök ve eşekleri çalılıkların arkasına bırak. Hem karınları da acıkmıştır hayvancıkların. Biraz otlasınlar.
KARAGÖZ -Tamam… Dediğini hemen yapacağım. (Eşeklerin ipini çözer ve çalılıkların arkasına bırakır, geri döner. O sırada Hacivat da yere eğilir ve yerden birkaç tane çöp alır) Bu iş tamamdır. Eşekler serbest.
HACİVAT - Karagöz’üm, al şu çöpü. Sen Keloğlan’ın burnunun ucuna değdir, ben de Hoca’nın burnuna değdireyim.(Karagöz Hacivat’ın uzattığı çöpü alır ve Keloğlan’ın burnuna değdirmeye başlar. Keloğlan kıpırdanır, fakat uyanmaz. Hacivat da Hoca’nın burnuna çöpü değdirir. Hoca uyanır gibi olunca, Karagöz ve Hacivat ağacın arkasına gizlenir.)
NASRETTİN HOCA - (Gözlerini açar etrafa bakar.Eşeklerin ağaçta bağlı olmadığını görünce Keloğlan’a seslenir.) Uyan, uyan Keloğlan! Eşeklerimizi çalmışlar. (Keloğlan uyanmaz. Hoca Keloğlan’ı sarsar.) Uyansana yahu! Eşeklerimizi çalmışlar.
KELOĞLAN - (Gözlerini açar.) Ne eşeği Hoca’m? Bizim eşeklerimiz mi vardı? (Birden farkına varır ve silkinerek kalkar.) Vay başımıza gelenler… Hoca’m, ben sana taksiye binelim demiştim. Biz şimdi eşeklerimiz olmadan ne yapacağız? Yahu bizden başka kimsecikler yoktu burada. Ben bu işi anlamadım.
NASRETTİN HOCA - Bu yol Kafdağı’na giden yolsa bizden başkaları da geçecektir mutlaka. Gel aramaya çıkalım bari. Belki de hırsızlar fazla uzaklaşmamışlardır.
KELOĞLAN - Ya hırsızların silahları varsa…
NASRETTİN HOCA- Onların silahları varsa bizim de cesaretimiz ve aklımız var.
HACİVAT- (O sırada Hacivat ağacın arkasından kalın bir ses çıkarır.) Sakın haaaa! Bizi arama.Yoksa davranırız silahlara…
KELOĞLAN - Aman Hoca’m bu ses de neyin nesi? (Hoca’nın kucağına atlar.)
NASRETTİN HOCA - Ben seni cesur bilirdim Keloğlan. Sen ne kadar korkakmışsın böyle.
KELOĞLAN - Öyle deme Hoca’m.Kırılırım ama. Sesi duyunca birden irkildim. (Zıplar.) Heeeeeyt! Benim elimden kurtulacak hırsız daha anasının karnından doğmamıştır.
KARAGÖZ - Görelim bakalım, daha anasının karnından doğmamış olan kimmiş? (Karagöz ağacın arkasından çıkacak olur, Hacivat geri çeker. Karagöz Hacivat’ın çekiştirmesine aldırış etmez ve ortaya çıkar.) Siz bizi ektiniz biz de size bu oyunu oynadık işte.
HACİVAT - Dilini eşekarısı sokar inşallah. Biraz daha bekleyemedin mi ağacın arkasında? Arasalardı ya eşeklerini yana yakıla.
NASRETTİN HOCA - Demek bizden öç aldınız. Biz aslında size şaka yapmıştık. Tepkinizi ölçmek istedik.
KELOĞLAN - He ya… Bakalım ne edecekler dediydik.
HACİVAT - Ne ettik peki? Geldik size yetiştik. Hadi bakalım,düşün yola. Beraberce gidiyoruz Kafdağı’na. (Toparlanır ve sahneden çıkarlar,perde kapanır.)
PERDE:5
SAHNE:1
DEKOR:Kutu kutu evler, çiçekler, üzeri yiyeceklerle dolu bir masa.
KİŞİLER:Nasrettin Hoca, Hacivat, Karagöz, Keloğlan, İbiş
(Perde açılır,sırayla sahneye girerler.)
KELOĞLAN - Yorulduğumuza değdi doğrusu. Ne muhteşem bir yermiş burası. Valla bizim padişahın sarayı buranın yanında hiç kalır.
KARAGÖZ - Şu masadaki yemeklere bakın.
HACİVAT - Önce bu temiz havayı ciğerlerimize çekmeliyiz. Böyle temiz hava, nerde bizim oralarda…
NASRETTİN HOCA - Dostlarım ömür boyu kalabilirim ben burada.
KELOĞLAN - Hoca’m ben de! Hoca’m ben de.
İBİŞ - (Kutu evden çıkar) Bu davetsiz misafirler de kim böyle? (Keloğlan’a yanaşır.) Ben sorayım sen söyle! Nerden gelir nereye gidersiniz?
KELOĞLAN - Amaniiiin! Bu bizim İbiş yahu! Size dememiş miydim? ”İbiş de Kafdağı’ndadır.” diye
İBİŞ - Efendim af buyurun. Ben sizi tanıyamadım.
KELOĞLAN -Tabii… Beni tanımamakta haklısın. Yıllar var ki, bir araya gelemedik seninle (Başındaki bereyi çıkarır.) Gel şöyle kel kafama bir şaplat bakalım, tanıyacak mısın beni?
İBİŞ - (Keloğlanın kafasına elini şaplatır.) Aman Allah’ım! Bu bizim Keloğlan! Yıllardır ben de seni bekliyordum. ‘Benim bildiğim Keloğlan, beni arar bulur.’ diyordum. Seni gördüğüme çok sevindim. Misafirlerimizle de tanışmak isterim.
HACİVAT - Ben Hacivat. Tahsilliyim, kültürlüyüm. Her konuda bilgiliyim. Arkadaşlarımla ve komşularımla ilgiliyim. (Elini uzatır,tokalaşırlar.)
İBİŞ - Çok memnun oldum.
KARAGÖZ - Ben Karagöz. Bazen söylerim cahilce söz.(Elini uzatır, tokalaşırlar.)
İBİŞ - Çok memnun oldum.
NASRETTİN HOCA - (Onlar tanışırken Hoca da etrafı dolaşır) Ben geri dönüyorum dostlarım. Kafdağı bana göre değilmiş.
KELOĞLAN - Hoca’m daha biraz önce “burada ömür boyu kalabilirim.” dediydin.
NASRETTİN HOCA - Birden bire buranın büyüsüne kapıldım da ondan öyle söyledim. Şöyle bir dolaşıp gördüm ki burada her şey var; ama hiç kitap yok. Ne masal kitabı ne fıkra kitabı…Yalnız kitap değil Hacivat’la Karagöz’ün oynayabileceği bir perde bile yok. Hiç değilse sen İbiş’ini buldun Keloğlan.Ya biz… En iyisi ben gidip fıkra kitaplarındaki yerime tekrar yerleşeyim. Az da olsa beni tanıyan var yine de…
İBİŞ - Aman Hoca’m! Düşündüğün şeye bak. Kitap olmaz olur mu buralarda? Şu gördüğün evler okunmayı bekleyen kitaplarla dolu; ama okuyacak kimse yok. Anlayacağın masallar diyarı olan Kafdağı’nda bile kimse kalmadı.
HACİVAT -Ya çocuklar… Onlar da mı yok burada?
İBİŞ -Onların nerde olduğunu tahmin edebiliyorum. Ya televizyonun ya da bilgisayarın başındalar.
NASRETTİN HOCA - Peki bilge kişilerden kim var?
İBİŞ -Bilge kişiler de yurt dışına gittiler.
KELOĞLAN - Canım İbiş, sen ne yaparsın burada tek başına?
İBİŞ - Belki birileri gelir diye yıllardır umutla bekliyorum. Nihayet gelenler oldu. İşte bak, siz geldiniz.
KELOĞLAN - Kafdağı çok güzel bir yer; ama neye yarar? Biz aradıklarımızı bulamadıktan sonra. En iyisi Hoca’yı dinleyip dönelim yurdumuza. Az da olsa bizi sevenler var hâlâ. Tadı kaçmış bir Kafdağı açmaz bizi.
İBİŞ - Ben de sizinle gelsem mi acaba? Yok yok! Buradaki ağaçları, kuşları, çiçekleri, böcekleri yalnız bırakamam. Bir bakarsın bütün masal kahramanları bir gün döner gelirler…
Hadi, oturup bir şeyler yiyin, karnınızı doyurduktan sonra güzelce dinlenin. Yurdunuza yarın dönersiniz.
NASRETTİN HOCA - Peki sofraya oturmak için kürk giyecek miyim?
İBİŞ - Aman Hoca’m çok şakacısın.
NASRETTİN HOCA - İyi o zaman yiyelim bari.
(Masaya otururlar, perde kapanır.)
PERDE:6
SAHNE:1
DEKOR:Bir yatak, birkaç sepet, duvarda post, bir köşede odun yığını. İçi dolu bir çuval. Yerde taşla yapılmış bir ocak, ocağın üzerinde bir tencere.
(Perde açılır. Keloğlan yatakta uyumaktadır.)
ANNE - (Seslenerek sahneye girer.) Kel oğlumun, keleş oğlumun uyuduğu yetmez mi? Evimizde ekmek yok, Keloğlan değirmene gidip un öğütmez mi? (Keloğlan uyanmaz. Annesi yatağa yaklaşarak sesini yükseltir.) Uyan Keloğlan, uyan! Ben kime söylüyorum.
KELOĞLAN - (Yorganı altından başını kaldırır.) Aman anaaaa! Görüyordum ne güzel bir rüya .Uyandırmasaydın beni, yiyecektim türlü türlü yemeği.
ANNE - Sen ne diyorsun Keloğlan? Yine her zamanki gibi padişahın sarayında mıydın yoksa rüyanda?
KELOĞLAN - Saray da söz mü ana? Öyle güzel bir rüya gördüm ki hiç sorma.
ANNE -Bilirim, yine padişahın kızını görmüşsündür.
KELOĞLAN - Şimdi anlatması uzun sürer. En iyisi ben kalkıp değirmene gideyim, unu öğüteyim. Bir bakarsın Hacivat,Karagöz, Nasrettin Hoca, Peri Kızı, İbiş… Daha niceleri gelir bize misafir olmaya. Belki çocuklar bile gelir.
ANNE - Sen ne sayıklarsın Keloğlan? Uykudan uyanamadın anlaşılan.
KELOĞLAN - Ben uyandım da çocuklar uyanmadı daha ana. Bir de çocuklar uyansa, gör bak sen, dünya ne güzelmiş. Kafdağı nasıl şenlenirmiş. (Yatağından çıkar.)Ver hele sırtıma şu buğday çuvalını da gideyim.
ANNE - (Buğday çuvalını Keloğlan’ın sırtına verir) Hadi işin gücün rast gele oğul. Dışardan güğümleri al, biraz da su getir eve.
KELOĞLAN - Keloğlan anasını hiç kırar mı? Bir koşu gider, unu da öğütür suyu da doldurur. Hadi bana eyvallah ana. Ben gelene kadar çayımız hazır ola. (Sahneden çıkarken perde kapanır.)

Ülkü Duysak
[8442 kişi okudu]
YORUMLAR
 
Daha güzellerini okumak istiyorsanız, lütfen yorumlarınızı yazın.

 

Yazarın Bu Bölümdeki Son Yazıları
Konu Tarih Hit Yorum
Yağmur Dergisi Üçüncü Hikâye Yarışması 04.12.2010 5769 0
ANKARA KOCATEPE KİTAP FUARI AÇILIYOR 20.08.2010 5393 1
İCATLAR ve BULUŞLAR TARİHİ 10.06.2010 5885 0
Çocuk Şiirleri Yarışması Sonuçlandı 11.03.2010 4688 1
ÖZNE ile YÜKLEM 07.01.2010 5649 6
FİİLİMSİLER 08.10.2009 7895 0
Kendi içinde çimlenen domates. 17.04.2009 5094 4
YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ) 09.04.2009 50631 27
KİTAPLAR KONUŞUYOR 28.03.2009 8798 3
TAŞIN SUYU 18.03.2009 7751 7


Bu Kategorideki Son Yazılar
Konu Yazar Hit Yorum
Karıncaların Dili Emine Tanırgan 7245 0
Dünyayı Verelim Çocuklara Erhan Şibik 8338 3
Karagöz Okulda Erhan Şibik 8778 0
Hayaller Gerçek Olur mu? Erhan Şibik 9391 3
Ah Şu Gençler Erhan Şibik 10801 0
YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ) Ülkü Duysak 50631 27
KİTAPLAR KONUŞUYOR Ülkü Duysak 8798 3
TAŞIN SUYU Ülkü Duysak 7751 7
HAİN MİKROP Ülkü Duysak 8023 11

Bu Bölümde En Çok Okunanlar
Konu Yazar Hit Yorum
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli Serdar Yıldırım 209423 15
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Efes Antik Kent Ömerhan Kaptanoğlu 65816 11
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ) Ülkü Duysak 50631 27
Bayrak Nahit Sarı 48466 6
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58

Bu Bölümde En Çok Yorumlananlar
Konu Yazar Hit Yorum
Haiti Mektupları - 35 Adnan Fahir Akyol 10569 221
Matematik Bilmeceleri 1 Zeynep Sude 180896 219
Atilla ÇAKIROĞLU Refik Selimoğlu 94499 110
Vatan hakkında Örnek Bir Kompozisyon Hayati Özcan 119975 94
Kompozisyon Nedir? Meral AYDIN 311513 78
Yazgülü KARALAR Refik Selimoğlu 12126 63
BİR SORU Ferda Anıl 6619 62
Cevaplar Derleyen: Zeynep Sude 56389 59
Üzeyir GÜNDÜZ Refik Selimoğlu 41161 58
İŞTE SORU Mert Çil 8340 53
Yasal Uyarı
Sitemizde yayınlanmakta olan ses, resim ve metinleri, bilgisayarınıza indirip kayıt edebilir ve ticari olmamak kaydıyla kişisel amaçla kullanabilirsiniz. Sitemizde yer alan metinlerin, ses dosyalarının, resimlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu eser, üyemiz Ülkü Duysak tarafından sitemize gönderilmiştir. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili hususlarda www.kalem.biz hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir. Sitemiz tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Bu eserin burada yasadışı olarak yayınlandığını düşünüyorsanız lütfen bizi uyarınız..  

Web Kalem - Edebiyat Okulu
     
Tüm köşe yazıları için tıklayın...
 
      Köşe Yazıları
Editör .
Artık Yazma Zamanı
 
Rıfkı Kaymaz
Kurbağa ile Fare
 
Ferit Kasim
Muhayyile
 
Sırrı Er
Çanakkale şiiri nerede ve nasıl yazıldı?
 
Ülkü Duysak
Bana
 
Erhan Şibik
Bir Çocuk Ağlar ve Kent Islanır
 
HALİS AYHANLI
Bir Başarı Öyküsü Başarı Kreş ve Anaokulu
 
Erdal Noyan
Yeni Evin Birincil Konuğu
 
Rümeysa Dolaş
Dört Mevsim İlle de İlkbahar
 
Oyhan Hasan Bıldırki
Mektup
 
Üzeyir Gündüz
DOLUNAYA KAFA TUTAN KEDİ
 
Erbay KÜCET
'Seksenler' Neyimiz Oluyor?
 
Osman Aytekin
Analar
 
Ayşegül Sözen Dağ
Ninemin Oyunu
 
Leyla Uğur Karaca
Günleriniz Aydın Olsun
 
Fatma Yangin Eksioglu
KAHRAMAN KORSAN
 
Nur Ersen
KARA TREN
 
Melike Cerit
Dedeme Nineme Mektup
 
     
Tüm Köşe Yazıları ...
  Tarihte Bugün  
    31 MART OLAYI (31 Mart 1909)
II. Meşrutiyet'in ilanı 33 senelik diktatörlük ile memleketi idar ...
  ------------------------- 31 MART OLAYI (31 Mart 1909)   1596 Fransı filozof ve matematikçi René Descartes (ö. 1650) doğdu.   1727 İngiliz matematikçi ve fizikçi Isaac Newton (d. 1643) öldü.   1732 Avusturya'lı besteci Franz Joseph Haydn (ö. 1809) doğdu.   1809 Rus yazar Nikolay Vasilyeviç Gogol (ö. 1852) doğdu.   1848 Margaret ve Kate Fox adlı iki kız kardeş, ruhlar dünyasıyla ilişki kurduklarını iddia ederek, ''ilk profesyonel medyumlar'' oldu.   1854 Amerikan Bağımsızlık Savaşı: Büyük Britanya hükümeti Boston, Massachusetts limanını kapattı.   1866 İspanyol donanması Şili'nin Valparaiso limanını bombaladı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100. yıldönümü için, Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1889 Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100.yıldönümü için,Gustav Eiffel tarafından yapılan Eyfel Kulesi açıldı.   1901 Avusturya Macaristan Başkonsolosu Emile Jelinek'in Daimler'e ısmarladığı 4 silindirli araç sahibine teslim edildi; Jelinek yeni aracına kızı ''Mercedes''in adını verdi.   1917 Alman hekim ve Nobel Ödülü sahibi Emil Adolf von Behring (d. 1854) öldü.   1917 ABD, Virgin Adaları'nın bir bölümünü Danimarka'dan 25 milyon ABD doları karşılığında satın aldı.   1920 İstanbul'un işgali üzerine Anadolu'ya geçen aydınlar arasında bulunan Yunus Nadi(Abalıoğlu) ile Halide Edip (Adıvar), yolda buluştuklarında, Ankara'ya ulaşır ulaşmaz, ''Anadolu Ajansı'' adıyla bir haber ajansı kurulmasını, Mustafa Kemal Paşa'ya önerm   1921 II. İnönü Savaşı'nda, Türk Ordusu'nun karşı taarruzu başladı.   1921 Milli Mücadele'de Yunanistan işgaline karşı, İkinci İnönü Savaşı, TBMM ordularının zaferiyle sonuçlandı.   1923 Londra'da toplanan İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye'nin 8 Mart'taki notasına cevap vererek, Lozan'da kesintiye uğrayan görüşmeleri sürdürmeye çağırdılar. Türkiye, çağrıyı 7Nisan'da kabul etti.   1925 Şeyh Sait Ayaklanması'nın olduğu bölgede, Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının ayrıca onay gerektirmeden yerine getirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi.   1925 Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi kuruldu.   1928 Torbalı'da 7.0 büyüklüğündeki depremde 50 kişi öldü.   1930 Afet (İnan) Hanım, partiye üye yazılan ilk kadın oldu.   1940 Bursa Gölbaşı Barajı hizmete girdi.   1944 Krom adlı yük gemisi Marmaris açıklarında torpillenerek batırıldı.   1954 ABD'li mucit Edwin Armstrong (d. 1890) öldü.   1954 Türkiye Demir ve Çelik Fabrikalarının haddehane, çelikhane ek binalarının temeli atıldı.   1956 Çataloğlu Santrali ikinci kısım tesisleri hizmete açıldı.   1959 Adana'da İncirlik NATO üssünde bir Amerikan askeri uçağı düştü;4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.   1961 "Akıl Hastası Ressamlar Sergisi" Bakırköy Akıl Hastanesi'nde açıldı.   1962 Fin politikacı Olli Rehn doğdu.   1963 Balkan Kros Şampiyonası'nda 10 bin metre yarışını Muharrem Dalkılıç kazandı.   1964 Türk Kadınlar Birliği tarafından Kız Teknik Öğretmen Okulu bahçesine Atatürk'ün valideleri Zübeyde Hanım'ın büstü dikildi.   1964 Türkiye-İngiltere Kredi Antlaşması imzalandı.   1965 Amerika Birleşik Devletleri hava üslerini Vietminh gerillalarından korumak için 3500 deniz piyadesini Vietnam'a gönderdi.   1975 Süleyman Demirel başkanlığında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nden oluşan Milliyetçi Cephe hükümeti Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından onaylanarak göreve başladı.   1975 Şair, yazar Munis Faik Ozansoy, 64 yaşında öldü.   1975 Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti (39. Hükümet), Süleyman Demirel başkanlığında kuruldu.   1977 Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki "mobilya yolsuzluğu" davasını incelemek üzere Meclis'te Soruşturma Hazırlıkları Komisyonu kuruldu.   1980 58 tutuklu Van Cezaevi'nden kaçtı, kaçanlardan 13'ü aynı gün yakalandı.   1987 Petrol-İş sendikasının 32 işyerinde daha grev uygulamaya başlamasıyla grevdeki işçi sayısı 9 bine, işyeri sayısı 57'ye yükseldi.   1990 9. İstanbul Film Festivali programında yer alan Yusuf Kurçenli'nin Karartma Geceleri filmi Denetim Kurulu tarafından yasaklandı.   1992 halkın emek partisi (hep) kökenli 14 milletvekili 31 Mart 1992 tarihinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa etti.   1993 Bu tarihe kadar Sırpların Boşnaklar üzerine uçak ve helikopterlerle 700`den fazla saldırı gerçekleştirdiğini tespit eden BM , şiddet kullanarak uçuş yasağını koyacağını açıkladı.   1995 Kuzey Irak harekatını izleyen Reuters haber ajansı muhabiri Fatih Sarıbaş ile Ajans France Press muhabiri Kadri Gürsel, Cizre-Nusaybin yolunu kesen pkk militanları tarafından kaçırıldı.   2000 Hindistan'da bulunan Başbakan Bülent Ecevit, 16 yaşından beri bu ülkeyi ziyaret etmeği düşlediğini belirterek, "Rüyalarım gerçek oldu" dedi. Ecevit ünlü Hintli şair Rabindranath Tagore'un şiirlerinden yaptığı çevrileriyle de biliniyor.   2001 ABD'li fizikçi ve Nobel Ödülü sahibi Clifford Shull (d. 1915) öldü.   2001 Eski Yugoslavya `nın Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç , başkent Belgrad`da gözaltına alındı.   2015 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz teröristlerce şehit edildi.  

Oğuz Moldur  
 
  Belirli Gün ve Haftalar  
   
Kitap
Uçur uçur beni kitap,
Sar, dörtbir yanımı,
Bilgiyle donat.

Al götür beni. < ...
 
  Rümeysa Düzel  
  Kauçuk ağacı  
    Kauçuktan ne elde edilir?
Kauçuk ağacı tropikal bölgelerde yetişir. Gövdesinde açılan çiziklerden lateks ...
 
  Enes Taşdemir  
  Misafir Defteri  
   
tek kelimeyle süper ödevim için işe yaradı saol ...
 
  büşra    
Deyimlerimiz
    tereciye tere satmak
. ...
 
  simge çetintürk  
  Bir Kitap  
    Eğlenceli Sorular
Ersin Osman SÖĞÜTLÜ
Sayılar ve sayı dizileri, Şekil ve kelime tamamlama gibi pek çok sorul ...
 
  Emre Pekün  
  Güzelim, adını kola kutularında arama. ...
Burak Şen
 
  Minik Kalemler
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Resimler
  Diğer
 Amatör Kalemler
 
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Diğer
 Usta Kalemler
 
  Yazı
  Öykü
  Şiir
  Derleme
  MASAL/FABL
  Galeri
  Diğer
  Çocuk Kitaplığı
  Kategoriye Göre
  Yazar Adına Göre
  Yayınevine Göre
 Ansiklopedik ve...
 
  Belirli Günler ve Haftalar
  Okul Öncesi
  Bilgi Küpü
  Deyimler ve Öyküleri
  Tarihte Bugün
  Linkler
  Gezi Notları
  Çocuk Edebiyatçıları
  Çocuk Edb. Araştırmaları
  Şehirlerimiz
  Başka
  English Articles
  Günlüğümden
  Matematik Yazıları
  Zeka Küpü
  Mizah Tükkanı
  Genç Tüketici
  Hobilerimiz
  Piyes
  Güzel Türkçemiz
  Duyurular
  Çocuk Yayınevleri
  Aile Bilgilendirme Platformu
 Galeri
  Objektiflerden
  Adam Olacak Çocuk
  Küçükken Büyünür
  Çeşitli
  Sözün Özü
  Hoşlanmadığımız Sözler
  Yanlış Sözler
  Duvar Yazıları
  Öğrenci Sözleri
  Yöresel Sözler
  Atasözleri
  Özdeyişler
  Bilmeceler
  Mesaj / Duyuru