Aborjinler      
   
     
  Avustralya kıtasında yaşayan ilginç ve sıra dışı yerli kabilenin adıdır Aborjin.İnsanlığın kayıp çocuklarıdır onlar.Düş ve rüya diyarında yaşarlar.Bu dünyadaki varlıkları tamamen görüntüden ibarettir.Başlangıçtan gelen anlamına gelir Aborjin.En eski yerli grup Anangu –çölden gelen –kabilesidir. Bu kabileye bağlı birçok kabile vardır.Her kabile kendi kültürünü oluşturmuştur. Müzik ve dansın kültürlerinde çok önemli yeri vardır. Şarkı söylemek çok önemli bir iletişim aracıdır.Bir Aborjin dans ediyorsa ve şarkı söylüyorsa bilin ki ibadet ediyordur.Ruhu orada değildir. Boru tipi bir kaval müzik aletidir. Onlar tarihin en eski sanatçılarıdır.Suyla çeşitli kaya pigmentlerini karıştırarak elde ettikleri boyalarla kayalıklara ve ağaç kabuklarına boyama yapmışlardır.Bedenlerini boyayarak maneviyatın derinliklerine dalarlar. Aborjin sanatında temalar onların mitolojik Rüyazamanı ile ilişkilidir. Rüya görmek ve uykuya dalmak son derece önem taşıyan ritüellerdir.Hiç kimse ölmez ve yaşam son bulmaz ;çünkü gerçek hayat rüyalarda görülen dünyalardır.Ağaçlardan yapılan ilkel barınaklarda yaşarlar.Bu dünya için bir çivi bile çakmazlar.Bu dünya onlar için fanidir.Örtünmeye pek ihtiyaç duymazlar.Bedenleri onlar için bir araçtır. Onlara göre dünya yerin altından çıkan bir yılanın sürünmesiyle oluşur.Kurbağalar ve gökkuşağı bir yılanın süründüğü yerleri suyla ve renklerle doldurarak ağaçları,denizleri,nehirleri ve tüm doğayı yaratmıştır.Bumerang en meşhur silahlarıdır. Telepati yöntemiyle iletişim kurarlar. Toprağa saygı ve Düşzamanı inancı üzerine kurulu şifahi gelenekleri ve manevi erdemleri bulunmaktadır.Bugünkü medeniyetlerde böyle bir iletişimin ve inanç boyutunun olmaması kimin daha medeni olduğu sorusunu akıllara getiriyor.İnsanlığın kayıp çocuklarını özlüyoruz.  
    Farah Mina ERTÜRK