ÖZ RİTİM      
   
     
  azen gönlünün ritmini çalar müzik.
Anlamasan da etkilenirsin. Tıpkı kalbini anlayamadığın halde onu mağlub edemediğin gibi. Zira müzik gelir ve kalbin tüm dizginlerini ele geçirir, onun yerine geçer, kontrolu ele alır. Bu fonksiyonu itibariyle "ha kalb ha müzik" dersin...
Bazen sen notasını kayb edersin ruhun, başkalarıysa senin yerine çalar. Zira hikâyelerimiz farklı da olsa ızdırablarımız bir degil mi.
Bir yaşanmışlığı tarif eder her müzik. Sözsüz bir anlatımdır bu, seslerle yalnız... Soyut olan ne varsa kalbe dair bu seslerle canlanır, müşahhaslaşır da gönüllerimizin perde arkasında farkına bile varamadığımız nice hadiseler seyrederiz.İnsandan bir hal bulur yüzlerimizi ilk bakışta. Kendimizi onda bulduğumuzda onunla bütünleşiriz. Ve ansızın bırakırız kendimizi sorgusuzca kollarına. Müzik içine düştüğümüz zaaflarımızdır. Zaaflarımızı tereddütsüz teslim ettiğimiz bir iklimdir.Ve o kalbi zaafı olanlar için bir uçurum gibidir. Ait olmadığımız halleri ansızın üstümüze giydirdiği için tehlikelidir müzik. Ait olmadığımız o hisle başkalaştığımız için nifak yeşertir.Müzik şuurun susturulması olduğu için dinlenir kalbimiz. Yine bu yüzden şuursuzca başkalaşırız. Ne olduğunu, nerden geldiğini anlamadığımız büyülü bir senfoninin karşı konulmaz gücüyle kendimizi bilmediğimiz yerlere savrulurken yakalarız.
Müzik ruhun kendine özgü ritmini yakaladığında da yalnızca ona eşlik etmekle kalmaz onu yeni vadilere götürür. Ve bir sarhoşlukla savrulur özlerimiz. İşte bu en tehlikelisidir.. Müzik insanın gönül tellerine dokunan bir naif esintidir. Fakat insanın gönül telleriyle oynayıp , onu mahkum eden bir sultadır da.
Hayatı gönüllerinin öz ritmiyle yaşayanların da müziğe ihtiyacı yoktur. Zira kalbine inanacak kadar onu tanıyanların kandırılmaya ihtiyacı da yoktur.
Gönül bir musikidir.
Dinlemesini bilene...
..
Ve
"Kalbler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.. "
 
    La Edri